Etiket arşivi: teknoloji

Bir Kitap: Öküzün A’sı

Son elli yılda bariz görünür hale gelen ancak kökleri çok daha eskiye dayanan yeni başlık sorunlar var artık dünyada ve dolayısıyla bizde. Bu sorunların kökenine cesurca inen bir kitap Öküzün A’sı. Eğitim sistemindeki sıkıntılarımızı düze çıkarmayı teklif eden her önerinin baş rol oyuncusu teknoloji ve onun görünür hali olan ekranları derinlemesine bir bakış açısıyla sorguluyor.

Bir Kitap: Öküzün A’sı yazısına devam et

Neden 1:1 Öğrenme Ortamına Geçilmeli?

1:1 TEKNOLOJİ PROGRAMI NEDİR?

“Genç insanlar dünyanın en değerli doğal kaynağıdır.”

Eğitimde 1:1 Bilgisayar/Tablet düşüncesi, bir okuldaki her öğrencinin ve her çalışanın kişisel bir bilgisayarı olmasını öngören oldukça basit bir kavramdır. Yıllar içinde “kişisel bilgisayar” sözcüğü yerini önce “laptop”a, şimdilerde ise “cihaz”a bırakmıştır. Bu cihaz, bir laptop, mobil bilgisayar ya da tablet olabilir.
1:1 yeni bir kavram değildir. Uzun yıllardır ortada olan ve desteklenen bir fikirdir. Ancak artık cihazlar çok daha ulaşılabilir ve ucuz olduğundan, çok daha yaygın bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bu esnada, okul liderleri ve politikaları belirleyen kişiler de, 1:1 bilgisayar programının değerini ve öğrencilerin motivasyonu ile öğrenmenin kalitesi üzerindeki etkisini görmeye başlamışlardır.
1:1 Bilgisayar programı eğitim öncüleri tarafından, gelecekte gençlere nasıl eğitim verileceği gibi daha büyük bir konunun kilit bir parçası olarak görülmektedir. Microsoft Education Worldwide’ın direktör yardımcısı Anthony Salcito, bunu geleneksel (tek tip) yaklaşımdan daha teknolojik ve erişime açık, daha bütünleyici bir dönüşüm içeren bir çağa geçiş olarak tanımlıyor.

Elbette, tek başına 1:1 kullanımının birçok eğitim sisteminin ihtiyacı olan bütünleyici dönüşümü gerçekleştirmek için yeterli olmayacağını biliyoruz. Altyapı, iyi pedagoji uygulamaları, okul liderliği ve öğretmenlerin profesyonel öğrenmesi başarı için çok önemli unsurlardır.
Tüm bunları başaran okul ve sistemlerde, 1:1 programının, gelecekteki eğitime dair henüz yeni hayal ettiğimiz veriye dayalı kişiselleştirme, öğrenme analizleri, kusursuz işbirliği, zengin öğrenme içerikleri, yaş yerine seviye değerlendirmesi ve teknoloji destekli düşünme uygulamaları gibi kavramlara açılan kapı olacağında şüphe yoktur.

https://compass-ssl.surface.com/assets/37/fa/37fab521-77e4-453c-bbd4-23356f47afbf.jpg?n=desktop_Surface_BusinessforEducation_Hero.jpg
https://compass-ssl.surface.com/assets/37/fa/37fab521-77e4-453c-bbd4-23356f47afbf.jpg?n=desktop_Surface_BusinessforEducation_Hero.jpg

NEDEN 1:1 ÖĞRENME ORTAMINA GEÇMELİ?
* Birçok öğrenci 1:1 Ortamlarında öğrenmeye daha motive olurlar.
* 1:1 Öğrenme ortamları öğrencilerin daha fazla kişiselleştirilmiş öğrenme ortamına erişmesine olanak sağlar ve istedikleri zaman istedikleri şekilde öğrenmelerine olanak sağlamak gibi bir özelliği de vardır.
* 1:1 ile farklılaşma oluşturmak daha kolaydır. Buna daha yetenekli öğrencilerin öğrenmesinin arttırılması ve hızlandırılması da dâhildir.
* Çalışanlar arasında, öğrenciler ve çalışanlar arasında, öğrenciler arasında ve ev ile okul arasındaki iletişimde iyileşme olur.
* Zamanla 1:1 okulun yönetim işlevlerini iyileştirerek, sistemlerin daha verimli çalışmasına ve kaynakların daha adil dağıtılmasına olanak sağlar. Bilgisayar laboratuvarları gibi diğer okul kaynakları üzerindeki baskı azalır.
“Harika teknolojiler kullanan iyi öğretmenler, gençler arasındaki beklentileri gerçek anlamda arttırabilir.”
Giderek harika teknolojilere sahip iyi bir öğretmenin gençler arasında beklendiği arttıracağı ve deneyimlerle sonuçları iyileştireceği yönündeki kanıtlar artmaktadır. Ancak, profesyonel öğrenmeyi ciddiye alan ve harika teknolojilerle desteklenen iyi ya da mükemmel bir öğretmenin, insanların hayatlarını bambaşka bir hale getirme potansiyeline sahip olduğuna gerçekten inanmalıyız. Aynı zamanda, teknolojinin her türlü eğitim değişimi modelinin yalnızca bir parçası olduğunu unutmamak gerekir.

Yararlanılan Kaynaklar: Using 1:1 to Unlock Learning, Ollie Bray

Sınıflarında Dijital Vatandaşlığı Öğretmek için 5 İpucu

Öğretmen olarak bizler sadece akademik bir öğretim değil aynı zamanda öğrencilere sosyal beceriler de öğretmekle görevliyiz: “Zorbaları görmezden gelin ve kendinizi tehlikede hissederseniz ebeveyninize söyleyin”, “Yabancılarla konuşmayın”, “İnsanlara, onların size davranmasını istediğiniz gibi davranın”. Eğer küçük sınıflara öğretmenlik yapıyorsanız, büyük ihtimalle bu veya benzeri sözlere çok aşinasınızdır. Küçük çocuklar hala sosyal davranış normlarını ve yabancılarla nasıl başa çıkmaları gerektiğini öğrenmektedirler.

Ancak en son ne zaman öğrencilerinize bir blog gönderisine nasıl nazik bir şekilde yorum bırakılabileceğini konuştunuz? En son ne zaman internette onları rahatsız eden veya onlarla tanışmak isteyen biri için ne yapmaları gerektiği konusunda konuştunuz?

http://www.keepschoolssafe.org/wp-content/uploads/2009/01/istock_000002177443small.jpg
http://www.keepschoolssafe.org/wp-content/uploads/2009/01/istock_000002177443small.jpg

Bunlar öğrencilerimiz için yeni vatandaşlık becerileridir. Her ne kadar öğrencilere “lütfen” ve “teşekkür ederim” demeyi öğretmeyi bırakmamamız gerekiyorsa da ve zorbalar gerçek dünyada varlıklarını sürdürüyor olsalar da, güvenlik ve dijital vatandaşlığın da aynı ciddiyet ve özen ile öğrencilere öğretilmesi çok önemlidir.

6 yaşındaki çocuklar, televizyonda gördükleri ürünler ve aynı zamanda sevdikleri televizyon programları ve filmler aracılığıyla çevrimiçi oyunlar ve ağlarda diğer çocuklarla iletişime geçiyor ve sosyal ağlara katılıyorlar.

Okullarda artan bir eğilim olan sosyal medya sitelerini ve mobil cihazları engellemek beni korkutuyor. Öğrencilere, “Tabi, dışarı çıkın ve oynayın ama kimse ile konuşmayın ve oyun parkındaki demirlerden uzak durun” demekle eşdeğerler.

Öğrenci olduğum zamanlarda biri beni köşeye sıkıştırdığında veya bir sınıf arkadaşımla kavga ettiğimde bir yetişkine giderek yardım isteyebileceğimi ve beni üzen ya da kıran kişiyi parmağımla işaret ederek gösterebileceğimi biliyordum. Günümüzde ise gençlerin böyle bir lüksü yok. Genellikle karşılaştıkları zorbalar isimsiz ve suratsızdırlar. Birçok aile çocuklarının zorbalarla başa çıkmak zorunda olduğunu bile bilmezler çünkü bu olay okulda veya bir parkta gerçekleşmez. Olay çocuğun en güvenli olduğu yer olan, kendi evinde gerçekleşir.

Bunun etkileri ise çok büyük olabilir. İşte size yardımcı olabilecek birkaç şey:

1) Müfredata siber zorbalarla başa çıkması için dersler koyun. Sadece yüz yüze karşılaşabileceği zorbalara odaklanmayın ve öğretmenlerin sosyal ağların ve çevrimiçi ağların çocuklar için nasıl işlediğini bilmelerini sağlayın.

2) Trol (çevrimiçi toplulukta konudan alakasız şeyler paylaşan kimseler) ve kışkırtıcılar (internet kullanıcıları arasındaki düşmanca ve hakaret dolu iletişim) ile başa çıkmak için sosyal ağların sahip olduğu araçlar hakkında bilinçlendirin. Eğer yetişkinler bloklama, spam, kötüye kullanımı bildirme ve troller ile başa çıkma konusunda yeterince bilgili olmazlarsa bu durumda çocuklarımız kendilerine yardımcı olabilecek kimseye sahip olamazlar. Belki de, çocuklar bizden tavsiye istediklerinde bizler kendi deneyimlerimize güvenmek zorundayız ancak çocukluk özellikle son 10 yıl içerisinde bir hayli değişmiştir.

3) Genç insanlara “dijital ayak izleri” hakkında farkındalık için yardımcı olun. Oyun parklarındaki sözcüklerin aksine, bu sanal alanlarda söylenen sözcükler kalıcıdır ve geri alması çok zordur. Her yıl en azından bir ayımı sınıfımla birlikte dijital vatandaşlık ve internet güvenliği konuları gözden geçiriyoruz. Sosyal özellikleri içinde barındıran çeşitli çevrimiçi araçlar kullanarak tüm yıl boyunca uygun uygulamaları bize hatırlatacak bir projeyi tamamladık. Geçen sene ikinci sınıf öğrencilerim Storybird adlı bir sitede hikâyeler yazıyorlardı ve ardından her bir hikâye için yorum bırakarak doğru yorum bırakma yöntemlerini deneme şansımız oldu. 5 ila 7. sınıf öğrencilerim için dönem başında Schoology adlı bir siteyi kullanıyordum, burada nasıl blog yazılacağı, yorum yapılacağı ve forumlarda nasıl tartışılabilineceğini öğrendik.

4) Öğretilebilecek anları arayın. Geçen sene siber zorbalık durumları için bir şeyler öğretebileceğim birkaç iyi örneğim vardır. Bunlar dijital ayak izleri, olumsuzlukla başa çıkma, yorumlarımızı kaldırmak ve bu alanlarda sanal telafi etme gibi konular için harika öğretilebilinir anlardı. Bu deneyimleri bir eğitim zinciri gibi düşünüyorum. Sonunda bir daha bunlara ihtiyaç duymayacağız.

Erişim eksikliği nedeniyle özellikle benim öğrencilerim bu tür sosyal araçları kullanma şansına sahip olamıyorlar bu yüzden onların bunları okulda öğrenmeleri zorunludur.

5) Sosyal becerileri öğrencilerimize öğretmek için yaklaşımınızı yeniden gözden geçirin ve kendimizi eğitmeye odaklanın bu sayede 21. yüzyılın çocukluğunda çocuklarımıza sanal oyun bahçelerinde daha iyi bir eğitim sağlayabiliriz ve onları destekleyebiliriz.

Kaynak

Eğitim Teknolojileri Konferansı

Bu yıl 3.sü düzenlenecek olan Eğitim Teknolojileri konferansı 26 Mart 2016 Cumartesi günü Yeditepe Üniversitesinde yapılacaktır.

c04c6cedd574

Günümüz eğitim sisteminde, öğrencilerimizi 21. yüzyıl becerilerine sahip bireyler olarak yetiştirmek en temel gerekliliktir. Ülkemizin önemli eğitim projelerinden biri olan FATİH projesi ve özel okulların bir çoğunun 1:1 tablet ve BYOD projeleri; teknolojinin okullarda her geçen gün yoğun bir şekilde kullanılmasına olanak sağlamış, teknolojinin müfredata ve okul hayatına dahil edilmesi eğitim kurumları için önemli bir hedef haline gelmiştir.

Teknolojinin eğitim ortamlarına etkili bir araç olarak entegre edilmesi, idareci, öğretmen ve öğrencilerimizin teknolojiyi etkin kullanması; bu hedeflerin ve bu alanda yapılan yatırımların başarıya ulaşması için kritik öneme sahiptir.

Bu ihtiyaçlardan yola çıkarak, teknolojinin eğitimde kullanılması konusunda iyi örneklerin paylaşılması amacıyla, Eğitim Teknolojileri Platformu Paylaşım Günü düzenlenmesine karar verilmiştir. Etkinliğin hedef kitlesi öncelikle okullarımızdaki ÖĞRETMENLER (Tüm branşlardaki ), idareciler, karar alıcılar (mütevelli heyeti, okul sahibi), IT yöneticileri, eğitim teknologları ve okullarında teknoloji lideri olan öğretmenlerdir. Bu etkinlik, teknolojiye yatırım yapmayı planlayan okullarımızın bu konudaki yol haritalarını oluşturmada etkili rol oynayacaktır.

Etkinlikte okullarımız, yapacakları sunumlar ve çalıştaylarla teknolojinin etkin kullanımı konusundaki iyi örneklerini, bu konudaki bilgi ve tecrübelerini paylaşacaklardır. Etkinlik süresince kurulacak bağlantılar ile ilerleyen süreçlerde okullarımızın bilgi alış verişinde bulunmalarının önünü açılması, süreklilik kazanması hedeflenmektedir. Ayrıca etkinlikte, paydaş teknoloji şirketlerinin stantlarına yer verilerek, etkinliğe katılan okulların yeni teknolojiler konusunda incelemeler yapmalarına olanak sağlanacaktır.

Ayrıntılı Bilgi İçin:

http://www.etp.org.tr

ISTE’13 Konferansı’ndan İzlenimler

Eğitim Teknolojileri alanında dünyanın en büyük konferans ve fuarı özelliğini taşıyan ISTE Conference&Exposition, bu yıl ABD’nin Teksas Eyaleti’nin San Antonio şehrinde gerçekleştirildi. Her yıl farklı bir eyalette düzenlenen bu devasa organizasyona dünyanın değişik bölgelerinden yaklaşık 20.000 civarında eğitimci katılıyor.


iste_ic

Yazımıza, bu yılki ev sahibi şehir olan San Antonio’dan bahsederek başlayalım. San Antonio, ABD’nin en büyük 7. şehri ve Teksas eyâletinin en büyük 2. şehri olma özelliğini taşıyor. “Los Alamos” Misyon/Kalesi, “İspanyol Misyonları”, “River Walk”, “Amerika Kulesi”, “Teksas Bowl Stadı” ve “Sea World” ve “Altı Bayrak Fiesta Teksas” tema parkları ile şehir yılda yaklaşık 28 milyon turist ziyaretçi çekiyor. Şehirde “NBA basketbol” liginde dört defa şampiyon olan San Antonio Spurs takımı bulunmakta ve ülkenin en büyük rodeo yarışması her yıl “San Antonio Stock Show & Rodeo” olarak organize edilmektedir.

sanantonio_ic

ISTE Conference bu yıl “Connected Learning, Connected World” sloganıyla geçen yıllarda olduğu gibi eğitimcilere mükemmel deneyimler yaşatmaya ve mükemmel fırsatlar sunmaya devam etti. Bu yılki ISTE’nin ana sponsorları Microsoft, Pearson, Samsung, Smart, Dell, Intel gibi dünya devi şirketlerdi. Konferansın en ilgi çeken olaylarından birisi, Microsoft’un katılımcı tüm eğitimcilere bedava tablet hediyesi oldu. Piyasaya yeni çıkardığı Surface tabletler, hem bedava dağıtılması hem de kullanışlı olması bakımından eğitimcilerden tam not aldı. 🙂

iste_ic5

Henri B. Gonzalez Kongre Merkezi’nde gerçekleşen ISTE Konferans ve fuarında, eğitim teknolojileri alanında faaliyet gösteren yüzlerce firmanın standlarını ziyaret etme imkanı bulurken, binlerce seminer, workshop, sempozyum vs. gibi etkinliklere de elimizden geldiğince katılmaya çalıştık.

iste_ic2

Birbirinden etkileyici konuların konuşulduğu tartışıldığı bu etkinlikleri seçme konusunda epeyce zorluk yaşadığımızı söylemeliyim. Çünkü hepsi çok seçkin ve dünya çapından binlerce projenin arasından sıyrılıp bu konferansta sunum yapma hakkı kazanmış olan konulardı.

iste_ic7

Bu yıl ISTE’de öne çıkan en önemli konuları 5 başlıkta sıralayacak olursak; Mobil eğitim, 3D Yazıcılar, Robotik uygulamalar, Animasyon çözümleri ve Fen ve matematik eğitimi üzerine uygulamalı çözümler şeklinde sayabiliriz. 21. Yy eğitim anlayışına uygun olarak öne çıkan bu konularda birbirinden farklı firmaların sundukları ürünleri de inceleme şansı bulduk.

iste_ic6

Sunumlarda da dikkat çeken konular olarak da; konferansın teması doğrultusunda eğitim teknolojilerinin sınıflara entegrasyonu, flipped classroom, mobil ve web araçlarının etkili kullanımı, dijital araçların öğrenme yaşantısında oluşturduğu farklılıklar, teknoloji kullanımının öğrenmeye katkısı üzerine onlarca sunum konusundan oluştuğunu söyleyebilirim.
Hepsinin en basit özeti olarak; 21.yüzyılda her alanda olduğu gibi eğitimde de büyük bir dönüşüm yaşandığını ve bu dönüşüme eğitimcilerin en hızlı şekilde dahil olması gerektiği, üretken bir nesil yetiştirmek için öğretmenlerin daha üretken olmaları gerektiği, teknolojiyi iyi kullanan ve fark ortaya koyan öğretmenlere daha çok ihtiyaç duyulduğu, keşfeden-paylaşım yapan ve katkıda bulunan eğitimcilerin daha öne çıktığı gibi mesajları yazabilirim.

iste_ic3

ISTE’ye dünya çapından eğitimcilerin ilgisi gerçekten çok yoğundu. Bu yoğunluk kendisini sosyal medyada da gösterdi. ISTE Konferansı boyunca yaklaşık 50.000 twit atıldığını, binlerce fotoğraf ve video paylaşımının yapıldığını belirtirsem bu daha iyi anlaşılacaktır.
ISTE’de en ilgi çeken oturumlardan biri de şüphesiz IGNITE Session’du. Kendine has bir sunum konseptine sahip olan IGNITE’de kabul edilmiş sıradışı fikirler tam 5 dakikada dinleyicilerle paylaşılıyor. Katılımın en yoğun olduğu oturumlardan biri olan IGNITE’de konuşmacılar 20 slayt kullanıyorlar ve her slayt 15 saniyede otomatik geçiyor. Toplam 12 konuşmacının yer aldığı bu oturumda, ABD dışından tek, Türkiye’den bir ilk olarak ben de yer aldım. “Flipped Exam” adlı fikrimi dünya çapından eğitimcilerle paylaşma imkanı buldum. ISTE’nin ilk günü yapmış olduğum “The Journey to Digital Wisdom” projemin sunumu ve Ignite dahil 2 proje ile ISTE’de bulunmuş oldum.

ignite

23-26 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleşen ISTE Conference&Expo, gerçekten içeriği dolu dolu, birbirinden seçkin projelerin sunulduğu, en yeni teknolojik çözümlerin tartışıldığı, ürünlerin tanıtıldığı mükemmel bir organizasyon. 2014 yılında ABD’nin Georgia Eyaleti’nin Atlanta şehrinde gerçekleşecek ISTE’nin bu yılki kapanış konuşmasını Edutecher ve Educlipper sitelerinin fikir sahibi Adam Bellow yaptı. “Explore, Share, Contribute” sloganıyla binlerce dinleyiciye hitap eden Bellow, eğlenceli ve dopdolu sunumuyla herkesi kendisine hayran bıraktı. Aşağıda Bellow’un yapmış olduğu ISTE kapanış konuşmasını sizlerle paylaşarak yazıma son veriyorum.