Etiket arşivi: sınıf

Daha Çok Soruya İhtiyacımız Var

“Eğer öğretme işine çok fazla odaklanırsak, kısa bir süre içerisinde öğrencilerin kendi kendilerine de sürdürebildikleri öğrenme ve keşif yollarını kasıtlı olmadan da olsa kesmiş oluruz.”

Sadece Google’da saniyede 50.000’den fazla arama sorgusu yapılan bir dünyada yaşıyoruz. Her merak ettiğimizi Google’a rahatça soruyoruz. İstediğimiz cevapları en kolay Google’dan alıyoruz. Nasıl yazıldığına emin olamadığımız bir kelimenin doğru yazılışını kontrol etmekten tutun da gideceğimiz bir mekan ile ilgili ayrıntıları öğrenmeye kadar, hayatımızın hemen hemen tüm alanında arama motorlarından istifade ediyoruz. Bilgisayarlar gerçekten cevap bulma konusunda çok iyi çıkarıyor. Peki ya sorular?

Merak, insan doğasında yer alan en önemli duygulardan biridir. Çocuklar 2 -5 yaşları arasında ortalama 40.000 soru sorarlar. Ve gerçekten merak ettikleri şeyler konusunda öğrenmeye isteklidirler, öğrenmeleri sonucunda büyük haz yaşarlar. Özellikle gerçek dünyaya olan merakları, onları daha fazla soru sormaya iter.

Peki, çocuklar sormaya bu derece meraklıyken, merak etmek, araştırmak, sormak insan doğasında bu denli önemli bir yer tutarken, sizce çocukların soru sormaları neden 5-6 yaşlarında ciddi derecede azalmaya başlar?

Evet, maalesef çocuklar merağı, sorgulamayı, soru sormayı okula taşıyamıyor. (Yoksa, okulda bunları yitiriyor mu demeliyiz?)

http://www.kidsmentalhealthinfo.com/wp-content/uploads/2015/03/iStock_000029803294_Double.jpg
http://www.kidsmentalhealthinfo.com/wp-content/uploads/2015/03/iStock_000029803294_Double.jpg

Cevapları Bulabilmek İçin Sorulara İhtiyacımız Var.

Günümüzde, şirketler soran, araştıran çalışanlarına ihtiyaç duyuyorlar. Gerçek dünyada ihtiyaç bu yöndeyken biz nasıl bireyler yetiştiriyoruz? Okulda öğrencilerimize soru sormaları için fırsat oluşturuyor muyuz? Kendilerinin veya arkadaşlarının yaptığı çalışmaları kritik etmelerine fırsat veriyor muyuz? Veya, yaptığımız ders ile ilgili geri bildirim alıyor muyuz? Aslında bu ve benzeri örnekleri çoğaltabiliriz.

Okulda hayatında çıkılan basamaklar arttıkça, çocukların daha az soru sorduğun gösteren birçok kaynak var. Peki neden?

Elbette bunun tek bir sebebi yok. Genel anlamda aile ve öğretmen tutumlarının bunu etkilediği aşikâr. Ebeveynler çocukların sorularından bir müddet sonra bıkıp, daha kısa cevaplarla, onlara daha fazla soru sormalarından rahatsızlık duyduklarını ima ederek veya açıkça daha fazla sormaması gerektiğini söyleyerek çocukları durdurabiliyorlar. Ebeveynler olarak sabırlı olmalı, çocukların merağına ket vurmamalıyız.

Mesela, öğretmenlere sorduğunuzda tüm öğrencilere soru sorma hakkı vermek için yeterince fırsatları olmadığını söyleyebilirler. Çünkü yetiştirmeleri gereken bir müfredat vardır ve daha deftere yazılması gereken onlarca not varken çocuklara nasıl daha fazla sormaları için fırsat verebiliriz ki? Kendinizi düşünün, sınıf ortasında soru sormaktan çekinmediniz mi? Merak ettiğimiz soruları sırf öğretmen bize kızacak, arkadaşlarım bana gülecek veya bilmediğimiz ortaya çıkacak gibi nedenlerle sormaktan vaz geçmedik mi?

Aslında okullarda öğretmenlerin tutumu öğrencileri soru sormaktan alıkoyan tek sebep değildir. Sınıfın ikliminin buna müsait olması gerekir. Öğrencilerin birbirini ayıplamayacağı, kendilerini özgür ve rahat hissettikleri bir sınıf ortamı oluşturmak öğretmenin elindedir. Bunu zaman zaman çocuklara soracağı sorular ile hissettirmeli, bilmemenin rahatlığını ve öğrenmek için sormak gerektiğini ve bunun yanlış-ayıp olmadığını sınıfta modellemelidir.

Öğrencilerimizi Nasıl Daha Çok Sormaya Teşvik Edebiliriz?

Sınıfta Soru Sorma Seansları Yapın.

Zaman zaman okuduğunuz hikâyeler ile alakalı, izlediğiniz belgesellerle ilgili veya öğrencilerin seviyelerine uygun, konularla ilgili sınıfta soru sorma, soru üretme seansları yapabilirsiniz.  Burada öğretmen olarak çocuklardan cevap almaya yönelik değil de, bilmediğinizi hissettirerek soru soruyor olmanız gerçekten onlar için çok önemli.

Güzel Soruları Öne Çıkarın.

Sorulan güzel soruların üzerine odaklanın, bu sorularla ilerleyin ve daha iyilerinin sorulması için öğrencileri yönlendirin. Cevapları başka öğrencilerde arayın.

İşi Oyuna Çevirin.

Sınıflarınızı her ünite, konu sonunda veya işlediğiniz metinlerden sonra gruplara ayırın ve  birbirlerine soru sormalarını sağlayın. Hatta bunu bir TV yarışması modunda da yapabilirsiniz. Kim 500 Milyar istemez ki? 🙂

Soru Panoları

Sınıfa soru panoları yapabilirsiniz. Böylece sınıf ortamında kendini rahat hissetmeyen öğrenciler için de güzel bir ortam oluşturmuş olursunuz. Öğrenciler dersin sonunda veya ders esnasında gidip panoya merak ettiği bir soruyu yazabilir. Bir sonraki ders o sorulara yanıt arayarak derse başlayabilirsiniz.

Sorunuz Yok Mu?

Öğrencilerin soru sormuyor oluşu, onların merak etmediği veya sorusu olmadığı anlamına gelmez. Gerçekten soruları olmasa bile, daha derinlemesine öğrenmeleri için daha çok sormaları gerektiği mesajını onlara vermeniz gerekir.

Elbette sormak kadar amaca yönelik sormak, kaliteli soru sormak da önemlidir. Fakat, öğrencilerimizi daha fazla sormaya teşvik etmeden, onlar için rahat bir ortam oluşturmadan, onların meraklarını tetiklemeden onları nasıl daha iyi soran bireyler haline getirebiliriz?

 

Daha fazlası için, bu makaleyi hazırlarken istifade ettiğim, aşağıdaki kaynaklara göz atmanızı tavsiye ediyorum…

http://www.edutopia.org/blog/help-students-become-better-questioners-warren-berger

http://amorebeautifulquestion.com/why-do-kids-ask-so-many-questions-but-more-importantly-why-do-they-stop/

https://news.virginia.edu/content/curry-study-reducing-teachers-stress-leads-higher-quality-classrooms?utm_source=UTwitter&utm_medium=social&utm_campaign=news

21.YY Becerilerini Desteklemek için OneNote’u Nasıl Kullanabilirsiniz?

Microsoft OneNote ile akademik standartları arttırmak için okuma, yazma, matematik, fen bilimleri, tarih ve seçmeli derslerin görev ve disiplinlerini destekleyecek dijital not defterleri oluşturabilirsiniz. Öğrenciler OneNote’u değişik içerikleri olan ve farklı seviyelerdeki yapılandırılmamış bilgi, araştırma ve içerikleri düzenlemek ve birleştirmek için kullanabilirler. Ayrıca OneNote araştırma, işbirliği, bilginin düzenlenmesi, iletişim, not alma, günlük tutma, deneme yazma ve diğer akademik gereksinimlerle alakalı tüm  becerileri desteklemektedir. Şimdi, OneNote’un 21.YY becerilerini desteklemek üzere nasıl kullanılabileceğine sınıf düzeyleri bazında göz atalım.

onenote4

3-5.Sınıflar

    • Yetişkinlerin destek ve gözetimleri ile teknolojiyi diğer insanlarla iletişim halinde olma ve işbirliği kurmanın yanı sıra , yazmak  diğer bir deyişle üretmek ve yayınlamak için de kullanın.
    •  Bir metin için (dijital ortamdaki metinler de dahil), cevapların temelinde metni hedef alacak ve metnin anlaşılırlığını gösterecek sorular sorun ve cevaplayın.
    • Bir konuyu değişik kaynaklar kullanarak ve birçok farklı açıdan bakacak şekilde inceleyerek, bilgiye ulaştıran kısa araştırma projeleri oluşturun.
    • Geçmiş tecrübelerinizden veya yazılı ve dijital kaynaklardan faydalanarak ilgili bilgileri hatırlayın. Bu bilgileri kısa notlar yardımıyla  -özetleyerek ya da yorumlayarak-  yazılı bir ürüne dönüştürün ve kaynakçasını yazın.
    • Becerilerinizi geliştirmek ve  yeni fikir ve eğitim modellerini keşfetmek için, interaktif kaynakları kullanın.

6-8.Sınıflar

    • Sıradışı cözümler üretin ve fikirler sunun.
    • Multimedyayı (yazı, resim, ses ve müzikten oluşan hertürlü kombinasyonu) ve görsel kaynakları bilgiyi açıklamak, iddia ve kanıtları güçlendirmek ve ilgi çekmek için mutlaka derslerinize entegre edin.
    • Diğer kişilerle değişik dijital araçları kullanmak adına iletişim ve işbirliği halinde olun.
    • Değişik medya ve formatlar kullanarak bilgi ve fikirleri etkili bir biçimde ilişkilendirin.
    • İnternet de dahil olmak üzere teknolojiyi, diğer insanlarla iletişim halinde olmak ve işbirliği yapmak için kullanın.
    • İnternet de dahil olmak üzere teknolojiyi yazdıklarınızı üretmek, yayımlamak ve kaynak göstermek için kullanın.
    • Teknolojiyi bilgi ve fikir arasındaki ilişkiyi açık ve anlaşılır bir şekilde göstermek için kullanın.
    • Birçok farklı kaynağa dikkat çekecek ve değişik araştırma alanlarını keşfetmeyi sağlayacak şekilde sorulan sorulara cevap vermek için (kendi ürettiğiniz sorular da dahil) kısa araştırma projeleri yönlendirin.
    • Görüş üretmek, desteklemek ve karşıt görüşte bulunmak için bilgiyi farklı kaynaklardan bularak birleştirin.
    • Arama sözcüklerini etkin bir biçimde kullanarak ilgili bilgileri birçok değişik kaynaktan toplayın, kaynakların doğruluğunu ve güvenilirliğini değerlendirin ve başkalarına ait olan fikir ve çıkarımları ,eser hırsızlığı yapmamak adına, standart alıntı yapma kurallarına uygun bir biçimde ürünlerinizde kullanın.
    • Verilen şartlara göre geometrik şekilleri çizin.
    • Karar verme aşaması için bilgi toplayın, örnekleri inceleyin ve dijital araçları ve kaynakları uygulamada kullanın.

onenote5

9-12.Sınıflar

    • Fikirlerinizi düzenleyin ve multimedia projelerinizi tasarlayın ve üretin.
    • Teknolojinin diğer kaynaklara bağlanabilme ve bilgileri esnek ve dinamik bir biçimde gösterme kapasitesinden faydalanarak, bireysel yada paylaşıma açık yazılarınızı (denemelerinizi) oluşturmak, yayımlamak ve güncellemek için teknolojiyi kullanın.
    • Bireysel ya da paylaşmış olduğunuz ürünlerinizi devam eden geribildirimleri dikkate alarak yeni görüş ve bilgilere göre güncellemek için internet de dahil olmak üzere teknolojiyi kullanın.
    • Bir projeyi düzenleyebilmek için veritabanını ve dijital kaynakları kullanın.
    • Kendi ürettikleriniz de dahil, bazı sorularınıza cevap niteliğinde, kısa ama sürekliliği olan araştırma projeleri uygulayın; uygun olduğu zaman konuyu daraltın ya da genişletin, konuyla alakalı değişik kaynakları sentezleyin ve gözlem yaparak konunun anlaşılıp anlaşılmadığını kanıtlayın.
    • Farklı türden yetkili baskı ya da dijital kaynaktan, gelişmiş aramaları etkili bir biçimde kullanarak ilgili bilgileri toplayın.
    • Araştırma sorularına cevap vererek farklı kaynakların kullanışlılığını test edin.
    • Bilgileri metne fikirlerin akıcılığını bozmamak için seçici bir şekilde, eser hırsızlığından kaçınarak ve standart alıntı kurallarına uyarak entegre edin.
    • Yazı yazma becerinizi, planlayarak, gözden geçirerek, düzenleyerek, yeniden yazarak, veya farklı bir yöntem kullanarak, özel bir amaç ve okuyucu kitlesine hitap ederken neyin en önemli olduğunu da göz önünde bulundurarak geliştirin.

Yararlanılan Kaynaklar: educatornetwork.com, support.office.com, Microsoft Education

İyi Bir Öğretmen, Eğitimci Olduğu Kadar Eğlendirici Olmalı

Coulsdon’da bulunan Oasis Academy’de İngilizce öğretmeni ve Education Guardian’da köşe yazarı olan Phil Beadle, “Dersleri her zaman sıkıcı geçen öğretmenler, öğrencilere iyilik etmiyor. Onlar öğretmen olmamalı!” diyor.
Christine Gilbert’ın sınıf içindeki davranışların sıkıcı derslerden dolayı kötüleştiği yönündeki açıklaması, öğretmenlerin ilan tahtalarında öfkeli sözlerin yer almasına neden olacaktır: Öğretmenler “Bir sirk maymunu olmak isteseydim, sirke katılırdım!” diyeceklerdir. Bazı öğretmenler bunun mesleki standartlara yönelik bir saldırı olduğunu düşünecektir. Ama Gilbert bu bağlantıyı kurmakta haklı.

Gelir düzeyi daha düşük insanların yaşadığı ve sürekli yenilen aburcuburların, video oyunlarının ve katot ışınlı tüpteki kötü yönetilen 20 kanalın birçok öğrencinin dikkat süresini kısalttığı okullarda, öğrencilerin kendilerini derse vermemeleri sadece “bir sorun” değildir; sorunun ta kendisidir. Dersin ilk 10 dakikası içinde ağızların hayranlıkla açılmasını sağlayamayan bir öğretmen, bu ağızların bir arada gevşediklerine ve sınıf içindeki davranışların “sınıf içinde olmaması gereken davranışlara” dönüştüğüne şahit olacaktır.
Öğretmenler öğrencilerini eğlendirme konusunda inkar edilemez bir baskı altındadır. Cuma öğleden sonra iki saat dersi olan zorlu bir sınıfı ilk 10 dakikada kaybetmek, zavallı bir öğretmenin kendisini iki saatlik bir cehennem içinde bulmasına ve kendinden şüphe duyup kendini kötü hissetmesine neden olabilir.

teacher2

Sonuçta, birçok öğretmen farklı uyaranlar kullanarak bir sınıf yönetimi tarzı geliştirmiş ve çocukların en iyi gruplar halinde birbirleriyle konuşarak öğrendiklerini ve yöntemlerinin bir parçası olarak kültürden ve sanattan faydalanabileceklerini fark etmiştir.
Bu öğretmenlerin kullandıkları yöntemler, eğitim camiasının bazı kesimlerince “eğitlence” (eğitici eğlence) olarak eleştirilmektedir. Bu sadece sıkıcı bir öğretmenin iyi bir uygulamaya karşı verdiği tepkidir.
Genel olarak, çocuklar canları sıkıldığında sorun çıkarır. Gilbert’in tek yaptığı şey, öğretmenlerin dikkatini, zor bir sınıfa verilecek en basit yanıta çekmektir: Canlarını sıkmayın.
Birçok öğretmen bunu bir şey söylenmeden anlar. Ben sahip olduğum deneyimleri ağırlıklı olarak şehir merkezlerinde edindim; bu ortamlarda öğrencinin canını sıkmaktan kaçınmak, bir öğretmenin hayatta kalabilmesinin ön koşuludur. Bir öğretmen çocuklarla iki saat süresince konuştuğunda, eğer çocuklar sıraları sökmüyorlarsa, bu okulda didaktik eğitim değil, eğlenceli eğitim tarzı daha yaygın demektir.
Ama heyecan verici dersler planlamak zaman alan bir iştir. Çok sayıda düzenleme ile sıkboğaz edilmiş bir eğitim sisteminde, öğretmenin zamanının büyük bir bölümü gerçekten işini yapmaktan çok, işini yaptığını kanıtlamaya çalışmakla geçmektedir. Gilbert daha eğlenceli dersler istiyorsa, belki de odaklanması gereken nokta, yukarıdan aşağı dikte edilen şeyler değil, öğretmenin iş yükünün azaltılması olmalıdır. Böylelikle öğrencileri derslere çekmek, heyecanlandırmak ve evet; hatta eğlendirmek için bile zamanımız olur.

Kaynak: The Guardian
Alıntı: vitaminogretmen.com

Öğretimi Ne kadar Farklılaştırıyorsunuz?

“Öğrenciler derslerde yatakta olduklarından daha uykulu.” Profesör Eric Mazur’un paylaştığı bu araştırma sonucuna paralel bir başka veri de, öğrencilerin çoğunun fiziksel olarak sınıfta bulunmalarına karşın zihinsel olarak orada olmadıkları sonucu. Daha ilgi çekici bir araştırmada da, öğrencilerin %40’nın dersin ilk 5 dakikasından sonra zihinsel olarak ortamdan koptukları sonucu ortaya çıkmış. ABD’de yapılan bu araştırmaların sonuçları öyle tahmin ediyorum ki bir çok yerde benzer bir durumdadır.

Geçtiğimiz Cuma günü (12 Şubat) FMV Işık Okullarının Erenköy Kampüsünün ev sahipliğini yaptığı LTEN (Learning Technology Exchange Network) etkinliğindeydik. Harika deneyimler edindiğimiz ve çok kaliteli bilgiler öğrendiğimiz bu etkinlik için, Işık Okullarının mükemmel ev sahipliğine ve değerli arkadaşlarımız Süha Hayal, Ender Tuncalı, Fatma Candan Asal ve Sibel Sagner’e çok teşekkür ediyoruz.  Meslektaşım ve egitimtrend.com yazarı Arif Kazancı ile beraber Farklılaştırılmış Öğretim seansında, gelen çok değerli katılımcılara tecrübelerimizden ve birikimlerimizden paylaşımlar yaptık. O paylaşımlardan bir kaç notu da sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öğrenciler Ne İstiyor?

  • Aktif öğrenenler olmayı
  • Öğrenmeyi sevmeyi
  • Motive olmayı
  • İlgilerinin çekilmesini
  • Potansiyellerini zenginleştirmeyi
  • İhtiyaçlarıyla buluşmayı
  • Kendi hızlarında ilerlemeyi
  • Öğrenmenin bireyselleştirilmesini
  • Başka bir ifadeyle FARKLILAŞTIRILMIŞ ÖĞRENME ORTAMINI
ic resim_different
http://thomazellihoyos.com/wp-content/uploads/2015/04/classroom-of-the-future-multitouch-desk-synergynet-41.jpg

Farklılaştırılmış Öğretiminin oldukça pratik ve güzel bir tanımıyla başlayalım. Farklılaştırılmış Öğretim, bütün öğrencilerin, becerilerini maksimum kullanabilecekleri bir öğrenme ortamını oluşturmak demektir. Bu tanımda 3 önemli nokta var. Birincisi, tüm öğrencilerimiz. Her sınıfta genel olarak 3 tip öğrenci bulunur. Bu 3 grubu az başarılı, orta düzey başarılı ve gerçekten başarılı öğrenciler şeklinde kategorize ettiğimizde, sunduğumuz öğretimin tüm hepsini kavraması ve bu 3 grubun da kendi çapındaki potansiyellerini en iyi düzeye getirebilmelerine yardımcı olabilecek bir öğrenme ortamı oluşturulmalıdır. İkinci önemli nokta, öğrencilerin becerilerini maksimum düzeyde kullanabilmeleri. Burada dikkat edilirse hedefin müfredatı ilerletmek olmasından öte,  öğrencinin kendi öğrenme hedefine ulaşması ve öğrenmeden duyacağı hazza vurgu vardır. Hatta görünmeyen bir vurgu da, öğrencinin kendi hızında ilerlemesi durumu söz konusudur. Farklılaştırılmış Öğretim kavramının kilit noktalarından birisi kesinlikle burasıdır diyebiliriz. Burada, çok önemli bir prensibe yer verelim. Geleneksel mantıkta öğretimin yapıldığı sınıflarda öğrenciler birbirleriyle yarışırlar. Farklılaştırılmış Öğretimin yapıldığı sınıflarda öğrenciler kendileriyle yarışırlar. Tanımdaki üçüncü önemli nokta ise, öğrenme ortamını oluşturma vurgusudur. Öğrenmeyi bir tasarım sanatı olarak da nitelemek sanırım yanlış olmayacaktır. Öğrencinin sınıfa hangi bilgi altyapısı ve becerilerle geldiğini ölçmekten başlayan bu süreç, sınıf içindeki işleyişi yönetme, fiziksel öğrenme ortamının tasarımı, farklı öğrenenlere uygun aktivitelerin tasarlanması, işleyişin ardından yapılan ölçme ve değerlendirme çalışmalarına varana kadar tüm akışın yönetilmesi oldukça profesyonellik gerektiren bir iştir. 

Farklılaştırılmış Öğretim bir anlayışı ifade ediyor.

Bir çok öğrencinin zihinsel olarak derslerden kopmasının en büyük sebebi, onların ilgisini çekecek ders tasarımının olmamasından kaynaklanıyor. Hepimiz biliyoruz ki, her öğrenen farklıdır. Sınıfımızdaki her öğrenci farklı ilgi, ihtiyaç ve becerilere sahip ve okullar, bu kadar farklılıklarla okula gelen öğrencilere farklı hızlarda ve farklı yollarla öğretim yapma konusunda politika geliştirmelidir. Farklılaştırılmış Öğretimin 3 elementi vardır: Öğrenme ortamı, müfredat, öğretim yöntem-stratejileri. Bu 3 elementin içinde aktif olanlar: Okul lideri, öğretmen ve öğrenciler. Farklılaştırılmış öğretim bir ders metodu ya da bir öğretim stratejisi olmaktan daha öte bir yaklaşımdır, bir anlayıştır. Bu açıdan düşünüldüğünde okul liderlerinin politika geliştirmede çok önemli rolü bulunmaktadır. Bu tip bir anlayış yönetsel politikalar ve stratejiler paralelinde okullara yayılabilir. Tek başına bir veya birkaç öğretmenin gayretleriyle çok mesafe alınacak bir durum değildir.

Günümüz öğrencilerinin hazır bulunuluşlukları çok dar bir çerçevede! Farklılaştırılmış Öğretimde anahtar noktalardan birisi de, öğrencilerin öğrenmeye hazır bulunuşluğunu genişletmektir. İyi planlanmış Farklılaştırılmış Öğretim stratejileriyle her öğrenci düşünülenden daha sıkı çalışabilir ve hedeflerine ulaşabilir. Teknoloji, sınıfları dünyaya açıyor ve bu şekilde öğretimin ve öğrenmenin dünya kadar farklı yolunu bize gösteriyor. Teknolojinin bu gücünden yararlanmak bizim elimizde. 
differentiated instruction

Her öğrenci her gün ölçülebilir ve gözlemlenebilir bir başarı gösterebilir.

Eğer hedeflenen standart test başarılarıysa öğretimi nasıl farklılaştıracaksınız? Biz öğretimimizi farklılaştırmaya çalışıyoruz ama hedeflerimiz öğrencilerimizin standart testlerden aldığı başarılar şeklinde bir zıtlığa yönelik oluyor. Dolayısıyla ölçme ve değerlendirme yaklaşımının da Farklılaştırılmış Öğretime paralel olarak modifiye edilmesi gerekiyor. Yani Süreç Değerlendirmesi kavramına sarılmak gerekiyor. Süreç odaklı ölçmenin verileri nereden gelir? Küçük gruplar, bireysel çalışmalar, tüm sınıfın katıldığı tartışmalar, portfolyolar, çıkış bileti, ev ödevi, anketler, öğretmen gözlemi, öğrencinin tuttuğu notlar… Böylece öğrencileri daha geniş bir perspektifle değerlendirme imkanı bulacaksınız. İyi planlanmış Farklılaştırılmış Öğretim stratejileri ve ölçme-değerlendirme yöntemleriyle her öğrenci düşünülenden daha sıkı çalışabilir ve hedeflerine ulaşabilir.

Aşağıda, geleneksel sınıflarla farklılaştırılmış sınıflar arasındaki farkları bulabileceğiniz bir tablo paylaşıyorum.

Geleneksel-Farklılaştırılmış

Yararlanılan kaynaklar: http://www.amazon.com/Differentiated-Classroom-Responding-Needs-Learners/dp/1416618600/ref=sr_1_1?s=books&ie=UTF8&qid=1455477919&sr=1-1&keywords=differentiated+classroom

Kahoot! ile Eğlenceli Sınıflar

Eğlence, öğrenme ortamlarının en önemli ihtiyaçlarındandır. Peki bir sınıf ortamına eğlence nasıl katılır? Elbette bunun birçok yolu vardır. Bazen oyunlaştırmayla, bazen bir yarışmayla, bazen de grup çalışmalarıyla bunu sağlarsınız. Bu yazıda, az önce saydıklarımızın tümünü ve daha fazlasını bir arada sunan, oyun tabanlı bir sınıf içi quiz platformu olan Kahoot’tan bahsedeceğim.


kahoot_ic1

Kahoot, oyun tabanlı öğrenme platformudur. Ders öncesinde hazırladığınız soruları sınıf ortamında ekrana yansıtarak, öğrencilerinizin internete bağlanabildikleri herhangi bir cihaz üzerinden (masaüstü bilgisayar, notebook, tablet, telefon, vs.) doğru cevabı bulmaya çalıştıkları ve cevapları karşılığında puan topladıkları bir web aracıdır. Kulağa çok güzel geliyor değil mi?
Kahoot platformunu ister dersinize başlamadan öğrencilerinizin hazır bulunuşluğunu ölçmek için kullanın, ister ders arasında biçimlendirici değerlendirme için, isterseniz de konu-ünite sonlarında ölçme yapmak için kullanın, her şekilde öğrenci motivasyonunu dinamik tutabilirsiniz.


kahoot-ic2

Kahoot kullanırken sınıfınızda müthiş bir eğlence havasına şahitlik edebilirsiniz. Öğrencilerin hareketliliğini ve aralarında oluşan güzel bir rekabet ortamını keyifle seyredebilirsiniz. Aşağıdaki videoda Kahoot uygulaması için nasıl içerik oluşturacağınız anlatılıyor.


Kahoot kullanımını adım adım anlatacak olursak;
http://getkahoot.com adresine girin ve ücretsiz bir üyelik oluşturun.
– Quiz, discussion(tartışma) veya survey(anket) çeşitlerinden uygulamak istediğimiz türe tıklayın.
– Örneğin quiz seçeneğini işaretlediniz. Quize bir ad vererek soru ve cevapları gireceğiniz ana ekrana geçiş yapın.
– Yeni soru eklemek için +add question butonunu kullanın ve doğru cevapları correct butonuyla tanımlamayı unutmayın.
– Süre ayarlamanızı da yapıp devam edin.
– Language (dil) ve Primary audience (hedef kitle) kısımlarını belirleyip Next: cover image’e tıklayın.
– İsterseniz bir kapak fotoğrafı seçebilirsiniz ancak bu zorunlu değil. Done’a tıkladığınızda quiz uygulamaya hazır hale gelir.
– Öğrenciler kahoot.it adresine girerek, tarafınızdan oluşturulan quizin pin kodunu cihazlarına girerler ve öğretmen tarafında play butonuna basıldığında artık sınıfta atmosfer değişecektir 🙂 Deneyin göreceksiniz.