Kategori arşivi: ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

Flipped Learning: Çocuklar Öğretirken Öğrensin

Meşhur bir Afrika atasözü vardır. “When the music changes so does the dance” (Müzik değişince dans değişir.) Eğitim dünyasında büyük bir değişime şahit oluyoruz.
Müfredatımızı oluştururken, çocukların 21.yy için ihtiyaç duyacakları becerileri dikkate almak durumundayız. Çünkü bu becerilere ihtiyacımız var.


FL2

Edindiğimiz birçok bilgi, onu kullanabildiğimiz oranda değerlidir, aynı zamanda gördüğümüz birçok şey de, onu deşifre edebildiğimiz oranda değerlidir. Bu gerçeklerle bir şeyler yapmak zorundasınız. Müfredatı, üretmeyi teşvik edici şekilde dizayn etmeliyiz. Bunun için de teknolojiyi müfredata etkili bir şekilde entegre etmeye çalışmak durumundayız.
Öğrenciler teknolojiyle öğrenirken, öğrendiklerinin farkına varmazlar. Bağımsız öğrenme ortamında yaptıkları şeylerden keyif alırlar ve aynı zamanda öğrenirler.

FL3

Şunu biliyoruz ki, en iyi öğrenme yollarından birisi de, öğrendiğiniz birşeyi başkasına anlatabilmekle gerçekleşir. Ben, öğrencilerimin de öğretim işine katkı sunabileceklerine inanıyorum. Onlara sorumluluklar verdiğimizde gerçekten mükemmel işler çıkardıklarını görüyorum. Flipped Teaching metodunu bu yüzden kullanıyoruz.


Öğrencilerim bu yöntemle, öğretirken öğrenme tecrübesi kazanıyorlar. Kendi ders içeriklerini hazırlıyorlar ve çeşitli uygulamalar kullanarak online dersler oluşturuyorlar. Bu dersleri öğretmen ve arkadaşları ile paylaşıyorlar. Ve konuları daha iyi öğrendiklerinin farkına varıyorlar.
Onların bu keyfi yaşamalarını görmek beni gerçekten mutlu ediyor.

FL1

Flipped Classroom Nedir? (1.Bölüm)

Flipped Classroom, batı dünyasında son 3 yıldır en çok tartışılan konular arasında yer alıyor. Bir yazı dizisi olarak başladığımız bu konuyu detaylı şekilde ele alacağız. İsterseniz bu ilk yazımızda kavramın nasıl ortaya çıktığından bahsedelim.
2001 yılında Marc Prensky, Dijital Yerliler Dijital Göçmenler kitabında ilk defa “dijital yerli” terimini ortaya attı. Bu eserde günümüz çocukları ve onların öğretmenleri arasındaki nesil farkını tanımlamak için yerli ve göçmen benzetmesi yaptı (Van Slyke, 2003).

flip_2

Onlar her yerde; metroda kulağında IPOD’u ile müzik dinleyen ve elinde cep telefonu ile yazışan genç kız. Seni bilgisayar oyununda yenebilen, ve cep telefonu ve laptoptaki karmaşık problemleri çözebilen sekiz yaşındaki çocuk. Bilgisayar çöktüğünde problemi hemen çözebilen ofisteki genç stajyer. İşte bunlar dijital yerlilerdir (Palfrtey & Gasser, 2008).

tvscreen

Gerçek şu ki, bu jenerasyon çok özel. Onların çalışması, ödev yapması, okuması ve birbirleriyle iletişim kurması öğretmenlerinin büyüme tarzından çok farklı. Bu jenerasyon farkının en etkili sebeplerinden birinin teknoloji olduğu çok açıktır. Modern teknoloji insanların hayatını etkiliyor ve değiştiriyor. Bu değişimin en büyük hissedarı çocuklar oluyor. Dolayısıyla, eğitim dünyası bir dakika ayırıp geleneksel metot, yaklaşım, iletişim, sınav ve etkileşimin öğrencilerle ne kadar uyumlu olduğunu iyice düşünmeli.

flip_4

Mitchel Resnick (2002) bu konuyu şöyle yorumluyor:
“ Bugün çocukların okullarda öğrendikleri bir çok şey kağıt-kalem devri için tasarlanmıştır. Bizim, müfredatları dijital çağa uygun olarak güncellememiz gerekiyor. Bunun birinci sebebi açık: Okullar öğrencileri dijital toplumda hayatta kalmak için gerekli düşünce ve becerilerle donatmalıdır. Bir de ikinci sebebi var: Yeni teknolojiler sadece öğrencilerin neler öğrenmeleri gerektiğini değiştirmiyor, neler öğrenebileceklerini de değiştiriyor” (s.36).
Buna paralel olarak Caperton (2012) diyor ki “Yılların araştırması şunu kanıtladı, yeni bilginin bireyler tarafından özümsenmesi yapılandırmacı, üretici aktivitelerle mümkün, ders anlatımlarının pasif bir şekilde sindirilmesiyle değil.”

flip_3

Watters’a göre (2012) flipped classroom çok yeni bir terim değil ve Khan Academy ya da TED Talks tarafından da bulunmamıştır. Video çekimi derslerin ödev olarak verilmesi Colorado’da matematik öğretmeni olan Karl Fisch’e kadar dayanır. Daniel Pink (2010) “flip thinking” ya da “Fisch flip” ismini verdiği bir hikaye çalışmasını gündeme getirdi. Fakat bunlardan daha önce bir çok eğitimci derslerini dönüştürmenin yollarını arıyordu: kimya öğretmeni Jonathan Bergmann ve Aaron Sams (2007) derslerini kayda aldılar.
Aaron Sams ve Jonathan Bergmann (2013), bu modelde öğrencilerin kayda alınmış dersleri ödev olarak izlediğini ve çalışmalarını sınıf içinde yaptıklarını vurguladı. Bergmann, diğer iki eş yazarla birlikte, flipped classroom konusunda söylenen bazı yanlış anlamaları düzeltmeye çalışıyor: Mesela, flipped modelin sadece online videolardan ibaret olmadığının altını çiziyorlar. Birçok insanın, flipped classroom dendiğinde, aklına hemen videoların geldiğini söylüyorlar. Flipped modelin ders esnasında gerçekleşen anlamlı öğrenme aktiviteleri olduğunu hatırlatıyorlar (Hertz, 2012).

Tom Foust (2012) fipped modelin yeni bir kapı açtığını, ve öğrencilerin öğrenme merak ve isteğini ateşlediğini belirtiyor. Jonathan Martin (2011) şu tavsiyelerde bulunuyor:
“ Derslerinizi dönüştürün, yani öğrenciler sizin derslerinizi (veya MIT profesörleri ve Salman Khan gibi uzmanların derslerini) ödev olarak izlesin ve dinlesin ve siz de sınıf zamanınızı, öğrencilerin daha önceden ödev olarak yaptığı, sınıf içi çalışmalara ayırın: problem çözün, grup çalışmaları yapın, araştırın, işbirliği yapın, çizin ve üretin. Sınıfları laboratuvar veya stüdyo yapın, fakat içerik aktarımını da sağlayın.”


Bir sonraki makalede; flipped modelin tanımı ve öğretmen görüşlerini sizlerle paylaşacağız.

Kaynaklar:

Caperon, I. H., (2012), Before we flip classrooms, let’s rethink what we are flipping to. Education Trends. Retrieved from http://www.edutopia.org/blog/rethinking-the-flipped-classroom-idit-harel-caperton
Foust, T. (2012). Special guest article: A tip of the hat to the flip of the class. Illinois Music
Educator, 73(2), 100.
Hertz, M. B. (2012). The flipped classroom: Pro and con. Technology Integration. Retrieved
from http://www.edutopia.org/blog/flipped-classroom-pro-and-con-mary-beth-hertz
Martin, J. (2011). Advancing the flip: Developments in reverse instruction. Connected
Principals. Retrieved from http://connectedprincipals.com/archives/2775
Palfrey, J., & Gasser, U. (2008). Born digital: Understanding the first generation of digital
natives.
Pink, D. (2010). Think tank: Flip-thinking-the new buzz word sweeping the US. The
Telegraph. Retrieved from http://www.telegraph.co.uk/finance/businessclub/7996379/Daniel-Pinks-Think-Tank-Flip-thinking-the-new-buzz-word-sweeping-the-US.html
Prensky, M. (2001). Digital natives, digital immigrants: On the Horizon, 9(5), 1-6.
Retrieved from http://www.marcprensky.com/writing/Prensky%20
Digital%20Natives,%20Digital%20Immigrants%20-%20Part1.pdf
Resnick, M. (2002). Rethinking learning in the digital age. In the Global Information
Technology Report: Readiness for the Networked World. 3, 32-36.
Samberg, D. (2013). The school of tomorrow is happening today. Verizon Wireless News
Center. Retrieved from http://news.verizonwireless.com/news/2013/01/school-of-the-
future.html
Sams, A., & Bergmann, J. (2013). Flip your students’ learning: Educational Leadership,
70(6), 16-20.
Van Slyke, T. (2003). Digital natives, digital immigrants: Some thoughts from the
generation gap. The Technology Source. Retrieved from
http://depd.wisc.edu/html/TSarticles/Digital%20Natives.htm
Van Vuuren, L. (2013). Technology and generation gap. Retrieved from
http://emspot.com/technology-and-the-generation-gap/
Watters, A. (2012). Top ed-tech trends of 2012: The flipped classroom. Retrieved from
http://hackeducation.com/2012/11/28/top-ed-tech-trends-of-2012-flipped-classroom/

Eğlenceli Dil Öğrenim Siteleri

Bugün sizlere İngilizce öğrenmeyi zevkli ve daha kolay hale getirmek üzerine kurulmuş iki siteyi tanıtacağız: Ello ve Voscreen. Bu siteler her ne kadar bireysel olarak ingilizce öğrenmek ya da ingilizcesini geliştirmek isteyenlerin ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla kurulmuş olsa da, ingilizce derslerinde bu siteleri kullanmak hem sizler için hem de öğrenciler için faydalı olabileceği gibi dersleri daha zevkli hale getirmenizi sağlayabilir.

Elllo.org, seçeceğiniz konudaki metinleri dinleme, sonrasında bu metinler ile ilgili soruları yanıtlama üzerine kurulmuş bir web sitesi.  Diğer sitelerden farklı olarak Elllo biraz daha kapsamlı bir çalışma imkanı sunan bir web sitesidir. Mesela, üzerinde çalışmak istediğiniz metinlerin konusunu seçebilir, ses dosyasının konuşma metnini görebilir, bilmediğiniz kelimelerin açıklamasını (yine ingilizce olarak) dinleyip öğrenebilirsiniz.

e1  e2

Üzerinde çalıştığınız metinlerle ilgili daha sonra kelime, dinleme, çoktan seçmeli ve boşluk doldurma gibi test türleriyle de kendinizi sınayabilirsiniz.

e3e4

Voscreen.com, daha farklı bir yapıda hazırlanmış site. Sitedeki kısa videoları izleyerek, konuşmaları Türkçeye ya da istediğiniz başka dillere çevirerek ingilizce çalışabiliyorsunuz.

4

Karşınıza çıkan videoların (seçtiğiniz dile göre),  konuşma metnini kendi dilinize ya da başka bir dile çevirisini bularak ilerleyip, puan kazanıyorsunuz. İşi eğlenceli yapan ise, videoların filmlerden, çizgi filmlerden ve ya reklamlardan karşınıza çıkması ve videoların  çok uzun olmaması.

1 2

Not: Sitelerin Devamı Eklenecek…

TEDTalks Konseptini Sınıfınıza Taşıyın

Bildiğiniz gibi TED, yenilikçi ve girişimci fikirlerin yayılması ve geniş kitlelerle paylaşılması için kurulmuş global bir organizasyondur. TED, 1984 yılında teknoloji, eğlence ve tasarım kelimeleriyle insanları bir araya getirmeye başlamıştır.
TED konuşmacıları maksimum 12 dakikada dünyayı değiştirebilecek, eğitici ve ilham veren düşünceleri paylaşırlar.


FOTO-(1)

Günümüz öğrencileri bazı konularda büyüklerinden bile daha sıra dışı fikirlere sahipler. Özellikle teknoloji konusunda birçok beceriyi edinmiş olarak okula geliyorlar. Onların bu yönünü iyi değerlendirip, doğru biçimde kanalize etmek gerekiyor. Onlara bolca kendilerini ifade etme fırsatları sunmalıyız. Zira topluluk önünde konuşma yapmak, fikirlerini özgürce ifade edebilmek zor bir iş olmasından öte bu beceriyi kazanmış öğrenci yetiştirme hedefini belki de ilk sıralara koymalıyız.
Dünya çapında milyonlarca izleyici kitlesine sahip TED konuşmaları bu anlamda bizlere bir fikir verebilir.

mad1

Sınıfa güzel bir dekor, öğrencilerle iyi bir hazırlık bu sıra dışı konsepti sınıflarımızda da uygulayabilmemize imkan sunabilir. Sosyal Bilgiler Öğretmeni Mehmet Ali Doğan, işte bu fikri değerlendirmiş ve MADTalks adını verdiği etkinlikle okuluna büyük bir canlılık getirmeyi başarmış. Hatta bu fikir sayesinde TEDx platformunda bile sahne almış. Doğan’a göre MADTalks, farklı sınıf düzeylerinden öğrencilerin, farklı branştan öğretmenlerle bir arada bir dinleyici topluluğuna paylaşım yapılan bir eğitim platformu.

mad3

Öğrenciler, önceden belirlenen bir tema çerçevesinde kendi konuşma metinlerini hazırlıyorlar veya serbest olarak farklı bakış açılarını veya yeni bir fikri topluluk önünde sunuyorlar. Dinleyici öğrenciler, bu etkinliğe mobil cihazlarını getirebiliyorlar ve öğretmen tarafından belirlenen hashtaglerle onların sosyal medyayı kullanması teşvik ediliyor. MADTalks’da konuşmalara ek olarak, müzik, single ya da grup gösterileri de yer alıyor.
MADTalks’da yapılan konuşmalardan bir tanesini aşağıda paylaşıyoruz:

Hem Dil Öğren Hem de Dilini Öğret: eTandem

eTandem, eski bir dil öğrenme yöntemi olan Tandem dil öğreniminin elektronik ortamlar aracılığıyla gerçekleştirilmesine verilen isimdir. Birbirlerinin dilini öğrenmek isteyen iki kişinin çeşitli elektronik ortamlarda bir araya gelerek karşılıklı dil öğrenme ve öğretme faaliyetleri, eTandem dil öğrenimi şeklinde adlandırılmaktadır. Diğer bir deyişle, anadilleri farklı iki kişinin birbirlerinin dillerini yabancı dil olarak öğrenmek için tercih ettikleri alternatif bir yoldur.

eTandem

eTandem dil öğrenimine bir örnek vermek gerekirse; anadili Portekizce olan bir Portekizli, Türkçe öğrenmek istiyor. Anadili Türkçe olan bir Türk ise Portekizce öğrenmek istiyor. Bu iki kişi Yahoo Messenger’da bir araya geliyor ve birbirlerine dillerini öğretiyorlar.

eTandem dil öğreniminde, dil öğrenenler dil ortakları veya dil partnerleri şeklinde adlandırılmaktadır. eTandem dil öğreniminin, dil partnerlerine kazandırdığı farklı avantajlar bulunmaktadır. Öncelikle eTandem; dil partnerlerine, hem yabancı dil öğrenme hem de anadillerini öğretme deneyimini bir arada sunmaktadır. Dilin önemli bir boyutu olan ve çoğu zaman göz ardı edilen kültür aktarımını da ana kaynaktan sağlamaktadır. Öğrenen özerkliği sayesinde, dil öğrenme-öğretme sorumluluğu sağlayarak bağımsız dil öğrenim deneyimi ile mekan ve zaman kısıtlamasının önüne geçmektedir.
eTandem dil öğreniminde, dil partnerleri eşit süreye sahiptirler. Örneğin, 30 dakikalık bir buluşmada her bir partner 15 dakikaya sahiptir. Partnerler, içeriği ihtiyaçları doğrultusunda belirlemektedirler. Örneğin, partnerinizden mesleki İngilizce öğrenebilir ve ona mesleki Türkçe öğretebilirsiniz veya partnerinizle Japonca konuşma becerinizi geliştirebilir ve ona Türkçe konuşma becerisi geliştirmede yardımcı olabilirsiniz. Dillerini öğrenme doğrultusunda partnerlerin karşılıklı sorumlulukları vardır. “Benim öğrenmemden sen, senin öğrenmenden ben sorumluyum” anlayışı doğrultusunda işbirliği yaparlar.

Earth boy

eTandem dil öğrenimi, çeşitli elektronik ortamlarda gerçekleşmektedir. Örneğin, internet üzerinden e-mail yoluyla veya Skype’ta; akıllı cep telefonlarıyla veya eTandem’e yönelik hazırlanmış sitelerin aracılığıyla; Facebook üzerinden… Bir eTandem partneri bulmak ve yabancı dil öğrenirken kendi dilinizi de öğretmek istiyorsanız aşağıdaki siteleri ziyaret edebilirsiniz:

http://www.totalingua.com/
http://www.scrabbin.com/
https://www.facebook.com/events/290154431038982/
http://www.slf.ruhr-uni-bochum.de/