Etiket arşivi: okul öncesi

Daha Emekleyemiyor, Ama iPad Kullanıyor!

Bu ve benzeri sözleri çok sık duyuyoruz değil mi? Ebeveynler çocuklarının tablet veya akıllı telefon kullanımlarını anlatırken çoğu zaman bunun büyük bir maharet olduğunu düşünüyor. Peki gerçekten öyle mi?

Çok küçük yaşlarda ekrana maruz kalmanın etkilerine yönelik henüz net bulguların olduğu bir araştırma yayımlanmamış olsa da akıllı cihazların kullanımına yönelik araştırmalar yapılıyor, sonuçlar açıklanıyor.

Daha Emekleyemiyor, Ama iPad Kullanıyor! yazısına devam et

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın:

Okul Öncesi Eğitimde Oyun Oynayarak Öğrenme Teknikleri

Uzmanlar çocukların erken yaşta eğitim almasının gelecekte çok olumlu etkileri olacağını belirtiyor. Ancak bu, eğitimin çok ağır olması anlamına gelmiyor. Oyun oynayarak çocuklar nasıl öğrenir? Bu hafta Çin ve Birleşik Devletler’e konuk oluyoruz.

Çin: Oynayarak öğrenme

Oyun oynamak çocukluğun vazgeçilmezi ancak buna akademik bir boyut kazandırsak ne olur? Araştırmacılar çocukluğun erken dönemlerinde oyun oynamanın birçok yeteneği geliştirerek gelecekte güçlü öğrenme yetileri kazandırdığını belirtiyor.

Öncelikle Çin’e gidiyoruz. Bu ülkede geleneksel eğitim yöntemleri okul hayatının uzun bir dönemini şekillendiriyor… Ancak bir öğretmen tüm kuralları altüst ederek oyun oynamayı eğitimin merkezine koyuyor ve tamamen farklı bir eğitim tekniği uyguluyor.

Anji Play’de, yaşları 3 ila 6 olan öğrenciler birlikte oyun oynuyor. Burada öğrenciler sıradan ana okullarında izin verilmeyen şeyleri yapabiliyor. Örneğin gerçek bir arabayı boyayabiliyorlar. Bu yöntemin adı ‘gerçek oyun’… Çinli öğretmen Cheng Xueqin tarafından 15 sene önce bulundu.

Ve bulunduğu zamandan itibaren Anji şehrindeki 130 ana okulunda uygulanmaya başladı.

Çin’deki geleneksel eğitimde öğretmenler dersi anlatır ve öğrenciler de dinler. Ancak bu yöntemde çocuklar sınıfta ya da bahçede özgürce oynuyor.

Öğretmenler çocuklar oyun oynarken onları kameraya alıyor. Çin eğitim sistemine göre çocukları gözlemlemek ve öğretilenleri uyguladığını görmek çok önemli. Günün sonunda öğretmenler çocuklara her zaman ne öğrendiklerini tekrar ettikleri bir ders yapıyorlar.

Dersin sonunda özet yapılması çocukların dil yeteneklerini geliştiriyor. Çünkü yaptıkları şeyi söz ile ifade ediyorlar. Tecrübe ettikleri bu dersi paylaşmak istiyor ve konuşmaya cesaret edebiliyorlar

dsc04441

Anji Play eğitim yöntemi Çin’in diğer şehirleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de ilgi görüyor.

Ancak ilk başlarda Cheng öğretmen velileri ikna etmekte zorlanmış. Aileler bazı riskler ve oyun alanındaki hijyen şartlarından dolayı korkmuş ve oynayarak öğrenmenin önemini anlamaları biraz zaman almış. Özellikle de tek çocuklu nesiller…

Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için ‘‘linki tıklayınız’‘:http://www.anjiplay.com/home/#anjiplay

ABD: Shakespeare’i ve satranç oynamayı öğrenen küçük çocuklar

Çocuklarınızı çok küçük yaştan itibaren üniversite eğitimi için hazırlayabilir misiniz? Onlara Shakespeare’i ya da dört yaşında satranç öğretmek mantıklı geliyor mu? Tüm bunlar kulağa tuhaf gelebilir ancak Amerika’daki bir okul işte tam da bunu yapıyor.

New York şehrinde zaman hiç durmuyor. Bazı veliler çocuklarının aldığı eğitimi hızlandırıp, kaliteyi artırmak istiyor. Tıpkı Juliet adındaki bu anne gibi… Ailenin en genç ferdi Jonas, şimdi ailesinin isteğiyle Manhattan’da bulunan çok özel bir okula gidiyor. Jonas henüz dört yaşında olmasına rağmen, annesi onun daha şimdiden sıkı bir eğitim almasını istiyor.

Juliet Weissman, Jonas’ın annesi: ‘‘Oğlumun üniversiteye giderek başarılı olmasını istiyorum. Harvard ya da Yale gibi çok tanınmış bir okula gitmesi şart değil. Yeter ki doğru üniversiteyi ve bölümü seçsin. Onun yüksek tahsil yapmasını istiyor ve küçük yaşta aldığı bu eğitimin ona temel sağlamasını temenni ediyorum.’‘

Juliet, gelecek için çok umutlu… Çünkü oğlunun gittiği okul her imkana sahip. Goddard Okulu öğrencilerine en iyi üniversiteleri kazanacaklarına dair 100’de yüz garanti veriyor. Burada oynanan her oyunun, eğitimle ilgili bir amacı bulunuyor.

3 ve 4 yaşlarındaki bu öğrenciler Shakespeare’i keşfediyorlar. Romeo ve Juliet tiyatrosu… Amerika’daki okullarda bu eser, öğrenciler 14 yaşına gelince gösteriliyor. Aklınız karışmasın. Bu kuklaların altında çok büyük bir hedef yatıyor. Küçük öğrencileri klasik edebiyatta, dahi yapmak…

Aynı yöntem satranç üzerinde de uygulanıyor. Tyler Schwartz, ‘Üç Yaşında Satranç’ adında kurduğu dernekle New York’ta tanınmış bir isim. Kendisi sıklıkla Goddard Okulu’na geliyor. Onun verdiği eğitim çocukların matematik ve mantıkla ilgili yeteneklerini artırıyor. Tyler, çocuklara satranç oynamayı özendirmek için bir hikaye anlatıyor. Şah hayatta kalmak için için piyon yemek zorunda…

Sonuç olağanüstü… Birkaç dakika sonra çocuklar sanki 40 yıldır satranç oynuyormuş gibi kendilerini oyuna kaptırıyorlar.

Tyler Schwartz, Eğitimci: ‘‘Bu sayede çocukların bu yaşta okuma yazmayı öğrenme oranı yüzde 10 ile 15 arasına yükseliyor. Çünkü daha önceden bu oyunu hiç oynamamışlar ve bu hikayeyi hiç duymamışlar. ‘Üç Yaşında Satranç’ yöntemiyle çocukların hafızaları, akıllarından hesap yapma yetenekleri ve yöneticilik becerileri gelişiyor. Ayrıca okuma yazma yetenekleri de artıyor.’‘

Bu eğitimin bedeli çok yüksek. Goddard Okulu’nun yıllık aidatı 20 bin Amerikan Doları. Devlet okullarının neredeyse iki katı… Ancak ebeveynler için bu eğitimin bedeli paha biçilemez. Böyle bir eğitimi de sadece zengin aileler karşılayabiliyor.

Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için ‘‘linki tıklayınız’‘:http://www.goddardschool.com/nj-ny/manhattan-upper-west-side-ny

 

Kaynak: http://tr.euronews.com/2016/08/10/okul-oncesi-egitimde-oyun-oynayarak-ogrenme-teknikleri

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın:

Bırakın Keşfetsinler!

Birçok ebeveyn çocuklarının oyun oynarken yada dünyayı keşfederken izledikleri yöntemler karşısında hayrete düşmüştür. Okul öncesi çocuklar topkı birer küçük bilim insanı gibidir. Geçtiğimiz ay Science dergisinde bu konuda, yani okul öncesi çocukların öğrenme biçimiyle ilgili bir makale yayımlandı.  Makalede ele alınan birkaç örnek, geleneksel çocuk eğitimine eleştirel bir bakış niteliğinde.

 Çalışmayı yürüten Psikolog Alison Gopnik, küçük çocukların zamanlarının zamanlarının çoğunu deneme yanılma yöntemiyle çevrelerini keşfetmekle geçirdiğini ve bize karmaşık gibi görünen olguları çabucak kavrayıverdiklerini vurguluyor. Gopnik, çeşitli çalışmaların küçük çocukların, örnegin makinelerin nasıl çalıştığını varsayımlar üreterek ve deneme yanılma yöntemiyle bulabildigini belirtiyor.

Gopnik, yetişkinlerin çocuklarının davranışlarını gözlerken müdahaleci olmaktan kaçınmalarını tavsiye ediyor. Çünkü herhangì bir şekilde yetişkinin müdahalesi ya da katkısı olduğunda çocuklar kendi “araştırmalarını” bir kenara bırakıp yetişkinleri dinlemeyi tercih ediyor. Gopnik bu durumla ilgili “gıcırdayan oyuncak deneyi”ni örnek gösteriyor. Bu deney şöyledir: Ögretmen bir oyuncağa çarpar ve oyuncaktan bir gıcırtı gelir. Öğretmen bir şey söylemeden odadan çıkar ve çocuk oyuncakla yalnız kalır. Çocuk önce oyuncagı gıcırdatır ama oynamaya devam ederek onun başka özelliklerini de keşfeder. Ancak ögretmen “bir oyuncak” dedikten sonra oyuncagı gıcırdatıp çocuğa verdiğinde, çocuk Ögretmenin yaptığı gibi oyuncağı gıcırdatır ama daha fazla ilgilenmez. Yani çocuğa bir şey ögretmeye çalışmak ters teper. Bu, çocuk egitiminin ne kadar hassas bir konu olduğunu gösteren güzel bir örnek.

Bebeklerinse inanılması güç bir istatistiksel algısı var. Kanada’da sekiz ayık bebekler üzerinde yapılan bir deneyde içinde çok sayıda beyaz, birkaç tane de kırmızı top bulunan bir kutu kullanılmış. Önce kutunun içindeki topların tamamı, ardından toplar kutudan teker teker çekilerek bebeklere gösterilmiş. Çekilen topların çoğunlukla kırmızı olduğu durumda bebeklerin toplara daha uzun süreyle baktığı, yani durumu “şaşkınlıkla izlediği” gözlenmiş. Araşt1rmacılar bebeklerin bir şekilde kutudan çekilen topların çoğunun beyaz olması gerektiğini anladığı, üst üste çekilen kırmızı topların onları şaşırttığı sonucuna varmış. Buradan çocukların çevrelerinde gelişen olayları algılayacak donanıma sahip olduğu sonucu çıkarılabilir.

Gopnik, çalışmasının sonucunda okul öncesi eğitimde fazla öğretici yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini söylüyor ve eğitimcilere bir tavsiyede bulunuyor: “Bırakın küçük bilim insanları oynasın. Dünya onlara öğrenmek isteyecekleri her şeyi öğretecektir.”

Bilim ve Teknik Dergisi
Kasım 2012 / Sayfa 10

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın: