Kategori arşivi: Film-Kitap Tavsiyeleri

OKUL 2.0 Eğitimde Sosyal Medya ve Mobil Uygulamalar

egitimde sosyal medya ve mobil uygulamalar2

Sosyal öğrenme kuramı öğrencilerin  sosyal bağlam içinde çalışırken öğrenmelerinin en iyi şekilde gerçekleştiği fikrini desteklemektedir. İnternet ve sosyal medyanın genişlemesiyle  düşük maliyetli bilgisayarların, dizüstlerin, tablet ve akıllı telefonların da yayılması ile birlikte öğretmenler sosyal öğrenmeyi kendi sınıflarında gerçekleştirebilmek için geçmişte hiç olmadığı kadar imkâna ve araçlara sahipler.

OKUL 2.0 bugünün sınıflarında öğretimi ve öğrenmeyi zenginleştirebilmek için bloglar, vikiler, sosyal ağlar ve 3 boyutlu sanal dünyalar gibi sosyal medya araçlarının kullanımını araştırıyor. Diğer ücretsiz ve açık kaynak uygulamaları ile birlikte QR kodları, zenginleştirilmiş gerçeklik, VoIP ve eğitici oyunlar da dâhil olmak üzere, öğretmenler gelişmiş iletişim, işbirliği ve öğrenme ürünlerinin oluşturulması yoluyla sosyal öğrenme, eleştirel düşünme ve etkileşimli öğrenme ortamlarını geliştirmek için gerekli araç ve bilgi sahibi olacaktır.

Kitapta her bölüm bir Web 2.0 aracı araştırıyor. Yazarlar bir derse bu araçları başarılı ve etkili bir şekilde entegre etmek için gerekli olan tanımlamaları yapmışlar ve dikkat edilmesi gerekenleri de adım adım anlatmışlardır. OKUL 2.0 21. yüzyılda iş ve yaşam dünyası için öğrencilerini hazırlamak isteyen tüm öğretmenler için vazgeçilmez bir kılavuzdur.

Joseph Rene Corbeil, Ed.D.

University of Texas at Brownswille

 

Kitapla alakalı detaylı bilgiye ulaşmak için aşağıdaki linki tıklayınız.

http://www.aniyayincilik.com.tr/ani/?git=10&kitap=414

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=674285&changeCurrency=6

 

Temple Grandin: Dünyanın Her Türlü Akla İhtiyacı Var

Bugün sizlere bir film tavsiye edip ardından da harika bir TED videosu izleteceğiz. Dünyayın her türlü akla ihtiyaç duyduğunu anlatan Temple Grandin’in farklılıklara fırsatlar verilmesin ne kadar önemli olduğunu kendi hayat hikayesi ile anlatıyor.

temple-grandin-poster

Temple Grandin (d. 29 Ağustos 1947), Amerikalı hayvan bilimi uzmanı ve Colorado Devlet Üniversitesi’nde profesör, yazar, otizm aktivisti ve hayvancılık sektöründe hayvan davranışları alanında danışman. Hug box (“sarılma kutusu”) ismi verilen, otistik çocukları sakinleştirmek için kullanılan bir cihaz geliştirmiştir. Yaşamı Temple Grandin isimli ödüllü biyografik filmin konusunu oluşturur. Time 100 listesinde 2010 yılında “Kahramanlar” kategorisinde dünyanın en etkili 100 kişisi arasında yer almıştır..
Devamı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Temple_Grandin

Temple Grandin’in yaşam öyküsünü anlatan filmin fragmanı:

Aşağıda ise Temple Grandin’in TED konuşması yer alıyor. Temple Grandin, çocukken otizm teşhisi koyulmuş biri olarak, bizlere aklının nasıl çalıştığından bahsediyor. “Fotoğraflarla düşünme” yetisini paylaşırken, nörotipik beyinlerin atlayabileceği problemleri nasıl çözdüğünü anlatıyor. Dünyanın otistik spekturumdaki akıllara; görsel düşünenlere, sözlü düşünenlere ve her çeşit bilgisayar kurdu çocuklara ihtiyacı olduğunu söylerek davasını ortaya koyuyor.

Temple Grandin’in konuşmasından alıntılar;

…Ve olay da şu; aslında normal bir beyinin detayları atlar. Yani eğer bir köprü inşa ediyorsanız, detaylar önemlidir çünkü detayları atlarsanız köprü çöker. Ve benim en bugüne ait politikalarla ilgili en büyük endişem işlerin giderek soyut ve özet hale gelmesidir. İnsanlar elleriyle birşeyler yapmaktan uzaklaşıyorlar. Pek çok okul müfredatından el yapımına dair dersleri çıkarmaya başlamasından endişeliyim, çünkü sanat ve benzer dersler, benim sivrilebildiğim dersler olmuştur.

Montessori Metodu – Özgür Çocuklar İçin Eğitim

“Montessori Metodu – Özgür Çocuklar İçin Eğitim” kitabı, Montessori metodu ile ilgili bilgi almak isteyen eğitimcilerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri. Kitap, her ne kadar yazar Eylem Korkmaz’ın, tez çalışmasının özeti olsa da, alternatif eğitime ve Montessori metoduna ilgi duyan eğitimcilerin sıkılmadan, bir çırpıda okuyabileceği bir kitap. Özellikle alternatif eğitim akımlarına ilgi duyan ve bu hususta bilgi edinmek isteyen eğitimcilere faydalı olacağını düşündüğümüz kitap, Montessori metodu ile ilgili geniş bilgi içermektedir.

montessori

Kendi başıma yapabilmem için bana yardım et!

Ana akım eğitim öğrenme sürecinde kişiyi bağımlı kılarken, Montessori Metodu yukarıdaki fikirden yola çıkarak çocuğun bağımsızlık kazanarak özgürlüğe yol almasını sağlar. Montessori metodu, bu fikir doğrultusunda çocukların kendi kendilerine çalışabilecekleri, öğretmen müdahalesini azaltan eğitim materyalleri ve çocuğun tüm günlük etkinliklerini olabildiğince az yardım alarak yapabilmesine olanak sağlayan bir öğrenme çevresi sunar. Farklı yaşlardan çocukların bir arada öğrenmesine olanak sağlanır. Özel eğitilmiş öğretmen eğitimin belirleyicisi değil kolaylaştırıcısı ve rehberidir. Bir sınıfta bulunan tüm öğrencilerin aynı anda, aynı konuyu, aynı yöntemle öğrenebileceği varsayımına dayanan toplu eğitime karşı çıkar. Çocuğun öğrenme sürecini belirleyen kendi ilgileri ve hızıdır. Bu nedenle eğitim bireyseldir. Çocuğu diğer öğrencilerle kıyaslayan, derecelendiren ve rekabete yol açan değerlendirme yöntemleri kullanılmaz. Değerlendirme de çocuğun kendi ilgilerini keşfetme sürecinin bir parçasıdır. Tüm bu uygulamalar ve daha fazlası çocuğun kendi potansiyelini keşfedeceği ve ortaya çıkarabileceği bir öğrenme ortamı sunar. Montessori metodunun nasıl oluştuğunun ve nasıl uygulandığının anlatıldığı bu kitabın eğitimde alternatif yaklaşımlar arayışında olan ailelere ve eğitimcilere katkı sağlayacağını umuyoruz.

Alternatif Eğitim üzerine değişik çalışmaları bulunan Eylem Korkmaz, bu kitabında alternatif eğitim modellerinden birisi olarak bilinen “Montessori Metodunu” incelenmektedir.
Montessori kuramsal ve ülkemizdeki uygulama açısından incelenmektedir. Eylem Korkmazın bu çalışması ülkemiz açısından bu eğitim modelini ayrıntılı bir şekilde anlatmaktadır.

Eğitim ve Çocuk alanıyla ilgilenen herkesin rahatlıkla okuyabileceği, eğitime ve çocuklara başka bir pencereden bakabilmenize yardımcı olacak nitelikli bir kitaptır.

Sayfa Sayısı: 208

Baskı Yılı: 2013

Dili: Türkçe
Yayınevi: Algı Yayın

Kitap Tavsiyesi-Anlıyorum Ama Konuşamıyorum!

YILIN EN BERBAT ROMANI KİTAPÇILARDA
“Anlıyorum ama Konuşamıyorum” ismiyle yayınlanan romanın arka kapağında “Her sayfası iftiralar ve saçmalıklarla dolu, yılın en berbat romanı!” yazıyor. Ama yorumu yazan kişiler Mr. and Mrs. Brown. Acaba hemen hemen her Türk gencinin hayatına bir ara girip çıkmış olan Brown ailesini bu kadar kızdıran ne?
İngilizce eğitimiyle ilgili şimdiye kadar birçok kitap yazıldı. Ama hiçbir tanesi yıllar önce ortaokul ve lise İngilizce kitaplarında sürekli sinemaya giden, yüzen, tenis oynayan ve arta kalan zamanlarda hayatımızı karartan Brown ailesini bu kadar sinirlendirmedi. Çünkü bu kitap Türk gençliğine İngilizce öğretmemeye ant içmiş bir ekip tarafından yıllardır oynanan senaryoyu deşifre ediyor ve yabancı dilin nasıl öğrenileceğini basit bir kurguyla, roman tadında anlatıyor.


kitap

Türkiye’de İngilizce bilmeyen bir insanın neler yaşayabileceğini mizahi bir dille gözler önüne seren kitap, herkes için bir de yol haritası sunuyor. Aslında yabancı dil öğrenmenin hiç de zor olmadığını, başarılı olabilmek için tek şartın önce zihniyeti değiştirmek olduğunu savunan kitabın amacı yabancı dile bakış açısını değiştirmek.
MENEMENDEN VAZGEÇMEDEN İNGİLİZCE ÖĞRENEBİLİRSİN!
Sıra dışı görüşleriyle ve zihniyet değiştiren telkinleriyle bütün tecrübesini kitaba aktaran yazar Salih Uyan, bu kitabı okuyan birçok kişinin 1-2 yıl içinde yabancı dili öğrenebileceğini iddia ediyor. Şimdiye kadar zihnimize kazınmış klişelerden kurtulmak ve ilk adımı atmak için tavsiyeler veren Uyan, söylemek istediklerini bir diyalog üzerinden anlatmış kitabında. Türk insanının direk mesajlardan hoşlanmadığını söyleyen Uyan, roman kurgusu içine gizlenmiş mesajların çok daha etkili olacağına inandığı için böyle bir yol tercih etmiş.
KİTAPTAN BAZI PASAJLAR
“Satranç hamledir. İsterse bütün taşların elmas olsun, doğru hamleyi yapmazsan kaybedersin. Yani hamle yapmayı bilmiyorsan, pahalı setler alman, yurtdışına gitmen, saati 200 dolara özel hoca tutman işe yaramaz.”
“İngilizce gibi minimalist mimariye sahip bir dili öğrenmek için çok karmaşık metodolojilere gerek yok. Birileri borsa piyasası gibi dilin değerini yükselteyim derken spekülasyon yapıyor ve yüzlerce teknik ve metodun içinde kayboluyorsun. Sen gökdelen hayalleriyle vaktini harcarken, birileri ilk katı çoktan çıkmış oluyor. Ve geç kalıyorsun. Aşırı idealizm adım attırmaz insana. Hangi ayağımı önce atsam daha iyi olur diye düşünürken bir bakarsın ayakların tutmaz olmuş.”

“Yabancı dil öğrenmek evliliğe benzer bir bakıma. Fazla flört edersen her türlü kusurunu görmeye başlar ve soğursun. Birlikte yaşamak falan da çözüm değil. Korkmayacaksın. Basacaksın imzayı ve yürüyeceksin. İkinci adım hemen çocuk yapmak. Şiddetli geçimsizlik sonucu ayrılsan bile çocuk sana kalır. Sadece hafta sonları bile görsen çocuk büyümeye devam eder.”

“Londra’da dönercilik, New York’ta pompacılık yapacağına adam ol, Türkiye’de öğren bu işi. Astronomi eğitim almak için uzaya çıkmana gerek yok. Yabancı dil en iyi kültürüyle birlikte öğrenilir. Doğru. Ama İngilizce öğrenmek için sabah kızarmış ekmeğe marmelat sürmen, corn flakes yemen falan gerekmez. Menemenden vazgeçmeden İngilizce öğrenebilirsin.“
“Türkiye’de birçok insan anadiline uygun bir aday bulup izdivaç niyetine giriyor. Ama daha söz döneminde nişanı atan insan sayısının haddi hesabı yok. Hâlbuki mutlu bir ilişki senin elinde…”
http://www.idefix.com/kitap/anliyorum-ama-konusamiyorum-mehmet-salih-uyan/tanim.asp?sid=RYLXZG4TUA0AXRVBDZ08

Kitap Tavsiyeleri

Sizlere bu yazımızda, Öğretmen Akademisi Vakfı’nın Genel Müdürü Kayhan KARLI’nın “Dijital Bilgelik Yolculugu İçin Öğrenme Yoldaşlığı”, Eğitimci yazar Doğan Cüceloğlu ve İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi İrfan Erdoğan’ın eğitim ile ilgili sohbetlerinden derlenmiş “Öğretmen Olmak Bir Can’a Dokunmak” kitabını ve toplum eleştirmeni Ivan Illich’ın “Okulsuz Toplum” adlı kitaplarını tanıtmak istiyoruz.

dijitalbilgelik

Dijital Bilgelik Yolculugu İçin Öğrenme Yoldaşlığı

“Dijital Bilgelik Yolculuğu İçin Öğrenme Yoldaşlığı” kitabı benim yaşımdaki birçok eğitimci için bir dönüm noktası. Biz yirmili yaşlarımızın ortasında dijital konularla ilgilenmeye başladık. Devasa makinalardan çıkan delikli kartlarla istatistik yazılımlarını anlamaya çalıştık. İspirtolu fotokopi makinalarından çıkan ıslak kağıtları mandallara asıp kurumasını bekledik. Velhasıl mekanik olandan dijital olana geçişi somut olarak yaşadık. Bizim için yaptığımız işin dijital tercümesi çok önemli.

Bu kitabı eğitimde dijital paradigmaya geçiş açısından bir tercüme aracı veya adaptör olarak görüyorum. Anlam oluşturmadan, kültürü dikkate almadan, öğretmenlerle diz dize çalışmadan kendimize özgü bir dijital öğrenme yaklaşımı geliştiremeyiz. Dijital Bilgelik Yolculuğu için Öğrenme Yoldaşlığı” kitabı tam da bu eksiği gidermek için inanılmaz bir fırsat sağlıyor.

Sayın Karlı yıllardır gerçekleştirdiği uygulamalı çalışmaların bir sonucu olarak “yaptığını yazıyor”. Bu kitap, dijital olanı kavramak, bilgeliğe yönelmek, öğrenme yolculuğunun keyfini çıkarmak, yoldaş olmak isteyen herkesi davet ediyor. Böyle bir çalışmayı Türk Eğitim Sistemi için bir fırsat olarak değerlendiriyor, “başka bir şey yapmış” olan Kayhan hocamızı yürekten tebrik ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.

Prof. Dr. Ziya Selçuk

ogretmenolmak-bircanadokunmak-dogancuceloglu-irfanerdogan

 

Öğretmen Olmak Bir Can’a Dokunmak

Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan bu kitapta genç fidanları taptaze umutlara dönüştüren öğretmenlerimizi konuşuyorlar.

Eğitim ve öğretmenlik hakkında bugüne kadar biriktirdikleri kuramsal tarihsel ve güncel fikirlerini paylaşmak üzere bir araya gelen Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan uzun soluklu bir yol arkadaşlığı kurdular. Yaklaşık bir yıla yayılan bir zaman dilimi içinde sadece İstanbul’da değil Türkiye’nin çeşitli kentlerinde öğretmen i konuştular tartıştılar ve bütün bu kayıtları elinizdeki kitabın malzemesini teşkil edecek şekilde düzenlediler.

Nihayetinde ortaya çıkan bu eser eğitim konusunda Türkiye’nin en birikimli düşünürlerinden Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan’ın yalnızca kendi aralarındaki değil tüm öğretmenlerimizle kurdukları diyalogun bir ürünü olarak görülmelidir. Ve şimdi bu diyalog kitabın okurlarıyla devam edecek.

Öğretmen Olmak sadece okulda değil yaşamın her alanında herkese esin kaynağı olmak isteyenlere…

 

okulsuz-toplum

 Okulsuz Toplum

“Okullaştırma, eğitimle aynı anlama mı gelmektedir? Kesinlikle hayır. Herkes gün be gün bir şeyler öğrenmektedir. Dürüst olmak gerekirse, çoğumuz, yaşamımızda okullaşmanın direk ve derin bir etkiden son derece yoksun olduğunu görürüz. Bu durumda iki soru ortaya çıkmaktadır: Her toplumda okullaşmaya bu derece büyük bir önem ve prestij kazandıran nedir? Eğitimin işlevi bir şüphe içeriyorsa, okullaşma gerçekte ne anlama gelmektedir?

Ivan Illich, bu eserinde okulun, statükonun korunmasına vesile olan araçlardan biri olduğundan dolayı bu prestije sahip olduğu yolundaki tezini kanıtlamaya çalışmaktadır. Ona göre günümüzdeki okullar eğitimi açısından etkisiz olduğu kadar, bölücü bir nitelik de taşımaktadır.