Kategori arşivi: ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

Çocuklar İçin Kod Saati!

MicrosoftKodSaati

Code.org’un tüm dünyada sürdürdüğü, Microsoft’un ise başından bu yana destek verdiği Kod Saati uygulaması, bu yıl da çocukları yazılımla tanıştırdı. Hem de milyonlarca çocuğun severek oynadığı Minecraft oyunu aracılığıyla. Microsoft ve Code.org ekibi bu yılın etkinliğine Minecraft’ı taşıyarak kodun küçük devlerini yazılım dünyasıyla buluşturdu.

Bilgisayar Bilimi Eğitimi Haftası’ndan haberiniz var mı? Bilgisayar bilimlerine küresel katılımı artırmak üzere çeşitli organizasyonlarla tüm dünyada 7-13 Aralık arası gerçekleşen Kod Saati İnsiyatifi’nin üçüncüsünde, çocuklar,  13 Aralık Pazar günü Microsoft Türkiye binasında buluşarak Minecraft Kod Saati eğitimine katıldı.

Tüketici değil üretici nesiller için

Bilgisayar alanında tüketici değil üretici bir neslin yetişmesine destek olan Microsof Türkiye, bu yıl çocukların severek oynadığı Minecraft oyununu yazılım dünyasına açılan bir pencere haline getirdi. Çocuklar ve her yaştan bilgisayar bilimine ilgi duyan bireyler,www.code.org/mc adresinde eğlenceli ve popüler Minecraft ortamında basit kodlamayla tanışıyor. Minecraft oyun tasarımcılarının Code.org ile birlikte oluşturduğu programda, Minecraft’tan Steve ve Alex’in yanı sıra Minecraft’tan esinlenilmiş dünyada 100 milyondan fazla oyuncuya tanıdık gelecek zorluklar yer alıyor.

Altı ve üzeri yaşlar için tasarlanan Minecraft eğitim programı, oyuncuları basit kodlama becerileriyle tanıştırıyor. Oyuncular, iki boyutlu Minecraft dünyasında blokları birleştirerek tüm eylemler tamamlıyor ve bilgisayar kodu yaratarak seyir halinde bulunuyor; madencilik yapmaları, yetenek kazanmaları ve keşfetmeleri cesaretlendiriliyor.

Kod Saati’ne bugüne kadar, ABD okullarındaki her üç öğrenciden biri de dâhil olmak üzere, dünya çapında 180 ülkede ve 40 dilde, 100 milyondan fazla öğrenci katıldı. Bu yıl ise Code.org ve Küresel Kod Saati desteğiyle Microsoft, dünyada 50’den fazla ülkede, binlerce Kod Saati etkinliğine önderlik etti. Etkinlikler Microsoft mağazalarında, ofislerinde, inovasyon merkezlerinde ve Microsoft’un kar gözetmeyen YouthSpark partnerlerinde ve okullarında gerçekleşti. Bu etkinlikler, 7.000 Microsoft Öğrenci Partneri, En Değerli Profesyoneller (MVP’ler) ve gönüllü çalışanlar liderliğinde yürütüldü.

MicrosoftKOdSaati2

Hedef yazılım ekosistemini geliştirmek

Microsoft Türkiye’nin çok yönlü faaliyetlerle Türkiye’de yazılım ekosistemini geliştirmeyi amaçladığını belirten Pazarlama Yöneticisi Behice Funda, yazılım eğitimini sürekli ve güncel hale getirmek üzere Microsoft’un www.acikakademi.com adresinin ücretsiz olarak bu alandaki tüm kişi ve kuruluşlara açık olduğunu belirtti.

MicrosoftKOdSaati3

Yazılım Geliştirme Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise “Bilişim, tüm dünyada şu anda ekonomik büyümenin ve sosyal gelişmenin öncüsü konumunda. Gençlerimizin ve ülkemizin bu treni kaçırmaması çok önemli. Biz Microsoft olarak bu alana çok ciddi bir destek veriyoruz. Girişimciler, mobil uygulamalar yazanlar, eğitim almak isteyenler için farklı platformlarımız mevcut ve şimdi buna Microsoft’un bir yatırımı olan online bilişim eğitimi sitesi www.acikakademi.com adresini Microsoft’un dışındaki yazılımların eğitimine de açtık. Örneğin en popüler oyun yazılımlarından biri olan Unity’yi artık online olarak bu site üzerinden öğrenmek mümkün” dedi.

Kaynak: http://blog.microsoft.com.tr/?p=33621

TEDEd Kulübü ile Okulunuzda Yeni Bir Öğrenme Kültürü Oluşturun

TED Nedir?
TED (Technology, Entertainment, Design) yenilikçi ve girişimci fikirlerin yayılması ve geniş kitlelerle paylaşılması için kurulmuş global bir organizasyondur. TED, 1984 yılında teknoloji, eğlence ve tasarım kelimeleriyle insanları bir araya getirmeye başlamıştır. Yayılmaya Değer Fikirler sloganıyla 25 yıl önce California’da dört günlük bir konferans olarak başlayan TED, zaman içinde girişimleriyle dünyayı değiştiren fikir önderlerini ve fikirleri destekleyen bir kuruluş haline gelmiştir. Her yıl düzenlenen TED Konferanslarında, dünyanın önde gelen düşünürleri 18 dakikalık konuşmalar yapmaktadırlar. Gerçekleştirilen konuşmalar daha sonra TED.com adresinde ücretsiz olarak yayınlanmaktadır.

TED
Görsel Kaynağı: http://www-tc.pbs.org/wnet/ted-talks-education/files/2013/04/Harvey-Theater-BAM-closer-Ryan-Lash_0649.jpg
TED konuşmacıları maksimum 18 dakikada dünyayı değiştirebilecek, eğitici ve ilham veren düşünceleri paylaşırlar. TED, farklı disiplinlere ait önemli düşünce biçimlerini keşfedip yaşama ve iş hayatına uyarlayabilecek bir merkez haline gelmiştir. Ezber bozan fikirler, sıra dışı sunumlarla ve güçlü bir ilham kaynağıdır.

TEDEd Club Nedir?
Dünyanın en büyük konferans platformu olan TED’in dünya çapında okullar için başlattığı TED-Ed Club faaliyeti öğrencileri, yenilikçi fikirlerini TED tarzı konuşmalarla yaymaya davet ediyor. Bu faaliyetler kapsamında öğrenciler, TEDEd tarafından sağlanan müfredat doğrultusunda sunum hazırlama, topluluk önünde konuşma, video hazırlama, animasyon ve çeşitli dijital çalışmalar yapma becerilerini geliştirme fırsatı elde etmektedirler.

20141112_155050
TED-Ed Club gençlere, tutkularının peşinde koşmalarına imkan sağlamak için yer ve zaman vermeyi ve onları fikirlerini sunma konusunda kısa süren, TED benzeri konuşmalar ile desteklemeyi hedefliyor. TED-Ed Club olarak adlandırılan bu programın misyonu, tüm dünyadaki gençlerin en güzel fikirlerini takdir etmek, kutlamaktır.
TED’e yapılan lisans başvurusunun ve belirtilen şartları sağlama sürecinin ardından siz de okulunuzda TEDEd Club faaliyeti başlatabilir ve gençlere çok önemli bir imkan sunabilirsiniz.

FullSizeRender (4)
TEDEd tarafından 13 tane önerilen toplantı var. Her bir toplantı kulüp üyelerine, ayrı bir sunum becerisi geliştirme konusunda destek olur. Son toplantıda kulüp üyeleri, fikirlerini kısa süren, TED benzeri konuşmalar ile sunarlar. Öğretmenler, sunumların TEDEd’de ya da her yıl yapılan TED Gençlik Konferansında gösterilmesi için öğrencilerini aday gösterebilir.
FullSizeRender (2)
Ayrıntılı bilgi ve başvuru için: ed.ted.com/clubs

Tweet Atarak Okuma Yazma Öğrenilebilir mi?

Acaba sosyal medya bir eğitim aracına dönüştürülebilir mi?

Fransa’da çocuklara harfleri öğretmek için Twitter’ı kullanan öğretmenler, Güney Kore’de İngilizcelerini geliştirmek için Skype’la farklı ülkelere bağlanan çocuklar ve Amerika’da eski edebiyat eserlerini öğrenmek için Vine ve İnstagram programlarını kullanan lise talebeleri…

Kalem ve defterler bir kenarda duruyor, çünkü bu ana okulunda öğrenciler tablet kullanıyorlar. Eylül ayında öğretmenleri onlara Twitter kullanmasını öğretti. Artık çocuklar, öğrenirken eğleniyorlar.

Yeni teknolojilerden uzak durarak, öğretmen Twitter’a eğitim amaçlı katıldı. Sosyal medyayı, özellikle okuma yazma gibi günlük aktivitelerin hizmetine soktu. Böylece iletişim kurarak öğrenme süreci başladı.

Corinne Vanstraceele, Okul müdürü: “Bu işe ilgileri var çünkü yazdıkları şeylerin okunacağını biliyorlar. Ayrıca bugün, erkenden yazdıkları şeylere cevap ve tepki alma fırsatımız da var. Bu durum onların ilgisini çekiyor. Bu ilk amacımız sonraki hedef ise onlara harfleri öğretmek.”

Fikir aşamasından harflerin seçimine cümleleri özenle oluşturmak için, öğretmenlerin gözetimi ve izni altında öğrenciler birbirlerine yardım ediyorlar. Tweet atmak onları motive eden hedefleri oluyor. Yine de, el yazısını bırakmamak gerekir.

İlk okullarda okumaya çalışan çocukları görmek sıradan bir şey. Bazen Twitter’da yazmak ilgi çekici olabiliyor. Öğretmen Jean Roch Masson’a göre Twitter, sınıftaki bir numaralı motivasyon aracı. Avrupa’da, Twitter’ı okuma yazma öğretmek için kullanan ilk kişi o olmuş.


twitter
Her dönem başında öğretmen kısa bir toplantı düzenliyor. İlk isteksizlik aşıldıktan sonra veliler hemen işi kavrıyorlar.

Öğretmen, interneti en iyi şekilde öğrenmeleri için öğrencilerine bir Twitter şifresi uyguluyor. Onları internetin tehlikelerinden korumak için bir yol da denilebilir.

Skype’la İngilizce öğrenen Güney Koreli öğrenciler:

Bu okulda internette sohbet etmek serbest. Bu Koreli öğrenciler haftada bir gün, dünyanın farklı yerlerindeki öğrencilerle sosyal medya vasıtası ile konuşup, sohbet ediyor. Bu hafta, Tayvanlı öğrencilerle konuşacaklar. Son teknolojiyi dil öğrenmek için kullanıyorlar.

Seul yakınlarında bulunan bu okul British Council’in müfredatına katılıyor. Bu uluslararası program, dünyanın farklı ülkelerinden öğrencileri bir araya getirip bu yeni teknoloji sayesinde öğrencilerin İngilizce yetilerini geliştiriyor.

Jeongyeon Hwang, İngilizce öğretmeni: ‘‘Bazı öğrenciler tayvanlı arkadaşları ile konuşabilmeyi hayal bile edemezdi. Şimdi teknoloji sayesinde öğrenciler İngilizce öğrenme konusunda daha rekabetçi oldu.’‘

Skype ve diğer sosyal medya programlarını kullanan sınıfların fotoğraf paylaşmak için Facebook hesapları dahi var. Tabi sıkı bir şekilde denetleniyor.

İngilizce derslerinde Koreli öğrencilerin sözlük kullanmaları yasak. Fakat öğrenciler bu derslerde, daha iyi bir konuşma hazırlayıp bağlantı kurulan sınıfa göndermek için cep telefonlarını sözlük olarak kullanabiliyor.

Hyekyung Hye, Okul müdürü: ‘‘Koreli aileler İngilizce eğitimi konusuna çok ilgililer. Çocuklarının akıcı bir İngilizce konuşmasını istiyorlar. Bunun yanında öğrenciler Skype veya internet sayesinde uluslararası öğrencilerle iletişim sağlıyorlar. Biz de müfredatımızı genişletip, öğrencilerin daha çok teknoloji kullanarak İngilizcelerini ilerletmelerini istiyoruz.’‘

Seul’de yaklaşık 70 sınıf bu sistemi kullanıyor ve her geçen gün daha fazla ülke bu yolu kullanarak, yabancı dil öğrenmek istiyor.

İlgili linkler:

www.facebook.com/pages/Insu-Elementary-Schools-connecting-classrooms-South-Korea/238885822877080

schoolsonline.britishcouncil.org/programmes-and-funding/linking-programmes-worldwide/connecting-classrooms

Vine ve Instagram’ı kulllanarak İngiliz edebiyatı öğrenmek:

Sabrina ve Susan Beowulf destanını öğreniyor. Lise talebeleri eski bir İngiliz şiirine hazırlanıyor. Görevleri ise en sevdikleri bölümü canlandırıp, sadece 7 saniyelik videolar paylaşılabilen Vine sitesine yüklemek. Öğrenciler bunu yaparken eğleniyorlar.

Videolarını Dünya Edebiyat Tarihi hocalarına gösteriyorlar. Jodie Morgenson bu çalışmayı internete yüklemeden önce puan veriyor.

Sabrina Barton, Öğrenci: ‘‘Sınıfta Vine videoları yapmayı seviyorum çünkü dersi elle tutulur bir hale getirip onu daha iyi anlamamızı sağlıyor.’‘

Susan Sherman, Öğrenci: ‘’ Bu yöntem gerçekten de etkileşimi artırıyor ve oturup sıkıcı bir şekilde kitap okumaktan daha öğretici oluyor.’‘

Her öğrenci, dünya klasiği eserleri seçip video kaydediyor.

Dersler sadece edebiyat eserlerinden bir parça sunmuyor. Öğrenciler eski İngiliz destanı Beowulf’u tamamen kitaptan okuyor. Yani sosyal medya ‘kitap okumanın yerini’ almıyor. Yeni teknoloji, eski eserleri genç beyinlerin anlamasını sağlıyor. Öğrenciler, sosyal medyanın öğrenme konusunda yardımlaşmalarını artırdığını söylüyor.

Vine videoları öğrencileri sadece ders içeriği ile bağdaştırmıyor. Sosyal medya onları ders içeriğini öğrenmeleri konusunda daha istekli yapıyor ve eğlendiriyor.

Mason Tyler, Öğrenci: ‘‘Beowulf eserinin dili çok ağır. Vine videolarında bu dili anlıyacağımız hale getiriyoruz.’‘

Morgenson Vine projesine bir sene önce başladı. Bu sayede öğrencilerin ders içeriğinin nasıl iyi bir şekilde öğrenebilineceğini gördüğünü söylüyor. Öğrenciler, artık eski edebiyat eserlerini dahi severek okuyor ve bunu bir zorunluluk olarak görmüyorlar.

Jodie Morgenson, Öğretmen: ‘‘Lise talebeleri tiyatroyu pek sevmiyor. Beowulf ve eğlence bazen bir arada gitmez. Ancak sosyal medyayı seviyorlar. Vine projesi de sevdikleri bir yöntem. Eğitim ve eğlenceyi harmanlayabilirsem ne mutlu bana…’‘

Morgenson aileleri de sosyal medyaya dahil ederek, çocuklarının ne yaptığını görmelerini istiyor. Twitter ve Instagram, kullandığı diğer uygulamalar. Hailey’in annesi, kızının Grendel canavarını oynamasından büyük mutluluk duymuş.


Tweet atarak okuma yazma öğrenilebilir mi? from Gelecek Eğitimde on Vimeo.

Teknoloji ve sosyal medya uygulamalarını kullanarak, öğrenmeyi güncel ve zevkli hale getirmek… İşte bütün mesele bu…

Kaynak: Euronews

http://tr.euronews.com/2014/05/02/tweet-atarak-okuma-yazma-ogrenilebilir-mi/

Duolingo İle Eğlenceli Dil Öğrenimi

Duolingo, kendi kendinize dil öğrenmek, yabancı dilinizi geliştirmek için gamification yani oyunlaştırma yöntemi ile hazırlanmış mükemmel bir dil öğrenme aracıdır.  https://www.duolingo.com/ web sitesinden erişebileceğiniz gibi, iOs ve Android uygulamaları ile de her an cep telefonu ve tablet cihazlarınıza yükleyeceğiniz uygulama ile eğlenceli bir şekilde dil öğrenmeye başlayabilirsiniz.

Screenshot_2014-03-10-14-02-07

 

Duolingo, küçük ve eğlenceli dersleri ile her an, her yerde öğrenmek istediğiniz dil ile ilgili pratik yapmanıza imkan veriyor. Harika bir oyunlaştırma gamification öğeleri taşıyan Duolingo, sadece kendiniz için değil, sınıfınızda da kullanabileceğiniz bir uygulama olabilir. Yabancı dil derslerinde sınıf içerisinde Duolingo’nun aktivitelerini çok rahatlıkla kullanabilirsiniz. Bunu yaparken, uygulamayı siz kullanıp, öğrencilere etkinlikleri yaptırabileceğiniz gibi, öğrencilerinize de bu uygulamayı kullandırabilir, içeriğindeki sosyal etkileşim ile uygulamayı kullanan öğrencilerinizin gelişimlerini takip edebilirsiniz.

Duolingo, diğer uygulamalardan farklı olarak çok farklı çalışma metotlar sunuyor. Bunların arasında, yazılı cümleleri tercüme etme, görsellerle kelime öğrenimini destekleme, duyduğunuz cümleyi İngilizce (veya diğer dil) olarak yazma ya da tercüme etme, bir cümleyi doğru telaffuz etme gibi çeşitli aktiviteleri barındırması Duolingo’yu daha cazip hale getiriyor.

iTunes: https://itunes.apple.com/us/app/duolingo-learn-languages-for/id570060128?mt=8

Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.duolingo&hl=tr

Yüksek Öğretimde Teknoloji Kullanımına Etkileyici Bir Örnek

Yüksek öğretim derslerinde kollektif bir blog oluşturma fikrinin harika sonuçlar ortaya çıkarması üzerine, öğrencilerimle birlikte inşa ettiğimiz güzel bir uygulamayı paylaşmak istiyorum.
İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Programı Pub315 dersi için hazırlanan blogu kurma amacım, yeni nesil iletişim teknolojileri ve imkanlarıyla öğrencilerimin fikir ve düşüncelerini buluşturmak ve bunların yazıya dönüşmüş halini herkesin okuyabileceği şekilde paylaşmak…

blog2

Bu blogda yer alan tüm içerikler #Pub315 dersi öğrencilerine aittir. Yazılan tüm içerikler “kolektif” bir blog çalışması için hazırlanmaktadır. Blog içerisinde derste işlediğimiz konular, güncel iletişim konuları ve iletişim teknolojileri hakkındaki öğrencilerin görüşleri yer almaktadır. Ayrıca Pub315 dersine ait güncel gelişmeler ve duyurular da bu sayfadan paylaşılmaktadır.

2013-2014 Akademik takvimi içerisinde 14 hafta boyunca öğrencilerin dijital dünya, iletişim ve sosyal medya hakkında tüm görüşlerine bu sayfadan ulaşabilecek. Sayfanın sağ tarafında yer alan öğrenci isimlerinden yazılarını okuyabilirsiniz. Yazıların tüm sorumluluğu öğrencilerin kendilerine aittir.

blog1

Derse katkıda bulunmak isteyen tüm iletişim sektörü profesyonelleri bizimle iletişime geçerek dersimize katkıda bulunabilirler. Pub315 dersine ait güncel TweetNotları okumak isterseniz Twitter Etiketimiz #Pub315‘tir.
Bu blogun oluşmasında katkıda bulunan tüm öğrencilerime teşekkürlerimle…

Blogumuzu Lütfen İnceleyin: http://pub315.com/