Kategori arşivi: EĞİTİM DÜNYASI

Kitap Tavsiyeleri

Merhaba,

Bu yazımızda sizlere son zamanlarda yayınlanan, eğitim camiasında yakından tanınan değerli eğitimci dostlarımızın kitaplarını tanıtacağız.

Beni Ödülle Cezalandırma

Beni Ödülle Cezalandırma

Çocuk eğitiminde doğru bildiğimiz yanlışlar!

Acaba ödülle ilgili tüm bildiklerimiz yanlış mı?

• Ödül, neden motivasyonu düşürür?
• Ödülle değerler neden öğretilemez?
• Ödülle büyüyen çocukları ne tür tehlikeler bekler?
• Mutlu ve başarılı bir çocuk gerçekte nasıl yetiştirilir?

Bunun gibi merak edilen birçok sorunun yanıtını eğitim bilimci Dr. Özgür Bolat, son 70 yılda yapılan bilimsel araştırma ve gerçek vakalarla net bir şekilde ortaya koyuyor.

Dr. Özgür Bolat, sadece ödülün görünmeyen gizli zararlarını anlatmıyor; bizlere bir model, pratik çözümler ve uygulamalar öneriyor.

Kılavuz niteliğindeki bu kitabı okuduğunuzda mutlu, özgüvenli, sorumluluk sahibi ve başarılı bir çocuk yetiştirmek için önemli bir adım atmış olacak, çocuğunuzla ilişkinizde anlamlı değişiklikler yaşayacaksınız.

Öğretmen 2.0

Değişen çağla birlikte gelişen yepyeni bir öğretmen profili var karşımızda. Yeni öğrenme ortamları, yaklaşımları ve araçlarıyla öğretmenin rolü de değişiyor ve dönüşüyor. 21. yüzyıl becerilerini özümseyen, eğitim teknolojilerini ve yenilikçi öğrenme yaklaşımlarını uygulayan ve bunları kullanarak öğrenme senaryoları tasarlayabilen; öğrenme topluluklarının bir parçası olabilen ve içinde yer aldığı toplumu yükseltebilen liderlerdir yenilikçi öğretmenler. Bu kitapta yenilikçi öğretmenin sınıfına teknolojiyi entegre etmesinde yol gösterici olacak 6 adım tanıtılıyor. Öğretmen senaryoları, iyi örnekler ve uygulamalar, stratejiler ve kaynaklarla sınıfların nasıl dönüştürüleceği anlatılıyor. Kitap; öğretmenin profesyonel kimliğini tanıması, geliştirmesi ve meslektaşlarına model olması konusunda onları adım adım cesaretlendiriyor. Kendi öğrenmelerine sahip çıkan, öğrenme tutkularının peşinden koşan ve liderlik eden öğrenciler yetiştirmek için öğretmenlere nasıl bir öğrenme ortamı kurgulayabilecekleri, onların yeteneklerini ve bireysel öğrenme ihtiyaçlarını nasıl keşfedebilecekleriyle ilgili ipuçları sunuyor. Okurlar, bu kitaptan rahatlık çemberlerinden çıkarak sınıflarını 21. yüzyıl öğrenme ortamlarına dönüştürmeleri için ilham alacaklar.

 

  • Öğrencileriniz ve siz her gün aynı şeyleri yapmaktan sıkıldınız mı?
  • Öğrencilerinizin derse ilgisini artırmak mı istiyorsunuz?
  • Teknolojiden başınız dönüyor, onu nasıl takip edeceğinizi bilemiyor musunuz?
  • Öğrencilerinizden daha çok mu çalışıyorsunuz?
  • Öğrencileriniz ve siz 21. yüzyıla hazır mısınız?
  • Teknolojinin iyi uygulandığı sınıf örneklerini görmek istiyorum mu diyorsunuz?
  • Eğer her gün bu soruları kendinize soruyorsanız 21. yüzyılın öğretmeni olmanın getirdiği zorluklarla baş başasınız. Umudunuzu kaybetmeyin! Öğretmen olmanın en eğlenceli, en maceralı, en umut verici dönemine giriyorsunuz. Sadece değişime ayak uydurmanız yeterli.
  • 21. yüzyıl sınıfında başka bir hava esmeli. Merak, sorgulama, heyecan, eğlenme; öğrenmenin parçası olmalı. Teknoloji sınıfınıza hiç şüphesiz yeni bir soluk getirecek, sizi bir zaman yolculuğuna çıkaracak. Hologramlar, artırılmış gerçeklik, kodlama, 3 boyutlu tasarımlar ve yazıcılar, robotlar ve daha fazlası; size bilim kurgu filmlerinin senaryolarını anımsatacak. Peki, siz bu filmde oynamaya hazır mısınız?
  • Öğrencilerinize ulaşmanın yolu son teknolojileri kullanmaktan mı geçiyor? Mucizevi küçük dokunuşlarla da sınıfınızda harikalar yaratabilirsiniz. Tek yapmanız gereken şey, o görkemli sahneden inmek ve öğrenmenin sahipliğini öğrencilerinize vermek.

 

Keyifli Okumalar…

 

Microsoft Yenilikçi Eğitmen Programı için başvurular başladı!

 

forums_social_microsoft

Microsoft’un dünya çapında düzenlediği eğitmen etkinliklerine katılmak ister misiniz? Microsoft Türkiye olarak siz değerli eğitmenlerimizi, tanınmış uluslararası platformlara taşıyoruz. Microsoft Yenilikçi Eğitmen Programı ile sınıflarında Microsoft eğitim teknolojilerini çağdaş ve etkin yollarla kullanan eğitmenlerimizi küresel kongre ve konferanslarda ülkemizi temsil etmek üzere yurtdışına gönderiyoruz. Değerli öğretmenlerimizi Microsoft Türkiye sponsorluğuyla destekliyoruz.

MIE Unvanı

 

Dijital eğitime dönüşüm sürecimizde etken rol oynayan öğretmenlerimize eğitim teknolojilerini kullanmaya yönelik ücretsiz mesleki gelişim eğitimleri sağlıyoruz. Microsoft Yenilikçi Eğitmen Programı ile de eğitimde teknolojiyi kullanarak daha kaliteli, zenginleştirilmiş ve çağdaş bir öğrenim sağlayan vizyoner eğitmenlerimizin başarılarına farkındalık kazandırmayı amaçlıyoruz. Teknopedagojik bütünleştirme vizyonunun önderliğini yapan eğitimcileri öne çıkaran bu program her disiplinden eğitmen ve akademisyene açık. 400’den fazla Microsoft Örnek Okulu’muzda uygulanan bu program, 3.700’den fazla eğitmeni bir araya getiriyor.

Microsoft Yenilikçi Eğitmen Programı’nın bir diğer faydası ise Microsoft’un eğitim teknolojilerini daha piyasaya sürülmeden deneyimle fırsatı yakalamak.Office Mix, Sway, OneNote Class Notebook, Microsoft Classroom ve Minecraft: Education Edition gibi teknolojilerimizi ilk olarak siz tecrübe edip, bizlere geri bildirim sağlayarak değerli görüşlerinizle teknolojilerimizin Ar&Ge’sine öncülük edebilirsiniz. Bizler için değerli öğretmen ve akademisyenlerimizin eğitim teknolojilerimizle ilgili görüşleri çok kıymetli. Eğitmenlerimizin pedagojik çalışmalarına uygun ve öğretim uygulamaları gereksinimlerinize cevap veren, etkin, kullanışlı ve kolay uygulanablir teknolojileri geliştirmemize verdiğiniz destek için müteşekkiriz.

uzman_egitmen_agi

Education activities in classroom at school, happy children learning

 

 

 

 

 

 

MIE Programı ile sizler de öğretmenlerimizin sınıfılarında uyguladığı teknolojilerin gelişimine liderlik etmek, hem kendinizin hem de meslektaşlarınızın mesleki gelişimine katkıda bulunmak, ve de oluşturduğunuz öncü proje ve çalışmalara uluslarası platformlarda görünürlük kazandırmak isterseniz, 3 basit adımı takip etmeniz yeterli:

  • Microsoft Eğitmen Ağı’nda ücretsiz olarak profil oluşturmanız
  • 2 dakikalık bir Office Mix, video ya da Sway ile aşağıdaki üç soruya yanıt vermeniz:
    1. Neden Microsoft’un Yenilikçi Uzman Eğitmeni olmaya uygun bir aday olduğunuzu düşünüyorsunuz?
    2. Microsoft teknolojilerini sınıf içerisindeki uygulamalarınızla nasıl bütünleştirdiğinize dair örnekler paylaşabilir misiniz?
    3. Bir MIE Expert olmanız durumda, kazanacağınız unvan ve deneyimlerin eğitmenlik görevinize nasıl bir katma değer sağlayacağını öngörüyorsunuz?
  • Başvuru formunu* doldurmanız yeterli.

*Mix/video/Sway içeriğinizi başvuru formunda bir URL bağlantısı olarak paylaşmanızı rica ediyoruz.

Unutmayın, son başvuru tarihi 15 Temmuz 2016! Sizleri de aramızda göreceğimiz için şimdiden çok heyecanlıyız.

 

Kullanıcı Sayısını Yüzde Bin Arttıran Kütüphane Bunu Nasıl Başarmış Olabilir?

Değişen öğrenci profiline ve talebe göre her yıl kendilerini yenileyen ve öğrenciler için birer “sen de yap” dediğimiz makerspace atölyesi haline gelen kütüphaneleri hepiniz duymuşsunuzdur. Fakat Ohio Kütüphanesi tamamen farklı bir yaklaşımda bulunarak inanılmaz sonuçlara imza atıyor.

Geçen yıl Big Walnut Middle School, Ohio da bazı günler kütüphaneyi ziyaret eden öğrenci sayısının on kişiden az olduğu gözlemlendi. Tıpkı diğer okullardaki öğrenci ve öğretmenler gibi, bu okuldaki öğrenciler de birçok bilgiye tabletlerinden, telefonlarından veya interaktif tahtalarından kolayca ulaşabildiler ve bu durum kütüphaneye olan ihtiyacı ortadan kaldırdı (ya da kaldırmış gibi göründü). Bazı kütüphaneler bu durumu ortadan kaldırmak için format değiştirdi ve makerspace dediğimiz “kendin yap” atölyesi haline döndüler. Makerspace dediğimizde aklımıza gelen 3d yazıcılar, büyük lego maketler, bilgisayarlar, tabletler vb. kütüphanelerde yerlerini aldı ve öğrenciler kendi ürettikleri şeyleri görme fırsatı buldular. Fakat Big Walnut’ın okul müdürü Penny Sturtevant kütüphanelerle ilgili farklı bir vizyona sahipti. Kütüphanelerin makerspace olmasından ziyade, öğrencilerin daha çok kişileştirilmiş öğrenmeye teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyordu. Bu yüzden de, kütüphanelerdeki ortak alanların daha verimli değerlendirilmesi için yeni bir fikirle ortaya çıktı.

http://www.dispatch.com/content/graphics/2015/10/06/trickedout-art0-ggr13p2g1-1trickedout-6-jpg.jpg
http://www.dispatch.com/content/graphics/2015/10/06/trickedout-art0-ggr13p2g1-1trickedout-6-jpg.jpg

Boş Alanları Düzenleme

Kütüphanedeki boş alan düzenlemesine başlamadan önce Sturtevant’ın ilk yaptığı şey süpürmek oldu. Evet, yanlış duymadınız, süpürmek. Tabii ki bu eline elektrik süpürgesi alıp her yeri vakumladı anlamında değil. Ortalık yerde ne var ne yoksa kaldırttı ve tüm kitapları duvarda birleştirdi. Asıl amaç ortada yer açıp, öğrencilerin birlikte bir şeyler yapabilecek ortamları olmasını sağlamaktı. Bu yüzden kolay taşınabilir mobilyalar araştırmaya başladılar. Kütüphane alışverişi yapmakta olan yardımcı ve danışmanlarından tek parça halinde olan her şeyden sakınmalarını istedi. Alınan her şeyin taşınabilir olması en önemli noktaydı. İlginçtir ki, Sturtevant’ın en çok önem verdiği şey teknoloji değil, mobilya çeşitleriydi. Ortak çalışma alanı hiçbir teknoloji aygıtında, mobilyaların sunduğu ortamdan daha verimli olamazdı onun gözünde. Sturtvant ayrıca öğrencilerin rahat hareket etmesi, yer değiştirmesi, kolay gruplaşması eğitimin en önemli unsurlarından biridir diye düşüncelerini ifade etti. Uygun mobilyalarla kütüphaneyi bir Öğrenme Merkezi haline getiren Sturtevant, bu merkezin danışmanı olarak atadığı Kitchen’ dan öğretmenlerle düzenli olarak buluşmasını isteyip geri bildirim almasını sağladı. Bu Öğrenme Merkezinde öğrenciler hazırlamak istedikleri projeler için değişik fikirler edinmeye başladılar. Her zaman yaptıkları klişe projeler yerine bir araya gelerek ortak çalışma alanlarında daha orijinal fikirlerle daha verimli ve başarılı projelere imza atmaya başladılar. Öğretmenlerine “bu projeyi daha değişik nasıl hazırlayabilirim” diye soran öğrenciler, ellerinde bir formla kütüphaneye yani bu Öğrenme Merkezi’ne yönlendirildi ve orada çalışmaları sağlandı. Öğrenciler formlara kütüphanede hangi proje üzerinde çalışacaklarını açıkladılar. Her bir formun barkodu ve her öğrencinin ayrı bir numarası olduğu için giriş çıkışlarda da, kütüphanede kontrolün sağlanmasında da sorun yaşanmadı. Ayrıca öğretmenlerin de bu formlara kendi bilgisayarlarından erişmeleri sağlandı. Böylelikle hangi öğrenci saat kaçta kütüphaneye girmiş ve ne üzerinde çalışmış hepsinden haberleri vardı.

http://www.dispatch.com/content/graphics/2015/10/06/trickedout-art-ggr13p0ab-1trickedout-5-jpg.jpg
http://www.dispatch.com/content/graphics/2015/10/06/trickedout-art-ggr13p0ab-1trickedout-5-jpg.jpg

Bu kütüphanenin en büyük avantajı aslında şu oldu. Şöyle ya da böyle öğretmen olarak zaman zaman X veya Y sebeplerle öğrenci dersten çıkarmak istemişizdir. İlgisi dağılan bir öğrenci ya sıkıldığı için, ya da öğrendiği şeyden keyif ya da verim alamadığı için sıkılmıştır. Bunun gibi bir kütüphane ya da diğer bir değişle Öğrenme Merkezi, onlara kişileştirilmiş öğrenmenin kapısını açar ve dersten çıkmak istediklerinde onları en az kendi sınıfımız kadar güvende olmalarını sağlayacağımız, verimli ve eğlenceli bir ortam sunar.

Peki ya kitaplar?

Öğrenciler kitapları alıp okumaya devam ettiler mi? Tabii ki de. Big Walnut kesinlikle kitap sayısını azaltmadı bu çalışma ortamını öğrencisine sunarken.  Aksine Walnut artık yerel bir kütüphane ile işbirliği içinde çalışmaya başladığı için, öğrenciler eskisinden daha çok kitaba ulaşabilme imkanı buldu. Bugün eğer kütüphanenizi bir Öğrenme Merkezi’ne çevirmek isterseniz, Walnut bunu nasıl yapabileceğinizle ilgili size fikirleriyle her türlü yardım etmeye hazır. Takip etmek için twitter @ekitchen87 veya direk ulaşmak için Big Walnut Middle School web sitesi işe yarayabilir.

Kaynak

Tuğba Özkan

Eğitimde Başarılı Ülkeler ve Profesyonel Gelişim

Mesleki gelişim, günümüzde maalesef etkinliğini büyük oranda yitirmiştir. Öğretmenlik uygulamalarını değiştirmediği gibi, öğrencinin öğrenme sürecini de iyileştirmemektedir. Bu sebeplerden dolayı, mesleki gelişim programlarına önem verilmeli, öğretmenlere, öğrenme için yeterli süreler verilmeli ve kendilerine yeni bir strateji ile birlikte, uygulama sorununun üstesinden gelmelerine yardımcı olunmalıdır.

Öğretmen mesleki gelişim üzerine yapılan dokuz farklı araştırma sonucu gösteriyor ki, sürekliliği olan mesleki gelişim çalışmalarının öğretmen gelişimine ve öğrencinin öğrenme sürecindeki gelişimine doğrudan olumlu etkisi vardır.

(Darling-Hammond, Wei, Andree, Richardson, & Orphanos, 2009).

Araştırmalar gösteriyor ki, yüksek performanslı uluslararası eğitim sistemlerinin (Japonya, Kore, Çin, Singapur) başarılarının ortak noktası profesyonel mesleki gelişimdir. Dünyanın bir çok ülkesi, öğrenme ve öğretim üzerindeki kanıtlanmış etkisi sebebi ile profesyonel mesleki gelişim çalışmalarını haftalık rutinlere entegre etmeye çalışmanın yollarını arıyor. Dünyadaki bu başarılı sistemler, diğer ülkelerden farklı olarak, haftalara entegre ettiği profesyonel mesleki gelişim faaliyetlerini öğrenme liderleri öncülüğünde meslektaşlar arası işbirliğini de sağlayarak sürdürüyor.

Yapılan bazı araştırmaların sonuçlarına göre;

Okullarda sıklıkla gerçekleştirilen tek seferlik çalıştaylar gibi 14 saatten daha kısa süreli programların öğrenci başarısı üzerinde hiçbir etkisi bulunmamaktadır.

Öğretmenlerin, yeni bir strateji üzerinde uzmanlaşması ve sınıfta bu stratejiyi uygulayabilmesi için 50 saat kadar eğitim, uygulama ve koçluğa tabi tutulması gerekmektedir.

Yazarlar, dört yüksek performanslı uluslararası eğitim sistemlerinin (Britanya Kolombiya’sı, Hong Kong, Şangay ve Singapur) mesleki öğrenme uygulamalarını analiz etti ve ortak bazı temalar saptadılar. Tüm sistemler, mesleki öğrenmeyi, öğretmenlerin haftalık rutinlerine entegre etmeyi vurguluyor. Öğretmenlerin, öğrencilerdeki öğrenme ve öğretim üzerindeki etkisi için profesyonel gelişimin sürekli olarak değerlendirildiği, tecrübeli mesleki öğrenim liderlerine irtibatı bulunuyor ve meslektaşları ile işbirliği yapmak için zamanlarının belirli bir kısmını ayırıyorlar.

Öğretmen Liderliğinden Yararlanmak

Singapur ve Şangay’da öğretmenlerin belirli mesleki kariyer seçenekleri ve liderlik fırsatları bulunmaktadır. Bu sistemler, öğretmenlerin kendisini geliştirme ve üst düzey yeteneklerinin ödüllendirilmesine imkan sağlıyor . Örneğin, Singapur’da, öğretmenler sınıf öğretmenliğinde uzmanlık, okul liderliği ve müfredat tasarımı gibi belirlenmiş üç kariyer basamaklarından birini seçebiliyor. Ve bu alanlarda kendilerini geliştiren öğretmenlerden, kendilerinden daha genç meslektaşlarına yol gösterici olmaları, onların mesleki gelişimlerine liderlik etmeleri bekleniyor. Bu yüklenen sorumluluk öğretmenlere maddi ve manevi ödül de içermekte; öğretmenler mesleğinde ilerledikçe ek geri bildirimler ve yüksek maaş da almaktadırlar.

 

Şangay’da sınıflar araştma ve gözlem yapmaya açıktır. Öğretmenler düzenli olarak gözlem yaparlar ve bu gözlemler birbirlerini yargılamaktan ziyade öğrenmek ve geri bildirim vermek amacıyla yapılır. Öğretmenler yılda en az 10 defa ders gözlemi yapması gerekmektedir. Ayrıca, 5 yılın sonunda 360 ders gözlemi yapması beklenir.

Yeni öğretmenler mesleğin ilk 5 yılında lider öğretmenlerin mentorlüğünde çalışır, profesyonel gelişim faaliyetlerinde bulunur ve başarısı öğrenci geri bildirimi, ders gözlemleri ve öğrenci başarısı gibi verilerle sürekli takip edilir.

Zümre Çalışmalarının Önemi

Ülkemizde zümre çalışmaları adı altında yapılan, aynı dersi veren öğretmenlerin haftanın belli saatlerinde bir araya gelip, hangi konuların işleneceği, hangi materyallerin kullanılacağı veya hangi kaynakların kullanılması gerektiği gibi genellikle ders, konu veya ünite süresince kullanılacak kaynakların neler olacağının ötesine geçememektedir. Aslında, bu toplantılarda öğrenme deneyiminin kalitesi üzerine tartışılmalı, öğretmenler mesleki tecrübelerini birbirlerine aktarmalı ve etkili geri bildirim ile mesleki olarak profesyonel gelişim hedeflenmelidir.

Örneğin Singapur’da kendi alanları ve sınıf düzeylerine göre dört ila sekiz öğretmenden oluşan gruplar, eğitim dönemi boyunca haftalık olarak toplanmaktadırlar. Öğretmenler, daha tecrübeli bir öğretmen veya okul lideri yönetiminde tüm yılı öğrenci öğrenim amaçları ve ihtiyaçları üzerinde belirli bir soruyu yanıtlamak için veri toplamakta geçirirler. Bu süreç boyunca öğretmenler kendi gruplarının çalışmalarının etkinliği hakkında geribildirim sağlarlar ve denetleyiciler de öğretmenlerin beceri ve tutumlarındaki değişikliği değerlendirmek için hem öğrenme toplumu hem de sınıf gözlemleri ile denetim gerçekleştirirler.  Aslında Singapur’da yapılanlar, bizim zümre çalışmalarımızın daha planlı, bir sistem çerçevesinde ve kaliteli öğrenme/öğretme çıktıları sağlamak amacıyla yapılıyor ve sonrası/sonuçları gözlemleniyor.

https://media2.wnyc.org/i/1500/1125/c/80/1/group_work_edited.jpg
https://media2.wnyc.org/i/1500/1125/c/80/1/group_work_edited.jpg

“Şangay’da öğretmenler yılda iki kez araştırma makaleleri yazmalıdır. Bu yazılan araştırma yazılarından en iyileri yayınlanarak öğretmenler onurlandırılır.”

Profesyonel Gelişime Daha Fazla Zaman Ayırmak

Singapur, Hong Kong ve Şangay’da öğretmenler, meslektaşları ile işbirliği yapabilecek özel zaman ve doğrudan öğrencilerine öğretim vermek için haftada 18 saatten daha az bir süre harcamaktadır. Kıyasladığımızda ise ABD’deki öğretmenler sadece doğrudan eğitime haftada 27 saat harcamaktadır. Ülkemizde de hemen hemen Amerika’dakine yakın ders saatleri ile karşılaşıyoruz. Bu yüzden, Ülkemizdeki ve Amerika’daki okul öğretmenleri kendi meslektaşlarıyla işbirliği içerisinde planlama yapmak ve onlardan öğrenmek için çok daha az zamana sahiptir.

Elbette etkili mesleki öğretim liderleri yetiştirmek, mesleki gelişim saatlerini artırmak ve belli bir model çerçevesinde bu faaliyetleri sürdürmek faydalı olacaktır. Fakat, öğretmenlerin haftalık planlarına entegre edilmiş, sürekli devam eden, öğretmenlerin birbirlerine geri bildirim vermesini sağlayan, sistematik bir mesleki gelişim modeli kurmak öğretmenlerin mesleğinde profesyonelleşmesini sağlarken, öğrenci ve okul başarısını da artıracaktır.

 

Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için, bu makaleyi hazırlarken de faydalandığımız aşağıdaki kaynaklara göz atabilirsiniz

http://egitimtrend.com/pd/

http://www.edcentral.org/passportpd/

https://www.gov.uk/government/publications/report-on-research-into-maths-and-science-teaching-in-the-shanghai-region

 

 

Okulda Oyun Oynayarak Öğrenmeyi Kim İstemez?

Dersleri farklı bir bakış açısı ile eğlenceli hale getirebiliriz. Nasıl mı? “Öğrenmek için oynamak” sloganıyla…

http://www.eduapps.at/wp-content/uploads/2015/04/actionbound01-1000x667.jpg
http://www.eduapps.at/wp-content/uploads/2015/04/actionbound01-1000×667.jpg

Oyunun derste kullanılmasının öğrenciye olumlu katkısı oldukça fazladır. Öğrencinin sıkıcı bulduğu derse ya da konuya karşı ilgiyi bir anda arttırıp motive edebilir. Eğlenerek öğrenmeyi sağlar ve öğrenci merkezlidir. Oyunlar işbirliğine dayalıdır, dersi sınıf dışına taşıyabilir.

Teknolojinin hızla geliştiği günümüz dünyasında okullarımızın çağın gerisinde kalmaması ve geleceğin dijital dehaları olacak öğrencilerimize eğlenerek öğrenmenin mümkün olduğunu gösterebilmek için öğretme yöntem ve tekniklerinde değişikliğe gidilmesi gerekmektedir.
Size, öğrenme sürecindeki tekrar ve pekiştirme  aşamasında okul içinde rahatlıkla uygulanabilecek  “actionbound” uygulamasından bahsetmek istiyorum. Öncelikle öğretmen, öğrencilerden derse gelmeden önce uygulamayı tablet ya da telefonlarına indirmelerini ister. Sorular öğretmen tarafından uygulamaya yüklenir. Amaca uygun soru çeşitleri seçilebilmektedir (çoktan seçmeli ,boşluk doldurma vb.).

Konunun pekiştirilmesi eksiklerin giderilmesi için müfredatla ilgili sorular hazırlanabileceği gibi genel kültüre dayalı sorular da hazırlanabilir. Dersten önce qr kodları okulda uygun yerlere asılır ve oyuna yada derse başlanır. Öğrenciler grup adlarını yazar ve kodları okutarak sorulan soruları cevaplar. Öğretmen ise site üzerinden puanları, süreyi ve grup ilerlemesini izleyebilir.
Eğlenerek öğretmek ve eğlenerek öğrenmek dileğiyle.

Gönderen:

Figen OĞUZMERT
İngilizce öğretmeni