Kategori arşivi: Online Araçlar

Google for Edu’dan yepyeni uygulama: “Clasroom”

Öğretmeye daha fazla, teknolojiye daha az zaman ayırın.
Google Apps Eğitim Sürümü’nde öğretmenlerin ödevleri hızlı bir şekilde oluşturup düzenlemesine, verimli bir şekilde geri bildirim sağlamasına ve sınıflarıyla kolayca iletişim kurmasına olanak tanıyan yeni ürün Classroom’a hoş geldiniz. Classroom; öğrencilerin, çalışmalarını Google Drive’da düzenleyip tamamlamasını ve teslim etmesini, öğretmenleri ve arkadaşları ile doğrudan iletişim kurmasını sağlar.

Classroom; zamandan tasarruf etmelerine, sınıfları düzenli bir şekilde tutmalarına ve öğrencilerle iletişimlerini geliştirmelerine yardımcı olmak için öğretmenlerle el birliğiyle tasarlanmıştır.
Google Dokümanlar ve Drive ile basit ödevler
Öğretmenler Classroom’da ödev oluşturduğunda tek bir dokümanı paylaşmayı seçebilir veya her öğrenci için otomatik olarak birer kopya oluşturabilirler. Öğrenciler ödevlerini doğrudan Classroom’dan veya Google Dokümanlar’dan teslim edebilir ve öğretmenler de hangi öğrencilerin ödevini teslim ettiğini tek bir yerden kolayca görüp geri bildirim ve not verebilir.

Arka planda Classroom, tüm ödevleri ve sınıf materyallerini Google Drive’da otomatik olarak klasörlere yerleştirir.
Sınıflar için yararları
Kolay kurulur
Öğretmenler öğrencileri doğrudan ekleyebilir veya katılmaları için sınıflarıyla bir kod paylaşabilir.

Zaman kazandırır
Basit, kağıtsız ödev akışı; öğretmenlerin tamamen tek bir yerde ödevleri oluşturmalarına, incelemelerine ve not vermelerine olanak tanır.

image image image

Düzeni artırır

İletişimi geliştirir
Classroom akışı; öğretmenlerin sınıfa duyuru ve soru göndermesine olanak tanır. Öğrenciler akışta yayın paylaşabilir ve arkadaşlarına yardımcı olabilir.

Uygun fiyatlı ve güvenli
Classroom tamamen ücretsizdir; reklam içermez ve öğrenci verileri hiçbir zaman reklam amaçlarıyla kullanılmaz. Classroom etkinliği, yalnızca sınıf üyeleriyle kısıtlıdır ve öğrenciler yalnızca okullarının Google Apps Eğitim Sürümü alan adları dahilindeki sınıfların üyesi olabilirler.
Classroom’u kullanmaya başlayın
Zaten Google Apps Eğitim Sürümü kullanıyorsanız ve ilk önizlemeye katılmak istiyorsanız lütfen buradan kaydolun.

Ayrıntılı bilgi için şu bağlantıyı inceleyebilirsiniz: http://www.google.com/edu/classroom/

 

 

 

Kahoot! ile Eğlenceli Sınıflar

Eğlence, öğrenme ortamlarının en önemli ihtiyaçlarındandır. Peki bir sınıf ortamına eğlence nasıl katılır? Elbette bunun birçok yolu vardır. Bazen oyunlaştırmayla, bazen bir yarışmayla, bazen de grup çalışmalarıyla bunu sağlarsınız. Bu yazıda, az önce saydıklarımızın tümünü ve daha fazlasını bir arada sunan, oyun tabanlı bir sınıf içi quiz platformu olan Kahoot’tan bahsedeceğim.


kahoot_ic1

Kahoot, oyun tabanlı öğrenme platformudur. Ders öncesinde hazırladığınız soruları sınıf ortamında ekrana yansıtarak, öğrencilerinizin internete bağlanabildikleri herhangi bir cihaz üzerinden (masaüstü bilgisayar, notebook, tablet, telefon, vs.) doğru cevabı bulmaya çalıştıkları ve cevapları karşılığında puan topladıkları bir web aracıdır. Kulağa çok güzel geliyor değil mi?
Kahoot platformunu ister dersinize başlamadan öğrencilerinizin hazır bulunuşluğunu ölçmek için kullanın, ister ders arasında biçimlendirici değerlendirme için, isterseniz de konu-ünite sonlarında ölçme yapmak için kullanın, her şekilde öğrenci motivasyonunu dinamik tutabilirsiniz.


kahoot-ic2

Kahoot kullanırken sınıfınızda müthiş bir eğlence havasına şahitlik edebilirsiniz. Öğrencilerin hareketliliğini ve aralarında oluşan güzel bir rekabet ortamını keyifle seyredebilirsiniz. Aşağıdaki videoda Kahoot uygulaması için nasıl içerik oluşturacağınız anlatılıyor.


Kahoot kullanımını adım adım anlatacak olursak;
http://getkahoot.com adresine girin ve ücretsiz bir üyelik oluşturun.
– Quiz, discussion(tartışma) veya survey(anket) çeşitlerinden uygulamak istediğimiz türe tıklayın.
– Örneğin quiz seçeneğini işaretlediniz. Quize bir ad vererek soru ve cevapları gireceğiniz ana ekrana geçiş yapın.
– Yeni soru eklemek için +add question butonunu kullanın ve doğru cevapları correct butonuyla tanımlamayı unutmayın.
– Süre ayarlamanızı da yapıp devam edin.
– Language (dil) ve Primary audience (hedef kitle) kısımlarını belirleyip Next: cover image’e tıklayın.
– İsterseniz bir kapak fotoğrafı seçebilirsiniz ancak bu zorunlu değil. Done’a tıkladığınızda quiz uygulamaya hazır hale gelir.
– Öğrenciler kahoot.it adresine girerek, tarafınızdan oluşturulan quizin pin kodunu cihazlarına girerler ve öğretmen tarafında play butonuna basıldığında artık sınıfta atmosfer değişecektir 🙂 Deneyin göreceksiniz.

Google Öğretmenler Tarafından Keşfedilmeyi Bekliyor-3

“Google Öğretmenler Tarafından Keşfedilmeyi Bekliyor” yazı dizimizin üçüncü bölümüyle makalemize devam ediyoruz. Önceki makalemizde, Google Maps, Google Play Store, Google Plus, Google Hangouts, Google Haberler, Youtube, Blogger, Google Siteler ve Google Gruplar’dan bahsettik. Bu makalemizde Google Drive‘ı sizlere anlatacağız.

Eğer önceki makaleleri okumadıysanız, aşağıdaki bağlantıları kullanarak  bu makalelere erişebilirsiniz.

http://egitimtrend.com/google-ogretmenler-tarafindan-kesfedilmeyi-bekliyor/

http://egitimtrend.com/google-ogretmenler-tarafindan-kesfedilmeyi-bekliyor-2/

drive

Bulut depolama hizmetleri her ne kadar internetin kullanıldığı yıllardan beri var olsa da, son yıllarda daha da kullanılır olmaya başladı. DropBox, Box, Copy, SkyDrive vb. web servislerinin sağladığı ücretli/ücretsiz alanlar ile kullanıcılar her an her yerden dosyalarına erişebilme imkanı sahip oluyor. Belki de yaşadığımız teknoloji çağının bir gereği olarak, dökümanlara her yerden erişebilme, uzun yıllar güvenli bir şekilde saklayabilme imkanı bu servisleri daha da ön plana çıkardı. Bir bulut depolama alanı olarak bilinen Google Drive, aslında  sağladığı hizmetleri, içinde barındırdığı uygulamaları da düşünüp değerlendirdiğimizde ve diğer bulut depolama servisleri ile karşılaştırdığımızda, Google Drive’ın diğer tüm bulut depolama servislerinden çok daha iyi hizmeti kullanıcılarına sunduğunu söyleyebiliriz.

1

Google, size sağladığı ücretsiz 15 GB boyutundaki depolama alanıyla da diğer bulut servislerinden bir adım öne çıkıyor. Ayrıca,  Google Drive, bir Google hesabını olan her kullanıcının sahip olabileceği Google ofis dökümanlarının kullanımına erişim imkanı sunuyor. Yani, Google Drive hesabınızda döküman, sunu, tablo ve form (bir nevi Word, Excel, PowerPoint) dosyaları oluşturmanız mümkün. Aynı zamanda, mevcut dosyalarınızı/klasörlerinizi Google Drive’a kolayca yükleyeyip, internet tarayıcınız üzerinden başka hiç bir ayrı yazılıma ihtiyaç duymadan görüntüleyebilir, başkaları ile paylaşabilirsiniz.

4ı

Google Drive masaüstü klasör uygulaması ise Drive hesabınızdaki tüm dosyalarınızı veya diğer tüm cihazlarınızdaki dosyalarınızı bilgisayarınızla senkronize hale getirmek için kullanabileceğiniz bir diğer özellik. Google Drive alanınızın sağ tarafında bulunan “Drive’ı masaüstünüze bağlayın” linki ile size sunulan programı bilgisayarınıza indirip kurarak, Google Drive’daki tüm klasör ve dosyalarınıza her an bilgisayardan erişim sağlayabiliyorsunuz. Ayrıca, bu masaüstünüze kurulan drive bağlantı klasörü ile otomatik olarak dökümanlarınızın senkronize olmasını sağlayabiliyorsunuz.

Tüm bunların yanında Google Drive’ı diğerlerinden daha da farklı kılan bazı özelliklerden bahsetmenin sırası geldi.

5

* Google Drive, size oluşturduğunuz dökümanları (veya sizinle paylaşılan dökümanları) aynı anda birden fazla kişi ile birlikte düzenleyebilme imkanı sunuyor. Ve yapılan her değişikliği, düzenlemeyi kayıt altına alarak dökümanınızda kim tarafından hangi değişikliğin yapıldığını görüp, istediğiniz sürüme geri dönme imkanı sunması Google Drive’ı farklı kılan özelliklerden ilki.

 

* Benim en çok beğendiğim özelliklerinden biri ise, bir PDF yada resim dosyasındaki metinleri otomatik olarak metin (tekst) haline çevirebiliyor olmasıdır. Bir PDF dökümanını yükleme yaparken, Google Drive size bunu metin dökümanına çevirip çevirmek istemediğinizi soruyor. Eğer, dökümanı dönüştürmeyi seçerseniz, aşağıdaki görseldeki göründüğü gibi bir sonuç elde ediyorsunuz.

biı

* Google Drive’ın diğer bir uygulaması ise içeriğinde not alma, notlarınıza hatırlatıcı ekleme, yapılacaklar listesi hazırlama gibi özellikleri barındıran Google Keep uygulamasıdır. Google Keep ile notlarınızı bulut depolama alanınızda saklayabilir, istediğiniz zaman istediğiniz cihazdan (mobil uygulamaları mevcut) ulaşabilirsiniz.

7

* Google Formlar, Google Drive’ın diğer bir uygulaması. Formlar ile çevrimiçi anket yapabilir, topladığınız yanıtları bir e-tabloda düzenli bir şekilde organize ederek sonuçları inceleyebilirsiniz. Aynı şekilde toplandığınız verileri grafiğe de döküp araştırmanız/anketiniz hakkında hızlı bilgi sahibi olabilirsiniz. Google Formlar biz eğitimcilerin belki de en çok işine yarayacağı uygulamalardan biridir. Zira bu uygulama ile öğrencilerinize anketler yollayabilir, quiz, hatta sınav bile yapabilirsiniz. Google formlara çoktan seçmeli, paragraf, dereceli yanıtları girilebilen farklı soru tipleri ekleyebiliyorsunuz.

8 9

Örneğin, şu bağlantıda hazırlamış olduğumuz basit bir form mevcut: https://docs.google.com/forms/d/1W4h55OMvvFzUecYX5dA4qNgotMde-R9x8FUx2XZAZ40/viewform form gönderildikten sonra “Önceki yanıtları görüntüleyin” seçeneğine tıklayarak gönderilmiş yanıtlarla ilgili verilere, grafiklere ulaşabilirsiniz.

4

Hazırladığınız formları bağlantı adresi ile istediğiniz platformda, istediğiniz kişilerle paylaşabileceğiniz gibi sadece belli bir gruba, belli kişilere de formu e-posta içine entegre edilmiş şekilde gönderebilirsiniz.

maildrive

Google Drive’ın diğer uygulamaları ise şunlardır;

Çizimler: Oluşturulması kolay grafikler ve şemalarla dokümanlarınıza, sunularınıza ve web sitelerinize renk katın.

Apps Komut Dosyası: Doğrudan Oluştur düğmesini kullanarak yeni uygulamalar ekleyin veya Drive koleksiyonundaki tüm uygulamaları görüntüleyin.

http://www.google.com/drive/about.html

 

Google Doküman’a Sesli Yorumlar Eklemek Istermisiniz?

Google Drive sizlerin sadece dosyalarınızı yerleştirebileceğiniz bir bulut uygulaması olmanın ötesinde, aynı döküman üzerinde birden fazla kişinin ortak çalışmasına da imkan sağlamaktadır. Öğretmen olarak olarak bizler derslerimizde grup projeleri kapsamında google drive ı kullanabiliriz.

Bugün sizlerle paylaşmak istediğim uygulama google drive la çalışan üçüncü parti bir yazılım. Uygulamanın ismi Kaızena bu uygulama sayesinde daha önceden oluşturduğumuz google dökümanlarına sesli yorumlar eklemenize olanak sağlamaktadır.

k

Bu uygulamaya sayesinden öğrencilerinizin hazırladığı ödev ya da projelere sesli yorumlar ekleyerek onlara geri bildirimler verebilirsiniz. Aşağıdaki adımları takip ederek Kaizena uygulamasını yükleyebilir ve kullanmaya başlayabilirsiniz.

 

1- Google hesabınıza giriş yapın ve “Daha fazla uygulamayı bağlayın” linkini tıklayın.

1

2- Gelen pencerenin arama kısmına “Kaızena” yazarak aramayı aşlatın.

2

3- Uygulamayı bulduktan sonra “Bağla” tuşuna basarak uygulamayı ekleyin.

3

4- Ses kaydını ekleyeceğiniz dosya üzerinde sağ tıklayın. Gelen menüden “Birlikte Aç” ı tıklayarak açılan menüden uygulamayı seçin.

4

5- Ekrana gelen menüden dosyanızı seçin.

5

6- Sesli yorum yapmak istediğiniz yazıyı seçer seçmez ekranda mikrofon logosunu göreceksiniz. Bu logoyu tıklayarak kayıt işlemine başlayabilirsiniz.

6

7-  “Kayıt”  tuşuna basarak işleme başlayın. işleminiz bittikten sonra “Done” tuşuna basarak kayıt işlemini tamamlayınız.

7

Bu aşamadan sonra bu dökümana erişimi olan herkes bu ses kaydını dinleyebilir.

 

iPad Ekranını Bilgisayar ya da Projektöre Yansıtmak

(Apple TV ye göre daha ucuz ve  işe yarayan alternatif bir yöntem)

 

Hiç iPad ekranınızı bir bilgisayar  ya da  projektör ekranına nasıl bağlayabileceğinizi düşündünüz mü? Bunun için Apple TV var dediğiniz duyar gibiyim. Tabi ki, Apple TV’yi normalde iPad standard bir parçasi olarak eklediğiniz bu yansıtma özelliği için kullanabilirsiniz. Fakat Apple TV den ya da yazının başlığından belki de yanlış anlaşılabileceği üzere Apple TV’nin yerine gececek sihirli bir cihazdan bahsetmiyorum. Eğer bizim gözümüzle (son derece popülar olan, ama sınıf içi uygulamaya gelince bazen zorlandığımız iPad’i kullanmaya çalışan eğitimciler olarak) bu olaya bakacak olursanız, size bahsedeceğim ürün için neredeyse sihirli bir cihaz diyebiliriz.

 

airplay22

Eğitim bütçelerinin kısıntıya uğradığı günümüzün zor ekonomik şartlarında, fazla pahalı olmayan ve Apple TV’nin Airplay fonksiyonunu kullanan alternatif bir çözüm, hepimizin büyük bir sevinçle karşılayabileceği bir çözüm olurdu.

İsterseniz bir hesap yapalım. Amerika’da 99 dolara satılan Apple TV’ye ek olarak, bir de iPad’i  projektöre ya da bilgisayara bağlamak için bir HDMI kablosunu (yaklaşık 20 dolar) da sayalım. Eğer projektörünüz eski bir model ve HDMI’ı desteklemiyorsa, ekstra bir HDMI’ı VGA’ya bağlama kablosu da (yaklaşık 10 dolar) gerekebilir. Kaba bir hesapla, bu basit isi gerçekleştirmek için 130 dolar kadar para harcamanız gerekiyor.

 

airserverondesktop-620x350

Neyse ki, iki küçük yazılım cebinizi yakmadan size bu konuda yardımcı olabilir. Uzun suren ayrıntılı araştırmalar sonunda, “Airserver” ve “Reflection” adında iki yazılım buldum. Ne düşündüğünüzü biliyorum, hayır , bunlar birer iPad uygulaması değiller. Her iki program da Windows ya da Mac bilgisayarınıza kurulan küçük yazılımlar. Her iki programda genel itibariyle ayni mantıkda çalışıyorlar. Bu programlar herhangi bir kablosuz ağa bağlı olduğunuz müddetçe, ayni ağ üzerinden iPad’iniz ile iletişeme geçebiliyorlar. Bu iletişimi ise iPad’in AirPlay özelliğini kullanarak sağlıyorlar. Hem iPad’inizin ve hem de bu iki programdan birinin ayni kablosuz agda bagli olduklarina emin olduktan sonra, iPad’iniz bilgisayarınızı otomatik olarak AirPlay üzerinden görecek ve bu durumda iPad ekranınız bilgisayar ekranına bu yazılımlar sayesinde aktarılabilecek. Bu yazıda her iki yazılımı da kısaca değerlendireceğim:

Reflection ya da AirServer, Hangisi Daha İyi?

AirServer

Airserver 7 günlüğüne bedava olarak http://www.airserverapp.com adresinden indirilebilir. Fakat, deneme süresi dolunca, program için lisans satın almanız gerekiyor. Standard lisans 14.99 dolar ile size bir kişi için 5 değişik bilgisayara kadar programı kullanma hakki tanıyor. Öğrenci ve Öğretmenler için indirimli lisans fiyatı ise 11.99 $ olup 3 bilgisayara kadar programı kullanma hakkı veriyor. Öğrenci yada öğretmen lisansı alabilmek için .edu uzantılı bir mail hesabi kullanmanız gerekebilir.

airserver2

Eğer Airserver’in nasıl çalıştığını görmek istiyorsanız, bu link üzerinden izleyebilirsiniz (İngilizce)

Bu linkden de AirServer ile Apple TV kıyaslaması hakkında bilgi alabilirsiniz.

Yaptığımız denemelerde, “AirServer”,  “Reflection”’a göre  özellikle görüntüyü ve sesi neredeyse gecikmesiz bir şekilde aktardığını tespit ettik. Ayrıca özellikle video oynatılması esnasında aktarma sırasında ve senkronize bir şekilde iPad deki görüntü ve sesin bilgisayara aktarılmasında sorunlar yasayabilirsiniz.

Reflection

Refletion’ın tek kişilik lisansı 14.99$. Reflection’i deneme sürümü de bulunuyor fakat sadece her programı açtığınızda sadece 10 dakika kadar kullanmanıza izin veriyor! Bizim denemelerimizde, Reflection’da Airserver’a kıyasla daha çok görüntü ve ses aktarımında gecikmeler olduğunu tespit ettik.

reflection

Eğer bu programları (özellikle AirServer) okul internet ağları içerisinde kullanacaksanız (özellikle birden fazla kablosuz vericinin/ya da modemin (Access point) kullanıldığı ortamlarda (mesela ev ya da iş ortamı), size faydalı olabilecek bir kaç teknik yardım bilgi notu:

Teknik Konular:

1-Bu programları kullanabilmek için, öncelikle bilgisayarınızda Firewall’ı kapattığınıza emin olun. Bu makaleden bilgisayarınızda Firewall’ı nasıl kapatabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

2-Eğer tek bir kablosuz modem kullanıyorsanız, mesela evinizde, iPad’inizi bilgisayarınıza AirPlay özelliğini kullanarak bağlanmakta büyük ihtimalle bir sorun yaşamayacaksınızdır. Fakat birden fazla kablosuz vericinin ya da modemin kullanıldığı bir ortamda, aşağıdaki çözümlerden birisini uygulamadığınız müddetçe bu sistem çalışmayacaktır.

a) Bilgisayar ve iPad’iniz arasında bir ayni kablosuz ağda olabilmeleri için Ad Hoc(computer-to-computer) bir ağ oluşturun. Nasıl Ad Hoc bir ağ oluşturulacağı konusunda bu siteden bilgi alabilirisiniz. Macintosh bilgisayarlar için buraya bakabilirsiniz.

iPad’iniz ve bilgisayarınızı Ad Hoc (geçici) ağ üzerinden birbirine bağladıktan sonra, bilgisayarınızda kablosuz adaptörünüz bu Ad Hoc ağını kurduğu ve onun bir parçası olduğu için, internet bağlantınız kesilecektir. Bu problemi bilgisayarınıza bir Ethernet kablosu bağlayarak ve internet bu kablo üzerinden alarak çözebilirsiniz. Bilgisayarınıza internet bu şekilde geldiği zaman, eğer “bridge connection” “bağlantıyı köprüleme” yaparsanız (kablosuz ağ adaptörü ve kablolu ağ adaptörü arasında), interneti iPad’inize kadar ulaştırmış olursunuz. Bağlantıları nasıl bir köprü yapacağınız hakkında buradan bilgi alabilirisiniz.

b)Eğer fazladan bir kablosuz modem yanınızda taşır, ve internet olmasına ihtiyaç olmadan, bir kablosuz ağ oluşturup, hem iPad’inizi hem de Bilgisayarınızı ayni ağa bağlarsanız, yine bu sistemi kullanabilirsiniz.

Bu iki seçenekten, yanınızda ekstra bir cihaz taşımak gerekmeyeceği için, Ad Hoc ağ oluşturmak daha kolay gibi görünmekte.

 

*Bu yazı Dr. Bülent Doğan’in  İngilizce yayınlanan orjinal makalesinden Türkçeye çevrilmiştir. Orijinal makale şu adreste bulunabilir: http://www.northamerican.edu/~edtech/?p=1920