Kategori arşivi: Video

Tefekküre Teşvik Eden Bir Eğitim Nasıl Verilmeli?

“Öğrenci görüşlerine önem verildiğini hissettiğinde güven ortamı oluşur ve böylece hata yapmamak adına risk almaktan çekinmez.”

Bir çok eğitim uzmanına göre bilginin sadece öğretmenden öğrenciye akması şeklinde yapılan dersler artık miadını doldurdu. Bu durumda, okullar eleştirel düşünmeyi nasıl teşvik edebilir?

Öğretmenlerine ve öğrencilerine bu yönde yardımcı olmaya çalışan Amerika’da Washington kentinin kuzey doğusunda Edgewood kasabasında Inspired Teaching adlı bir okuldayız. Farklı gelir düzeyinde insanların yaşadığı bu kasaba, bir kaç yıl önce başlayan yeniden imarlaşma planına kadar ABD başkentinin en fakir bölgelerinden biriydi.

Okulda ana okulundan 7. sınıfa kadar eğitim veriliyor. Okul, eğitimde kullandığı yeni yöntemlerden dolayı oldukça popüler. Burada öğretmenlerden talebelerin öğrenmesini desteklemeleri ve potansiyellerini maksimum derecede ortaya çıkarmaları için kolaylaştırıcı koçluk görevini üstlenmeleri isteniyor.

toy
http://3.bp.blogspot.com/–3IhTXuggZY/VPoMXC8qK1I/AAAAAAAAGkc/y8GY5UY2jrc/s1600/toy.jpg

Deborah Dantzler William, Inspired Teaching Okul Müdiresi:
“Bizim için önemli olan şey, çocukların doğal merakı ve yetenekleri ile okula gelmesidir. Çocuklar için en iyisi nedir? Onlara saygı duyulduğu nasıl gösterilir? Sınıfta seslerini nasıl duyurabiliriz ve bu düşüncelerinin önemli olduğunu nasıl gösterebiliriz?”

Sınıflarda küçük gruplar halinde eğitim veriliyor. Anaokulu öğrencileri dahi gelecekteki yetişkinler ve sorumlu vatandaşlar olarak eğitiliyor. Kelimenin tam anlamıyla, öğretmenler öğrencilerle aynı seviyede. Böylece saygı ve güven ortamı oluşturuluyor. Öğretmenler, talebelerin kararlarına saygı duyduğu sürece, talebeler de ellerinden gelenin en iyisini yapmak için sorumluluklarını kabul ediyor.

Jessica Hiltabidel, Program yöneticisi:
“ABD’de verilen geleneksel bir eğitim tarzı var. Bu resimde, öğretmen sınıfın önünde durur ve tahtaya bazı bilgiler yazar. Öğrenci de düşünmeden bu bilgileri defterine geçirir. Bizim yapmaya çalıştığımız ise öğretmenin bir düşünce kışkırtıcısı olması gerektiği. Tabi ki öğretmen öğrencilere nazaran müfredatı daha iyi bilir. Bu yüzden doğru soruyu sormak öğretmenin sorumluluğundadır. Öğretmen, öğrencileri sorgulamaya yönlendirecek, konuyu daha derinlemesine anlamalarına yol açacak bağlantılar kurmalarına yardımcı olmalı.”

Öğrenciler ve öğretmenler adına eğitimin en önemli bileşeni tefekkür ya da derin düşüncedir. Öğretmen talebelerinin çalışmalarında tefekküre yönelmesini zorlamalı. Okul da öğretmenleri uyguladıkları eğitim yöntemleri hakkında daha iyisi için yönlendirmeli. Bu kendi kendini denetleme süreci, öğretmenin sürekli öğrenme ve kendini sorgulamasını da kapsar.

Jon Berg, 1. Sınıf Öğretmeni:
“Bu okulda uygulanan yöntem bana farklı düşünme ve öğrencilerime öğretilmesi gerekenleri en iyi şekilde ele alma imkanını verdi. Öğrenciler, kendileriyle ilgilenildiğini, eşit olduklarını, görüşlerine önem verildiğini hissettiklerinde bu güven ortamı oluşturuyor ve böylece hata yapmamak adına risk almaktan çekinmiyorlar.”

Hata yapmak insana özgüdür. Öğretmenlere sürekli bu mesaj iletiliyor. Böylece, öğrenciler risk almak ve cesur olmak için rahat oluyor. Sonuç olarak öğrenciler sadece öğrenmiyor konuyu derinden kavrıyor.

Jay Banks, 1. Sınıf Öğretmeni:
“Onlara, öğrettiklerimize kendilerini vermelerini sağlıyoruz. Düşünmelerine, ve kendi öz fikirlerinin oluşmasına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Onların hayal dünyalarına girmeye ve konu hakkında gerçekten neler düşündüklerini görmeye çalışıyoruz. Tüm bunların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bunlar okulu daha eğlenceli bir yer haline getiriyor.”

Okulda, çocukların entelektüel merak ve tutkularından ödün vermeden en üst düzeyde eğitim seviyesine ulaşılmaya çalışılıyor. Bu da hayat boyu eğitim anlamına geliyor.

Kaynak: http://tr.euronews.com/2016/02/19/tefekkure-tesvik-eden-bir-egitim-nasil-verilmeli/

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın:

Malzeme Çok, Tahlil Yok, Terkip Yok!

Merkez Bankası eski başkanı Durmuş Yılmaz’ın hayat hikayesinden eğitime dair çarpıcı bir kesit. Aşağıdaki videoda 2009 Yılında “Yılın Merkez Bankası Başkanı” seçilen Durmuş Yılmaz’dan eğitime yönelik ilginç tespitleri yer almaktadır. Oxford Üniversitesi’nde girdiği mülakattaki başarısızlığının nedeni ve İngiltere eğitiminden kazandıklarını özetliyor.

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın:

Her Çocuğun Bir Kahramana İhtiyacı Vardır

Öğretmen Rita F. Pierson’un TED konuşması diğer bütün TED konuşmaları gibi gerçekten dikkate değer… Eğitimcilerin, öğrencilerin hayatlarına dokunması gerektiğinden, onların kendilerinin önemli hissetmelerini sağlamamızın en önemli işlerimizden biri olduğundan ve arada bir bağ oluşturmanın ne kadar önemli olduğundan bahsediyor.

 

Rita F. Pierson’un etkileyici konuşmasından alıntılar;

James Comer diyor ki; hiç bir dikkate değer öğrenme dikkate değer bir yakınlık olmadan oluşamaz. George Washington Carver diyor ki; bütün öğrenme ilişkileri anlamaktır. Bu salondaki herkes bir öğretmenden ya da bir yetişkinden etkilendi. Yıllardır öğretmenlik yapan insanları gözlemledim. En iyilerine şahit oldum ve çok kötüleri de gördüm.

Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi, “Bana çocukları sevmem için para vermiyorlar. Bana ders anlatmam için para veriyorlar. Çocuklar bunu öğrenmeliler. Ben öğretmeliyim. Onlar öğrenmeliler. Dava kapanmıştır.”

Ben de ona dedim ki: “Bilirsin, çocuklar sevmedikleri insanlardan bir şey öğrenmezler.”
Söylememe gerek bile yoktu. Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler. Bence Stephen Covey haklıydı. İlk önce anlaşılmaya değil anlamaya çalışmak, özür dilemek gibi küçük basit şeyler ilave etmeniz gerektiğini söyledi. Bunu hiç düşünmüş müydünüz? Bir çocuktan özür dileyin, şoka girerler.

Bir keresinde oran-orantı öğretiyordum. Matematikle aram pek iyi değildir, ama üzerinde çalışıyordum. Ve geri dönüp öğretmen notlarına bakınca Bütün dersin yanlış olduğunu düşündüm.

Sonra ertesi gün derse gittim ve dedim ki, “Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor. Bütün dersin yanlış öğretmişim. Özür dilerim.”

Onlar da, “Önemli değil Bayan Pierson. Çok heyecanlıydınız, biz de size bir şey söylemedik.”
Bir test yaptım, 20 soruluk. Bir öğrenci 18’ini yanlış yaptı. Sınav kağıdına “+2” yazdım ve büyük bir gülen surat koydum.

Öğrenci, “Bayan Pierson, bu F (zayıf) mı?”

“Evet.” dedim.

“O zaman neden gülen surat koydunuz?”

“Çünkü şanslı günündesin. İki doğrun var. Hepsini yanlış yapmamışsın.” dedim. “Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?”

“Evet efendim, daha iyisini yapabilirim.” dedi.

Gördünüz mü, “-18” bütün yaşam enerjinizi emiyor. “+2” “O kadar da kötü değil.” diyor.
Yıllar boyunca annemin teneffüste kontrol yaptığını, öğleden sonra veli ziyaretlerine gittiğini, masasının çekmecesine koyacak tarak, fırça ve yemek yemesi gereken öğrenciler için fıstık ezmesi, kraker ve çok iyi kokmayan öğrenciler için el bezi ve sabun satın aldığını gördüm. Bilirsiniz, kötü kokan çocuklara öğretmenlik yapmak zordur. Ve çocuklar acımasız olabilirler. Bu yüzden bunları masasında bulundururdu. Yıllar sonra, emekli olduktan sonra, o öğrencilerden bazılarının gelip “Biliyor musunuz Bayan Walker, hayatımı değiştirdiniz.” dediğini gördüm. Bana emek harcadınız. En dipteyken, öyle olmadığımı bilirken bile, önemli biriymişim gibi hissettirdiniz. Ve şimdi ne olduğumu görmenizi istiyorum.”

Ve annem iki yıl önce 92 yaşında öldüğünde, cenazesinde o kadar çok eski öğrencisi vardı ki, vefat ettiği için değil, geride asla kaybolmayacak bir bağ bıraktığı için gözlerim yaşardı.

 

 

 

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın: