Kategori arşivi: Mesleki Gelişim

Türkiye’de Aday Öğretmen Yetiştirme Modeli – Rapor

Son zamanlarda ülkemizdeki öğretmenlerin mesleki gelişim faaliyetleri ve öğretmen yetiştirme politikaları sıklıkla eleştirilmeye, öğretmen yetiştirme üzerine yeni öneriler getirilmeye başlandı. Elbette bu eleştirilerin son yıllarda artmasının sebebi Türkiye’nin uluslararası sınavlardaki performansı olduğu aşikar. Dünyada başarısı ispatlanmış eğitim sistemleri incelendiğinde, başarılı ülkelerin hepsinin ardında çok ciddi öğretmen yetiştirme programları uygulandığı görülebilir. Türkiye’de Aday Öğretmen Yetiştirme Modeli – Rapor yazısına devam et

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın:

Eğitimde Başarılı Ülkeler ve Profesyonel Gelişim

Mesleki gelişim, günümüzde maalesef etkinliğini büyük oranda yitirmiştir. Öğretmenlik uygulamalarını değiştirmediği gibi, öğrencinin öğrenme sürecini de iyileştirmemektedir. Bu sebeplerden dolayı, mesleki gelişim programlarına önem verilmeli, öğretmenlere, öğrenme için yeterli süreler verilmeli ve kendilerine yeni bir strateji ile birlikte, uygulama sorununun üstesinden gelmelerine yardımcı olunmalıdır.

Öğretmen mesleki gelişim üzerine yapılan dokuz farklı araştırma sonucu gösteriyor ki, sürekliliği olan mesleki gelişim çalışmalarının öğretmen gelişimine ve öğrencinin öğrenme sürecindeki gelişimine doğrudan olumlu etkisi vardır.

(Darling-Hammond, Wei, Andree, Richardson, & Orphanos, 2009).

Araştırmalar gösteriyor ki, yüksek performanslı uluslararası eğitim sistemlerinin (Japonya, Kore, Çin, Singapur) başarılarının ortak noktası profesyonel mesleki gelişimdir. Dünyanın bir çok ülkesi, öğrenme ve öğretim üzerindeki kanıtlanmış etkisi sebebi ile profesyonel mesleki gelişim çalışmalarını haftalık rutinlere entegre etmeye çalışmanın yollarını arıyor. Dünyadaki bu başarılı sistemler, diğer ülkelerden farklı olarak, haftalara entegre ettiği profesyonel mesleki gelişim faaliyetlerini öğrenme liderleri öncülüğünde meslektaşlar arası işbirliğini de sağlayarak sürdürüyor.

Yapılan bazı araştırmaların sonuçlarına göre;

Okullarda sıklıkla gerçekleştirilen tek seferlik çalıştaylar gibi 14 saatten daha kısa süreli programların öğrenci başarısı üzerinde hiçbir etkisi bulunmamaktadır.

Öğretmenlerin, yeni bir strateji üzerinde uzmanlaşması ve sınıfta bu stratejiyi uygulayabilmesi için 50 saat kadar eğitim, uygulama ve koçluğa tabi tutulması gerekmektedir.

Yazarlar, dört yüksek performanslı uluslararası eğitim sistemlerinin (Britanya Kolombiya’sı, Hong Kong, Şangay ve Singapur) mesleki öğrenme uygulamalarını analiz etti ve ortak bazı temalar saptadılar. Tüm sistemler, mesleki öğrenmeyi, öğretmenlerin haftalık rutinlerine entegre etmeyi vurguluyor. Öğretmenlerin, öğrencilerdeki öğrenme ve öğretim üzerindeki etkisi için profesyonel gelişimin sürekli olarak değerlendirildiği, tecrübeli mesleki öğrenim liderlerine irtibatı bulunuyor ve meslektaşları ile işbirliği yapmak için zamanlarının belirli bir kısmını ayırıyorlar.

Öğretmen Liderliğinden Yararlanmak

Singapur ve Şangay’da öğretmenlerin belirli mesleki kariyer seçenekleri ve liderlik fırsatları bulunmaktadır. Bu sistemler, öğretmenlerin kendisini geliştirme ve üst düzey yeteneklerinin ödüllendirilmesine imkan sağlıyor . Örneğin, Singapur’da, öğretmenler sınıf öğretmenliğinde uzmanlık, okul liderliği ve müfredat tasarımı gibi belirlenmiş üç kariyer basamaklarından birini seçebiliyor. Ve bu alanlarda kendilerini geliştiren öğretmenlerden, kendilerinden daha genç meslektaşlarına yol gösterici olmaları, onların mesleki gelişimlerine liderlik etmeleri bekleniyor. Bu yüklenen sorumluluk öğretmenlere maddi ve manevi ödül de içermekte; öğretmenler mesleğinde ilerledikçe ek geri bildirimler ve yüksek maaş da almaktadırlar.

 

Şangay’da sınıflar araştma ve gözlem yapmaya açıktır. Öğretmenler düzenli olarak gözlem yaparlar ve bu gözlemler birbirlerini yargılamaktan ziyade öğrenmek ve geri bildirim vermek amacıyla yapılır. Öğretmenler yılda en az 10 defa ders gözlemi yapması gerekmektedir. Ayrıca, 5 yılın sonunda 360 ders gözlemi yapması beklenir.

Yeni öğretmenler mesleğin ilk 5 yılında lider öğretmenlerin mentorlüğünde çalışır, profesyonel gelişim faaliyetlerinde bulunur ve başarısı öğrenci geri bildirimi, ders gözlemleri ve öğrenci başarısı gibi verilerle sürekli takip edilir.

Zümre Çalışmalarının Önemi

Ülkemizde zümre çalışmaları adı altında yapılan, aynı dersi veren öğretmenlerin haftanın belli saatlerinde bir araya gelip, hangi konuların işleneceği, hangi materyallerin kullanılacağı veya hangi kaynakların kullanılması gerektiği gibi genellikle ders, konu veya ünite süresince kullanılacak kaynakların neler olacağının ötesine geçememektedir. Aslında, bu toplantılarda öğrenme deneyiminin kalitesi üzerine tartışılmalı, öğretmenler mesleki tecrübelerini birbirlerine aktarmalı ve etkili geri bildirim ile mesleki olarak profesyonel gelişim hedeflenmelidir.

Örneğin Singapur’da kendi alanları ve sınıf düzeylerine göre dört ila sekiz öğretmenden oluşan gruplar, eğitim dönemi boyunca haftalık olarak toplanmaktadırlar. Öğretmenler, daha tecrübeli bir öğretmen veya okul lideri yönetiminde tüm yılı öğrenci öğrenim amaçları ve ihtiyaçları üzerinde belirli bir soruyu yanıtlamak için veri toplamakta geçirirler. Bu süreç boyunca öğretmenler kendi gruplarının çalışmalarının etkinliği hakkında geribildirim sağlarlar ve denetleyiciler de öğretmenlerin beceri ve tutumlarındaki değişikliği değerlendirmek için hem öğrenme toplumu hem de sınıf gözlemleri ile denetim gerçekleştirirler.  Aslında Singapur’da yapılanlar, bizim zümre çalışmalarımızın daha planlı, bir sistem çerçevesinde ve kaliteli öğrenme/öğretme çıktıları sağlamak amacıyla yapılıyor ve sonrası/sonuçları gözlemleniyor.

https://media2.wnyc.org/i/1500/1125/c/80/1/group_work_edited.jpg
https://media2.wnyc.org/i/1500/1125/c/80/1/group_work_edited.jpg

“Şangay’da öğretmenler yılda iki kez araştırma makaleleri yazmalıdır. Bu yazılan araştırma yazılarından en iyileri yayınlanarak öğretmenler onurlandırılır.”

Profesyonel Gelişime Daha Fazla Zaman Ayırmak

Singapur, Hong Kong ve Şangay’da öğretmenler, meslektaşları ile işbirliği yapabilecek özel zaman ve doğrudan öğrencilerine öğretim vermek için haftada 18 saatten daha az bir süre harcamaktadır. Kıyasladığımızda ise ABD’deki öğretmenler sadece doğrudan eğitime haftada 27 saat harcamaktadır. Ülkemizde de hemen hemen Amerika’dakine yakın ders saatleri ile karşılaşıyoruz. Bu yüzden, Ülkemizdeki ve Amerika’daki okul öğretmenleri kendi meslektaşlarıyla işbirliği içerisinde planlama yapmak ve onlardan öğrenmek için çok daha az zamana sahiptir.

Elbette etkili mesleki öğretim liderleri yetiştirmek, mesleki gelişim saatlerini artırmak ve belli bir model çerçevesinde bu faaliyetleri sürdürmek faydalı olacaktır. Fakat, öğretmenlerin haftalık planlarına entegre edilmiş, sürekli devam eden, öğretmenlerin birbirlerine geri bildirim vermesini sağlayan, sistematik bir mesleki gelişim modeli kurmak öğretmenlerin mesleğinde profesyonelleşmesini sağlarken, öğrenci ve okul başarısını da artıracaktır.

 

Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için, bu makaleyi hazırlarken de faydalandığımız aşağıdaki kaynaklara göz atabilirsiniz

http://egitimtrend.com/pd/

http://www.edcentral.org/passportpd/

https://www.gov.uk/government/publications/report-on-research-into-maths-and-science-teaching-in-the-shanghai-region

 

 

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın:

21. Yüzyılda Nasıl Bir Öğretmen Eğitimi

21.yy. çocuklarının, daha fazla özgürlük ve esneklik sunan yeni bir okul anlayışına ve yeni nesil öğretmenlere ihtiyacı olduğunun, dünyanın eğitim gündemini en çok meşgul eden konulardan birisi olduğunu biliyoruz.
21.yy’da iyi bir okul konsepti ortaya koymak, birçok bileşeni etkili şekilde yönetebilmeyi gerektirmektedir. Bu noktada tek başına teknoloji, eğitimi 21.yy seviyesine getirmek için yeterli değildir. Asıl önemli olan, araçlardan çok, araçların ne şekilde kullanıldığıdır.

 

Görsel kaynağı: http://d1jrw5jterzxwu.cloudfront.net/sites/default/files/uploads/2011/04/UTTC-Teacher-Education.jpg

Bu yüzyılın gerektirdiği ihtiyaçlara göre, öğretmenlerin de tıpkı öğrenciler gibi yenilikçi eğitim programlarıyla desteklenmesi gerekiyor. Öğretmenlere sunulacak etkili programlar, bu programların yöntemi, onlara sunulacak kaynakların kalitesi, iyi geribildirimler öğrencilerin gerçek bir 21.yy eğitim deneyimi yaşamalarında önemli faktörler olarak sayılabilir.
CPE ve Microsoft tarafından hazırlanan bazı kaynaklara göre, öğretmenlerin mesleki gelişim programlarının nasıl olması gerektiği konusunda oldukça kaliteli deneyimler paylaşılmıştır. Bunlardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

 

Görsel kaynağı: http://www.tamucc.edu/news/2013/12/images/Teacher%20Education.jpg

* Okullarda sıklıkla gerçekleştirilen tek seferlik çalıştaylar gibi 14 saatten daha kısa süreli programların öğrenci başarısı üzerinde hiçbir etkisi bulunmamaktadır.
* Öğrenci başarısının artırılması için, daha fazla zamana ihtiyaç bulunmaktadır. Öğrencinin başarısı artırılmak isteniyorsa, öğretmenlerle daha fazla vakit harcamak gerekmektedir.
* İyi öğretmenler, harika birer öğretmen olmayı isterler. Ancak, bütün öğretmenlerin, bugünün sınıflarında etkili ve verimli olabilmeleri için gerekli olan eğitim ve desteği aldığını söyleyemeyiz.
* Mesleki gelişim, günümüzde maalesef etkinliğini büyük oranda yitirmiştir. Öğretmenlik uygulamalarını değiştirmediği gibi, öğrencinin öğrenme sürecini de iyileştirmemektedir. Bu sebeplerden dolayı, mesleki gelişim programlarına önem verilmeli, öğretmenlere, öğrenme için yeterli süreler verilmeli ve kendilerine yeni bir strateji ile birlikte, uygulama sorununun üstesinden gelmelerine yardımcı olunmalıdır.
* Öğrencilerin ne şekilde öğrendiklerine dair soruları sıklıkla sorarız. Ancak öğretmenlerin ne şekilde öğrendiklerini çok da düşünmeyiz. Okullar, eğitmenlerin öğrenmeleri konusu üzerinde kafa yormalı, öğretme konusunda yeni teknikler benimsemeli ve planlamayı bunlara göre düzenlemelidir.
* Bazı araştırmaların sonuçlarına göre, öğretmenlerin, yeni bir strateji üzerinde uzmanlaşması ve sınıfta bu stratejiyi uygulayabilmesi için 50 saat kadar eğitim, uygulama ve koçluğa tabi tutulması gerekmektedir.
* Geleneksel çalıştaylar veya mesleki gelişim programları yalnızca öğretmenlerin uygulamalarını değiştirmek konusunda etkisiz olmakla kalmamakta, teorik kavramların ve kanıta dayalı araştırmanın uygulamaya yansıtılmasında da zayıf kalmaktadır. Bunun nedeni, pek çok mesleki gelişim çalıştayında öğretmenlerin yalnızca pasif dinleyiciler olarak bulunmalarıdır. Yine, öğrencilerde olduğu gibi, öğretmenler de aktif katılabildikleri ve sunulan bilgiyi anlamlandırabildikleri hallerde daha iyi öğrenmektedir.
* Öğretmenlerin bir kavram hakkında bilgi sahibi olmalarını amaçlayan Mesleki Gelişim seanslarının, öğretmenlerin kavramları çeşitli ve aktif biçimlerde öğrenmeleri sağlandığında daha başarılı olduğu görülmüştür.

 

Görsel kaynağı: http://www.oswego.edu/Images/graduate/images/programs/gs_program_curriculum.jpg

* Bu etkinlikler şunlar olabilmektedir: okuma, rol yapma teknikleri, sunulan konunun açık-uçlu şekilde tartışılması, flipping PD, öğretim metodolojisini gözlemleme ve tartışma amaçlı sınıf ziyaretleri gibi.
* 21. Yüzyılda eğitimin karşısındaki güçlük, uygulanabilir, uyarlanabilir ve gençlerin sınıf dışındaki yaşamları ile gelecekteki meslek edinimleri ile uyumlu bir yaklaşımın geliştirilmesidir. Bunun yanıtı yenilikte yatmaktadır; ancak, asıl soru ne tür bir yenilik olacağı ve bunun nasıl uygulanacağıdır.
* Bunun çözümü, teknolojinin pedagojik hedefleri destekleyecek şekilde entegre edildiği iyi düşünülmüş bir yaklaşım gerektirmektedir.
* Bunun çözümü karmaşıktır ve tek çözüm yolu olarak teknolojinin kullanılması, bu güçlüklerin üstesinden gelinmesini sağlamayacaktır.

Kaynaklar:
1) CPE
2) Innovation Framework Overview by Microsoft

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın: