Kategori arşivi: Sınıf Yönetimi

Sınıf Ekonomisi: Kazan, Biriktir ve Harca!

3.sınıf öğretmeni Jen Saul, Sınıf Ekonomisi olarak adlandırdığı bu projesinde, sınıfındaki her öğrenciye bir numara vermiş. Bu numaraları sınıf tahtasının bir köşesine yazarak, bonus verdiği öğrencinin numarasının yanına bir çentik atarak bunları listeliyor. Bozuk para anlamına gelen bu çentiklerin madeni para olarak değeri gününe veya dersine göre öğretmen tarafından değiştirilebiliyor. Öğrenciler kazandıkları paraları kendi hesaplarında biriktiyorlar. Bu birikimlerin muhasebesini ise banka hesabı dedikleri, her öğrencide bulunan küçük bir not defteri ile sağlıyorlar.

310159800_640

Bayan Jen Saul, hazırladığı sınıf dükkanına yapıştırıcı, kalem, oyuncak vb. öğrencilerin ihtiyacı olabilecek yada ilgisini çekecek ürünleri koyuyor. Bu ürünlerin fiyatlarını da belirleyip, sınıfta bir yerde sergiliyor. Daha sonra öğrenciler banka hesaplarında (not defterlerinde) biriktirdikleri paralar ile sınıf dükkanında istedikleri ürünleri satın alabiliyorlar.

Bizim ilgimizi çeken şeylerden biri ise, dükkandaki ürünlerden bazıları;

* Öğretmen ile yemek yemek
* 15 dk legolar ile oynamak
* 15 dk bilgisayar kullanma
* Ödevi pas geçme

Bu uygulamanın öğrenciler tarafından sevildiği, öğrencilerin paraları tanımasına ve parayı günlük hayatta kullanmaya dair daha pratik bilgi sahibi olmasına fayda sağlayacağı hatta birikim yapmayı ve tutumlu olmayı öğretmesine de fayda sağlayabileceği düşünülebilir.

Öğretmenlik İşte Budur

Hacı Ormanoğlu, 30’lu yaşlarda bir öğretmen. Birçok ilde öğretmen olarak görev yaptıktan sonra geçtiğimiz yıllarda memleketi Elazığ’a tayin olmuş. Şehir merkezine yakın olan Avcılar köyünde tek başına öğretmenlik yapmaya başlamış. Hacı Ormanoğlu, 11 kişilik bir okulun hem öğretmenliğini yapıyor, hem de koruyuculuğunu. Bir süre öncesine kadar bu köy okulunda, okuma şenliklerinden yağlıboya kurslarına kadar birçok kurs açıp, çocukların boş vakitlerinde daha iyi bir eğitim almaları için, deyim yerindeyse tek başına dev bir ordu gibi mücadele ediyor. “Öğretmenlik işte budur” dedirtiyor. Ortaya koyduğu harika işler ve diğer öyküsünü kendisinin ağzından dinleyelim. İzlerken çok etkileneceğiniz bu video aynı zamanda ilham veren yöne de sahip. Buyrun:


Müzakereci Öğrenci – Akran Arabuluculuğu

Bugün, http://uzem.eba.gov.tr/ adresi üzerinde Prof.Dr.Abbas Türnüklü’nün “Müzakereci Öğrenci” konulu sunumunu izledik. Bizim gibi bu sunumu izleyen ve beğenen öğretmenlerin bu projenin ne kadar faydalı bir proje olduğunu ve bu projeden diğer öğretmenlerin de haberdar olması gerektiğine dair mesajlar aldık. Bu vesile ile EğitimTrend ekibi olarak bu faydalı projeden öğretmenleri haberdar etmek istiyoruz.

Prof.Dr.Abbas Türnüklü’nün Akran Arabuluculuğu projesinin ayrıntılı olarak açıkladığı, projenin uygulama şeklini içeren Uzem-Eba semineri Uzem yayın arşivine yüklendiğinde ( http://www.eba.gov.tr/video/uzem ) sizlere tekrar bilgi verecek, bu sayfadan da sunumu paylaşmaya çalışacağız.

-Videolar, eba.gov.tr adresine 2 bölüm halinde yüklenmiştir. İzlemek için aşağıdaki linklere tılayabilirsiniz.

UZEM 6 Eylül 2012 Canlı Yayını ( Prof. Dr. Abbas TÜRNÜKLÜ 1. Bölüm)

UZEM 6 Eylül 2012 Canlı Yayını ( Prof. Dr. Abbas TÜRNÜKLÜ 2. Bölüm)

Arabuluculuğun esas amacı, tarafların her birinin kabullenebileceği bir çözüme, birlikte müzakere ederek ulaşmalarıdır.

Prof.Dr.Abbas Türnüklü, Anlaşmazlık Çözümü, Müzakere ve Akran Arabuluculuk Eğitim Programı İzmir’in Buca ilçesinde bulunan 18 lisede uygulandığını ve bu proje ile farklılık meydana getirdiklerini belirtiyor. Bu program ile yetiştirilecek  Müzakereci-Arabulucu-Lider öğrenciler sayesinde okullarda yaşanan şiddetin azaltılması hedeflendi. Ayrıca, geleceğin yetişkinleri olan bu öğrencilere, farklılıklarına rağmen toplumun birlik ve barış içinde uzlaşarak yaşamasının önemi öğretildi.

Projenin hazırlayıcısı Dokuz Eylül Üniversitesi Anlaşmazlık Çözümü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof.Dr.Abbas Türnüklü, , Buca’daki lisede 2006 yılında başlatılan projenin, örnek sonuçlara ulaştığını belirtti.

Okulda, çeşitli bölgelerden gelen, sosyo-ekonomik düzeyi düşük, çok farklı kültürden öğrencilerin bulunduğunu bildiren Türnüklü, dolayısıyla okulda öğrenciler arasında anlaşmazlık yaşanmasına yol açabilecek sebeplerin bulunduğuna işaret etti.

“Adalet Bakanlığı’nın davaları azaltma, arabuluculuğu yaygınlaştırma hedefi varsa, okullarda akran arabuluculuğu ve müzakere kültürünün yaygınlaştırılması gerekir” diyen Prof.Dr. Türnüklü, bu kapsamda her yıl öğretmenler ile 9. sınıf öğrencilerine anlaşmazlıkların doğasını, anlaşmazlığın kötü olmadığını, iletişim becerilerini, öfke yönetimini, akran arabuluculuğunu anlattıklarını ifade etti.

Türnüklü, tüm öğrencilere, “kavga etsen kimin seni barıştırmasını istersin, kim seni ikna eder, kime güvenirsin” sorularını yönelterek, okulda görev yapacak “arabulucuları” belirlediklerini kaydetti.

Arabulucu asla nasihat vermedi
Abbas Türnüklü, öğrencilerden aralarındaki anlaşmazlıkların çözümü için şiddet ya da başka yollar yerine önce arabuluculara başvurmalarını istediklerini kaydetti. Türnüklü, ilk başta bazı öğrenciler dirense de öğretmenlerin yönlendirmesi ve arabulucuların bir kaç olayı çözmesinin ardından sistemin oturmaya başladığını söyledi.

Türnüklü, okulda yürütülen uygulamayla ilgili şu bilgiyi verdi: “Okulda farklı kültürden öğrenciler var. Dolayısıyla kültürel çatışmalardan sorunlar çıkıyordu. Ayrıca erkek öğrenciler arasında güç gösterileri, kız öğrenciler arasında daha basit konulardan, birbirlerine söyledikleri herhangi bir sözden anlaşmazlık çıkabiliyordu.”

Öğrencilerin, anlaşmazlık yaşadığında kendilerinin belirlediği arabulucuya başvurmayı benimsediklerini anlatan Türnüklü, “Okulda oluşturulan tarafsız bir odada oturdular, problemin kaynağı ve çözümünü konuştular. Arabulucu onlara asla nasihat vermedi. Sadece ne istediklerini, nasıl sorun aşabileceklerini görmeyi sağlayacak sorular sordu. O görüşmede konuşulanların saklı kalacağını bildiklerinden çok rahat konuştular, sorunlarını çözdüler” dedi.

Okullarda arabulucu odası kuruldu
Buca Milli Eğitim Müdürü Recep Yanık da okuldaki disiplin olaylarının projenin ilk gününden bu yana ciddi oranda azaldığına dikkati çekti. Yanık, öğrencilerin birbirleriyle kavga etmek yerine müzakere ile sorunu çözmeye başladığını vurguladı.

Olumlu sonuçların alınması üzerine projenin 17 okula yaygınlaştırılmasını kararlaştırdıklarını kaydeden Yanık, okullarda “arabulucu odası’ oluşturulduğunu, öğrencilerin bu odalarda sorularını arabulucularla görüştüğünü ifade etti.

Yanık, projenin uygulandığı Aybers Hikmet Karabacak Lisesi’nde, geçen yıl arabuluculara gelen sorunların yüzde 94’ünün çözümle sonuçlanarak “tatlıya bağlandığını” ve bunun sonucunda, çok sık kavga olaylarının yaşandığı okulda disiplin olaylarının azaldığını belirtti.

Sorun yaşayan öğrenciler arabulucuya gidiyor
Okuldaki arabuluculuk sistemi, aralarında sorun yaşayan öğrencilerin, oluşturulan “arabulucu odası”na giderek çözüm talep etmesiyle işliyor.

Arabulucu öğrencilerden Serhat Tan, iki kız öğrenci arasında “kilosuyla alay etme” konusunda çıkan bir soruna ilişkin yaşadığı deneyimi, şu sözlerle anlattı:”10. sınıftan iki kız arkadaş çok sinirli bir halde arabulucu odasına geldi. Gelmeden önce neredeyse kavgaya varan bir tartışmaları olmuş. Odada herkesin eşit mesafede oturduğu üçgen şeklindeki masaya oturduk. Soru formumu çıkardım, sorularımı sormaya başladım. Anlaşmazlık, iki arkadaştan birinin diğerine ’çok şişkosun’ demesiyle başlamış. Bir süre konuştuktan sonra, taraflardan biri, şakanın boyutunu abarttığını, ötekisi de arkadaşının art niyetli olmadığını, kendisinin de biraz fazla alınganlık gösterdiğini kabul etti. El sıkışarak odadan ayrıldılar.”

Arabuluculuk” okul dışında da etkin
Okulun 12. sınıf öğrencisi ve “akran arabulucu” olarak görev yapan Buse Ergüldü, aldığı “arabuluculuk” eğitiminin, okuldaki akranları arasında çıkan sorunları çözmede yardımcı olduğunu bildirdi. Ergüldü, bu eğitim okul dışında karşılaştığı anlaşmazlıkları çözme imkanı sağladığını ifade etti.

Aldığı bu eğitimle okul dışında çözdüğü en önemli sorunun anne ve babası arasında yaşanan ve boşanma aşamasına gelen sorunlar olduğunu anlatan Ergüldü, şöyle konuştu:”Annemle babamın kavgasında arabulucu oldum. Bir tartışmalarında babamı sakinleştirmek için başka bir odaya götürdüm. Onunla konuştum, sorun ve çözüme yönelik sorular sordum. Sonra annemin yanına götürdüm. Konuştular, çözüm için ne istediklerini sordum ve çözüme ulaştılar. 2-3 senedir annemle babam bir problem yaşamıyor. Şimdi babam ne zaman sinirlense odaya götürüyorum. Böylece ailemi kopmaktan kurtardığıma inanıyorum.”
Prof. Dr. Abbas TÜRNÜKLÜ ile Akran Arabuluculuk Projesi üzerine bir video;

 

 

http://egitim.milliyet.com.tr/lisede-arabuluculuk-projesi/lise/haberdetay/14.02.2012/1502060/default.htm

 

Nasıl Soruyoruz, Nasıl Cevap Bekliyoruz?

Bayan Bannon, öğrencilere “Hayır” yada “Yanlış” gibi cevaplar vermemenin, öğrencilerin bir şeyleri anlayabilmesi, öğrenebilmesi açısından çok önemli olduğunu vurguluyor. Bayan Bannon, başka bir yol düşünmemiz gerektiğini vurguluyor ve öğrencilerin söylediklerini onaylayarak, söylediklerinde anlamlı ve yararlı yerler de olduğunu onlara hissettirebileceğimizi aksi takdirde öğrencilerin bizden uzaklaşabileceğini anlatıyor.


Videoda, Bayan Bannon öğrencilerine;
“Çocuklar, olayları yeniden anlatıyorsunuz, bunlar çok güzel ayrıntılar. Fakat sizden ana fikire odaklanmanızı istiyorum.” Diyerek, düşünmeye, farklı cevaplar vermeye itiyor.


Bayan Bannon, cevabı “evet” ve “hayır” yada tek kelimelik olabilecek sorulardan uzak durduğunu, öğrencileri düşünmeye, fikir sunmaya itecek soru tiplerini sevdiğini belirtiyor. Öğrencilere, “böyle değildi” “yanlış gidiyorsun” gibi geribildirimlerinde öğrencileri korkutacağını düşünüyor.

 

 

Uygulamalı Dersler, Etkili Öğrenmeyi Sağlar

Sosyal Bilgiler Öğretmeni Mehmet Ali Doğan, bu dersinde drama kavramına farklı bir açıdan yaklaşıyor. 7.Sınıf müfredatında yer alan Demokrasinin Serüveni adlı ünitede geçen kavramları, öğrencilerin bu uygulama sayesinde çok iyi öğrendiğini belirtiyor. Özel Bahçelievler İhlas İlköğretim Okulunda öğretmenlik yapan Doğan, öğrencilerin kendilerini iyi ifade edebilecekleri ve kendilerini iyi hissedecekleri yöntemlerin her zaman işe yaradığını ve öğrencilerinin etkili öğrenme deneyimi yaşamalarından büyük keyif duyduğunu belirtiyor.



Yapılan drama uygulamasında; TBMM’nin işleyişi, kanunların nasıl yapıldığı, yasama-yürütme-muhalefet-iktidar-kanun teklif ve tasarısı vs. gibi kavramları öğrenciler, en iyi şekilde öğrendiklerini ve çok büyük keyif aldıklarını belirtiyor. Dramada bir grup öğrenci hükümet üyeleri ve milletvekillerini, başka bir grup da muhalefet kanadını temsil etti. Kendi okullarıyla ilgili kanun teklif ve tasarıları hazırlayıp, oluşturulan model meclis ortamında görüşlerini açıkladılar, oylamalara katıldılar.