Mehmet Ali Doğan tarafından yazılmış tüm yazılar

ISTE Emerging Leader, Microsoft Innovative Educator Master Trainer

Microsoft OneNote: Dijital Bir Defterden Çok Ötesi

OneNote’u öğrenmenin en iyi yolu, onu kullanmaya başlamaktır.

Microsoft’un geliştirdiği en inovatif yazılımlardan olan OneNote, eğitim dünyası için tasarladığı harika çözümlerle ciddi bir etki oluşturmaya başladı. 3 bölümden oluşacak OneNote hakkındaki yazılara temel düzeyde başlayalım ve öncelikle OneNote’ temel düzeyde tanıyalım. Daha sonraki yazımda ise OneNote’un eğitim için inovatif çözümü Class NoteBook (Sınıf Defteri)’nden bahsedeceğim. Sınıf Defteri özelliği kesinlikle incelenmeye ve uygulanmaya değer. Son yazımda ise OneNote’u sınıfta hangi amaçlar için kullanılabileceğine değineceğim. Haydi şimdi temel olarak başlayalım.

OneNote Nedir?

En basit tanımıyla OneNote, tüm notlarınızı bir arada organize etmenize imkan sağlayan dijital bir not defteridir. OneNote, kullanıcıların notlarını ve bilgilerini bir araya toplamaları için bir konum, aradıklarını kısa sürede bulabilmeleri için güçlü bir arama özelliği ve büyük bir bilgi yükünü yönetmelerine ve birlikte daha etkili bir şekilde çalışmalarına olanak tanıyan, kolay kullanılır paylaşılan not defterleri sağlayan, dijital bir not defteridir.

Nasıl Çalışır?

OneNote, arka planda senkronizasyon (eşitleme) işlemini otomatik olarak yapmaya devam eder. Eğer bir internet bağlantısına sahip değilseniz, çevrimdışı olarak da çalışabilirsiniz. İnternete bağlandığınız herhangi bir zamanda notlarınız otomatik olarak buluta yüklenecektir.
Öğretmenlerle ve öğrencilerinizle aynı anda, aynı dosya üzerinde ortak çalışmalar yapabilirsiniz.

https://www.microsoft.com/en-us/education/Products/onenote/default.aspx
https://www.microsoft.com/en-us/education/Products/onenote/default.aspx

Notlarınızı Nerede Bulundurabilirsiniz:

Belgelerim Klasöründe (kişisel kullanım için)
Paylaşılan bir klasörde (İşbirlikli çalışmalar için)
Kişisel OneDrive klasöründe (hem kişisel hem işbirlikli kullanım)
OneDrive İş Klasöründe (hem kişisel hem işbirlikli kullanım)
Kullanım kolaylığı ve işlevselliğinin ötesinde OneNote; her cihazda kullanım özelliği, kullanılan alan özgürlüğü, her türden içeriği aynı sayfada toplama özelliği ve çok çeşitli paylaşma seçenekleri ile kullanıcılara harika bir dijital defter deneyimi sunuyor.

Faydaları:

OneNote, metinleri, resimleri, dijital el yazılarını, ses ve video kayıtlarını ve daha birçok öğeyi, bilgisayarınızdaki tek bir dijital not defterinde bir araya getirme ve düzenleme esnekliği sağlar. OneNote, gerek duyduğunuz bilgilerin elinizin altında olmasını sağlayarak ve e-posta iletileri, bloknotlar, dosya klasörleri ve yazılı çıktılar arasında bilgileri ararken harcadığınız zamanı azaltarak, daha üretken olmanıza yardımcı olur.

OneNote, bilgilerin bloknotlarda, dosya klasörlerinde veya tek bir kişinin bilgisayarında yalıtılmış halde bulunmasından doğan engelleri ortadan kaldırır, birlikte çalışmanızı kolaylaştırır. Gruplar bilgileri kolayca paylaşabilir, daha üretken çalışabilir ve projeleri, sorunları ve hedefleri daha etkili bir şekilde izleyebilir.

Paylaşılan not defterlerini kullanarak, ister çevrimiçi ister çevrimdışı, aynı not defterinde birlikte çalışın. OneNote aynı not defterinde yapılan değişiklikleri yönetir; sürümleri izleme veya değişiklikleri karşıya yükleme gereksinimlerini ortadan kaldırır.

Yukarıdakiler gibi daha bir çok faydasını paylaşabiliriz ama OneNote’un asıl inovatif ürünü olan Class NoteBook (Sınıf Not Defteri) özelliğini okumak için bir sonraki yazıyı bekleyin. Teaser olarak aşağıdaki videoyu sizinle paylaşıyorum:

ÖZET

OneNote, Microsoft tarafından sunulan interaktif bir dijital not alma uygulamasıdır. Öğrenciler OneNote ile düzenli notlar tutabilir ve bu notlarına tüm cihazlarda eşzamanlı olarak ulaşabilir. Notların tümü bulutta yani OneDrive üzerinde depolandığından kaydetmekle uğraşmaya gerek yoktur.

Öğrenciler her derse özel defter, bölüm ve sayfalar oluşturabilir ve bunlar arasında geçiş yapabilir. Derste tuttuğu notları, proje ve ödev çalışmalarını arkadaşları ve öğretmenleri ile paylaşabilir. Hiçbir bilgi kaybı yaşanmaz. Tüm notlarını tek bir yerde istedikleri gibi düzenleyebilirler.

OneNote tarafından sunulan en temel özelliklerden biri de, başkalarıyla aynı dosya üzerinde ortak çalışma imkânıdır. Kişiler sayfaları aynı anda düzenleyebilir, aynı sayfa üzerinde gerçek zamanlı eşitleme yapabilir, notlara herhangi bir cihazdan erişebilir.
Öğrenciler internet ortamından herhangi bir metni veya görseli kırparak not defterlerine aktarabilir ve üzerinde çalışabilir. Önemli makaleleri veya bilgileri saklayabilir. Bu verilere notlar ekleyebilir ve üzerinde çizimler yapabilir.

Sıradışı Bir Not Alma Deneyimi

Öğrenciler, dağınıklığa yer vermeden rahatça beyin fırtınası yapabilir, düşüncelerini ve fikirlerini hızlı bir şekilde OneNote aracılığı ile not alabilirler. Notlarına yoğunlaşmak için oldukça fazla not alma ve çizim alanına sahiptirler.
Öğrenciler, tüm cihazlarından notlarına erişerek ders notlarını düzenleyebilir. Ödev veya proje çalışmalarını zaman ve mekân sınırı olmaksızın gözden geçirebilir ve paylaşabilir. Bir ödev üzerinde öğretmeni ile aynı anda online olarak çalışma yapabilir.

AVANTAJLARDAN BAZILARI
Birlikte Çalışma
Her Yerde Kullanım
Yazma Alanı Özgürlüğü
Tüm İçerikler Aynı Yerde
Paylaşma Seçenekleri
Kullanım Kolaylığı ve İşlevsellik

Yararlanılan kaynaklar: https://teknodunyasi46.wordpress.com, support.office.com

Neden 1:1 Öğrenme Ortamına Geçilmeli?

1:1 TEKNOLOJİ PROGRAMI NEDİR?

“Genç insanlar dünyanın en değerli doğal kaynağıdır.”

Eğitimde 1:1 Bilgisayar/Tablet düşüncesi, bir okuldaki her öğrencinin ve her çalışanın kişisel bir bilgisayarı olmasını öngören oldukça basit bir kavramdır. Yıllar içinde “kişisel bilgisayar” sözcüğü yerini önce “laptop”a, şimdilerde ise “cihaz”a bırakmıştır. Bu cihaz, bir laptop, mobil bilgisayar ya da tablet olabilir.
1:1 yeni bir kavram değildir. Uzun yıllardır ortada olan ve desteklenen bir fikirdir. Ancak artık cihazlar çok daha ulaşılabilir ve ucuz olduğundan, çok daha yaygın bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bu esnada, okul liderleri ve politikaları belirleyen kişiler de, 1:1 bilgisayar programının değerini ve öğrencilerin motivasyonu ile öğrenmenin kalitesi üzerindeki etkisini görmeye başlamışlardır.
1:1 Bilgisayar programı eğitim öncüleri tarafından, gelecekte gençlere nasıl eğitim verileceği gibi daha büyük bir konunun kilit bir parçası olarak görülmektedir. Microsoft Education Worldwide’ın direktör yardımcısı Anthony Salcito, bunu geleneksel (tek tip) yaklaşımdan daha teknolojik ve erişime açık, daha bütünleyici bir dönüşüm içeren bir çağa geçiş olarak tanımlıyor.

Elbette, tek başına 1:1 kullanımının birçok eğitim sisteminin ihtiyacı olan bütünleyici dönüşümü gerçekleştirmek için yeterli olmayacağını biliyoruz. Altyapı, iyi pedagoji uygulamaları, okul liderliği ve öğretmenlerin profesyonel öğrenmesi başarı için çok önemli unsurlardır.
Tüm bunları başaran okul ve sistemlerde, 1:1 programının, gelecekteki eğitime dair henüz yeni hayal ettiğimiz veriye dayalı kişiselleştirme, öğrenme analizleri, kusursuz işbirliği, zengin öğrenme içerikleri, yaş yerine seviye değerlendirmesi ve teknoloji destekli düşünme uygulamaları gibi kavramlara açılan kapı olacağında şüphe yoktur.

https://compass-ssl.surface.com/assets/37/fa/37fab521-77e4-453c-bbd4-23356f47afbf.jpg?n=desktop_Surface_BusinessforEducation_Hero.jpg
https://compass-ssl.surface.com/assets/37/fa/37fab521-77e4-453c-bbd4-23356f47afbf.jpg?n=desktop_Surface_BusinessforEducation_Hero.jpg

NEDEN 1:1 ÖĞRENME ORTAMINA GEÇMELİ?
* Birçok öğrenci 1:1 Ortamlarında öğrenmeye daha motive olurlar.
* 1:1 Öğrenme ortamları öğrencilerin daha fazla kişiselleştirilmiş öğrenme ortamına erişmesine olanak sağlar ve istedikleri zaman istedikleri şekilde öğrenmelerine olanak sağlamak gibi bir özelliği de vardır.
* 1:1 ile farklılaşma oluşturmak daha kolaydır. Buna daha yetenekli öğrencilerin öğrenmesinin arttırılması ve hızlandırılması da dâhildir.
* Çalışanlar arasında, öğrenciler ve çalışanlar arasında, öğrenciler arasında ve ev ile okul arasındaki iletişimde iyileşme olur.
* Zamanla 1:1 okulun yönetim işlevlerini iyileştirerek, sistemlerin daha verimli çalışmasına ve kaynakların daha adil dağıtılmasına olanak sağlar. Bilgisayar laboratuvarları gibi diğer okul kaynakları üzerindeki baskı azalır.
“Harika teknolojiler kullanan iyi öğretmenler, gençler arasındaki beklentileri gerçek anlamda arttırabilir.”
Giderek harika teknolojilere sahip iyi bir öğretmenin gençler arasında beklendiği arttıracağı ve deneyimlerle sonuçları iyileştireceği yönündeki kanıtlar artmaktadır. Ancak, profesyonel öğrenmeyi ciddiye alan ve harika teknolojilerle desteklenen iyi ya da mükemmel bir öğretmenin, insanların hayatlarını bambaşka bir hale getirme potansiyeline sahip olduğuna gerçekten inanmalıyız. Aynı zamanda, teknolojinin her türlü eğitim değişimi modelinin yalnızca bir parçası olduğunu unutmamak gerekir.

Yararlanılan Kaynaklar: Using 1:1 to Unlock Learning, Ollie Bray

Öğretimi Ne kadar Farklılaştırıyorsunuz?

“Öğrenciler derslerde yatakta olduklarından daha uykulu.” Profesör Eric Mazur’un paylaştığı bu araştırma sonucuna paralel bir başka veri de, öğrencilerin çoğunun fiziksel olarak sınıfta bulunmalarına karşın zihinsel olarak orada olmadıkları sonucu. Daha ilgi çekici bir araştırmada da, öğrencilerin %40’nın dersin ilk 5 dakikasından sonra zihinsel olarak ortamdan koptukları sonucu ortaya çıkmış. ABD’de yapılan bu araştırmaların sonuçları öyle tahmin ediyorum ki bir çok yerde benzer bir durumdadır.

Geçtiğimiz Cuma günü (12 Şubat) FMV Işık Okullarının Erenköy Kampüsünün ev sahipliğini yaptığı LTEN (Learning Technology Exchange Network) etkinliğindeydik. Harika deneyimler edindiğimiz ve çok kaliteli bilgiler öğrendiğimiz bu etkinlik için, Işık Okullarının mükemmel ev sahipliğine ve değerli arkadaşlarımız Süha Hayal, Ender Tuncalı, Fatma Candan Asal ve Sibel Sagner’e çok teşekkür ediyoruz.  Meslektaşım ve egitimtrend.com yazarı Arif Kazancı ile beraber Farklılaştırılmış Öğretim seansında, gelen çok değerli katılımcılara tecrübelerimizden ve birikimlerimizden paylaşımlar yaptık. O paylaşımlardan bir kaç notu da sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öğrenciler Ne İstiyor?

  • Aktif öğrenenler olmayı
  • Öğrenmeyi sevmeyi
  • Motive olmayı
  • İlgilerinin çekilmesini
  • Potansiyellerini zenginleştirmeyi
  • İhtiyaçlarıyla buluşmayı
  • Kendi hızlarında ilerlemeyi
  • Öğrenmenin bireyselleştirilmesini
  • Başka bir ifadeyle FARKLILAŞTIRILMIŞ ÖĞRENME ORTAMINI
ic resim_different
http://thomazellihoyos.com/wp-content/uploads/2015/04/classroom-of-the-future-multitouch-desk-synergynet-41.jpg

Farklılaştırılmış Öğretiminin oldukça pratik ve güzel bir tanımıyla başlayalım. Farklılaştırılmış Öğretim, bütün öğrencilerin, becerilerini maksimum kullanabilecekleri bir öğrenme ortamını oluşturmak demektir. Bu tanımda 3 önemli nokta var. Birincisi, tüm öğrencilerimiz. Her sınıfta genel olarak 3 tip öğrenci bulunur. Bu 3 grubu az başarılı, orta düzey başarılı ve gerçekten başarılı öğrenciler şeklinde kategorize ettiğimizde, sunduğumuz öğretimin tüm hepsini kavraması ve bu 3 grubun da kendi çapındaki potansiyellerini en iyi düzeye getirebilmelerine yardımcı olabilecek bir öğrenme ortamı oluşturulmalıdır. İkinci önemli nokta, öğrencilerin becerilerini maksimum düzeyde kullanabilmeleri. Burada dikkat edilirse hedefin müfredatı ilerletmek olmasından öte,  öğrencinin kendi öğrenme hedefine ulaşması ve öğrenmeden duyacağı hazza vurgu vardır. Hatta görünmeyen bir vurgu da, öğrencinin kendi hızında ilerlemesi durumu söz konusudur. Farklılaştırılmış Öğretim kavramının kilit noktalarından birisi kesinlikle burasıdır diyebiliriz. Burada, çok önemli bir prensibe yer verelim. Geleneksel mantıkta öğretimin yapıldığı sınıflarda öğrenciler birbirleriyle yarışırlar. Farklılaştırılmış Öğretimin yapıldığı sınıflarda öğrenciler kendileriyle yarışırlar. Tanımdaki üçüncü önemli nokta ise, öğrenme ortamını oluşturma vurgusudur. Öğrenmeyi bir tasarım sanatı olarak da nitelemek sanırım yanlış olmayacaktır. Öğrencinin sınıfa hangi bilgi altyapısı ve becerilerle geldiğini ölçmekten başlayan bu süreç, sınıf içindeki işleyişi yönetme, fiziksel öğrenme ortamının tasarımı, farklı öğrenenlere uygun aktivitelerin tasarlanması, işleyişin ardından yapılan ölçme ve değerlendirme çalışmalarına varana kadar tüm akışın yönetilmesi oldukça profesyonellik gerektiren bir iştir. 

Farklılaştırılmış Öğretim bir anlayışı ifade ediyor.

Bir çok öğrencinin zihinsel olarak derslerden kopmasının en büyük sebebi, onların ilgisini çekecek ders tasarımının olmamasından kaynaklanıyor. Hepimiz biliyoruz ki, her öğrenen farklıdır. Sınıfımızdaki her öğrenci farklı ilgi, ihtiyaç ve becerilere sahip ve okullar, bu kadar farklılıklarla okula gelen öğrencilere farklı hızlarda ve farklı yollarla öğretim yapma konusunda politika geliştirmelidir. Farklılaştırılmış Öğretimin 3 elementi vardır: Öğrenme ortamı, müfredat, öğretim yöntem-stratejileri. Bu 3 elementin içinde aktif olanlar: Okul lideri, öğretmen ve öğrenciler. Farklılaştırılmış öğretim bir ders metodu ya da bir öğretim stratejisi olmaktan daha öte bir yaklaşımdır, bir anlayıştır. Bu açıdan düşünüldüğünde okul liderlerinin politika geliştirmede çok önemli rolü bulunmaktadır. Bu tip bir anlayış yönetsel politikalar ve stratejiler paralelinde okullara yayılabilir. Tek başına bir veya birkaç öğretmenin gayretleriyle çok mesafe alınacak bir durum değildir.

Günümüz öğrencilerinin hazır bulunuluşlukları çok dar bir çerçevede! Farklılaştırılmış Öğretimde anahtar noktalardan birisi de, öğrencilerin öğrenmeye hazır bulunuşluğunu genişletmektir. İyi planlanmış Farklılaştırılmış Öğretim stratejileriyle her öğrenci düşünülenden daha sıkı çalışabilir ve hedeflerine ulaşabilir. Teknoloji, sınıfları dünyaya açıyor ve bu şekilde öğretimin ve öğrenmenin dünya kadar farklı yolunu bize gösteriyor. Teknolojinin bu gücünden yararlanmak bizim elimizde. 
differentiated instruction

Her öğrenci her gün ölçülebilir ve gözlemlenebilir bir başarı gösterebilir.

Eğer hedeflenen standart test başarılarıysa öğretimi nasıl farklılaştıracaksınız? Biz öğretimimizi farklılaştırmaya çalışıyoruz ama hedeflerimiz öğrencilerimizin standart testlerden aldığı başarılar şeklinde bir zıtlığa yönelik oluyor. Dolayısıyla ölçme ve değerlendirme yaklaşımının da Farklılaştırılmış Öğretime paralel olarak modifiye edilmesi gerekiyor. Yani Süreç Değerlendirmesi kavramına sarılmak gerekiyor. Süreç odaklı ölçmenin verileri nereden gelir? Küçük gruplar, bireysel çalışmalar, tüm sınıfın katıldığı tartışmalar, portfolyolar, çıkış bileti, ev ödevi, anketler, öğretmen gözlemi, öğrencinin tuttuğu notlar… Böylece öğrencileri daha geniş bir perspektifle değerlendirme imkanı bulacaksınız. İyi planlanmış Farklılaştırılmış Öğretim stratejileri ve ölçme-değerlendirme yöntemleriyle her öğrenci düşünülenden daha sıkı çalışabilir ve hedeflerine ulaşabilir.

Aşağıda, geleneksel sınıflarla farklılaştırılmış sınıflar arasındaki farkları bulabileceğiniz bir tablo paylaşıyorum.

Geleneksel-Farklılaştırılmış

Yararlanılan kaynaklar: http://www.amazon.com/Differentiated-Classroom-Responding-Needs-Learners/dp/1416618600/ref=sr_1_1?s=books&ie=UTF8&qid=1455477919&sr=1-1&keywords=differentiated+classroom

Eğitimin Geleceğine Yön Verenlerin Zirvesi

2014 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde ilki düzenlenen ve sıradışı konseptiyle zihinlerde yer etmeyi başaran Eğitim Teknolojileri Zirvesi, bu yıl da Bahçeşehir Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşiyor. Eğitimcilerin büyük ilgi gösterdiği zirve, konusundaki uzman eğitimcileri, eğitim kurumlarını, eğitim teknologlarını, medya mensuplarını, teknoloji sağlayıcılarını, velileri ve öğrencileri bir araya getirerek, tecrübelerin paylaşılmasını, yeni fikirler/sonuçlar elde edilmesini ve güncel gelişmelerin takibini sağlayan interaktif bir platform olma misyonunu taşıyor.

14 Mart 2015’te Bahçeşehir Üniversitesi’nin Beşiktaş kampüsünde gerçekleşecek zirve, Geleceğe Yön Verenler temasıyla eğitimin bugününü ve geleceğini takip eden eğitim kurumlarını, iş dünyasını, medyayı, öğrencileri ve velileri bir araya getirmeyi hedefliyor.
Zirve koordinatörü Işıl Boy, geçen yıl A. Einstein hologramı ile katılımcılara heyecan verici bir deneyim yaşattıklarını ve aynı heyecanlı anları bu yıl da A. Graham Bell hologramı ve birbirinden değerli konuşmacıları bir araya getirerek yaşatmayı hedeflediklerini belirtiyor.
Eğitim Teknolojileri Zirvesi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak ve kayıt olmak için aşağıdaki linki tıklayınız:
http://www.egitimteknolojilerizirvesi.com/

21. Yüzyılda Nasıl Bir Öğretmen Eğitimi

21.yy. çocuklarının, daha fazla özgürlük ve esneklik sunan yeni bir okul anlayışına ve yeni nesil öğretmenlere ihtiyacı olduğunun, dünyanın eğitim gündemini en çok meşgul eden konulardan birisi olduğunu biliyoruz.
21.yy’da iyi bir okul konsepti ortaya koymak, birçok bileşeni etkili şekilde yönetebilmeyi gerektirmektedir. Bu noktada tek başına teknoloji, eğitimi 21.yy seviyesine getirmek için yeterli değildir. Asıl önemli olan, araçlardan çok, araçların ne şekilde kullanıldığıdır.

 

Görsel kaynağı: http://d1jrw5jterzxwu.cloudfront.net/sites/default/files/uploads/2011/04/UTTC-Teacher-Education.jpg

Bu yüzyılın gerektirdiği ihtiyaçlara göre, öğretmenlerin de tıpkı öğrenciler gibi yenilikçi eğitim programlarıyla desteklenmesi gerekiyor. Öğretmenlere sunulacak etkili programlar, bu programların yöntemi, onlara sunulacak kaynakların kalitesi, iyi geribildirimler öğrencilerin gerçek bir 21.yy eğitim deneyimi yaşamalarında önemli faktörler olarak sayılabilir.
CPE ve Microsoft tarafından hazırlanan bazı kaynaklara göre, öğretmenlerin mesleki gelişim programlarının nasıl olması gerektiği konusunda oldukça kaliteli deneyimler paylaşılmıştır. Bunlardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

 

Görsel kaynağı: http://www.tamucc.edu/news/2013/12/images/Teacher%20Education.jpg

* Okullarda sıklıkla gerçekleştirilen tek seferlik çalıştaylar gibi 14 saatten daha kısa süreli programların öğrenci başarısı üzerinde hiçbir etkisi bulunmamaktadır.
* Öğrenci başarısının artırılması için, daha fazla zamana ihtiyaç bulunmaktadır. Öğrencinin başarısı artırılmak isteniyorsa, öğretmenlerle daha fazla vakit harcamak gerekmektedir.
* İyi öğretmenler, harika birer öğretmen olmayı isterler. Ancak, bütün öğretmenlerin, bugünün sınıflarında etkili ve verimli olabilmeleri için gerekli olan eğitim ve desteği aldığını söyleyemeyiz.
* Mesleki gelişim, günümüzde maalesef etkinliğini büyük oranda yitirmiştir. Öğretmenlik uygulamalarını değiştirmediği gibi, öğrencinin öğrenme sürecini de iyileştirmemektedir. Bu sebeplerden dolayı, mesleki gelişim programlarına önem verilmeli, öğretmenlere, öğrenme için yeterli süreler verilmeli ve kendilerine yeni bir strateji ile birlikte, uygulama sorununun üstesinden gelmelerine yardımcı olunmalıdır.
* Öğrencilerin ne şekilde öğrendiklerine dair soruları sıklıkla sorarız. Ancak öğretmenlerin ne şekilde öğrendiklerini çok da düşünmeyiz. Okullar, eğitmenlerin öğrenmeleri konusu üzerinde kafa yormalı, öğretme konusunda yeni teknikler benimsemeli ve planlamayı bunlara göre düzenlemelidir.
* Bazı araştırmaların sonuçlarına göre, öğretmenlerin, yeni bir strateji üzerinde uzmanlaşması ve sınıfta bu stratejiyi uygulayabilmesi için 50 saat kadar eğitim, uygulama ve koçluğa tabi tutulması gerekmektedir.
* Geleneksel çalıştaylar veya mesleki gelişim programları yalnızca öğretmenlerin uygulamalarını değiştirmek konusunda etkisiz olmakla kalmamakta, teorik kavramların ve kanıta dayalı araştırmanın uygulamaya yansıtılmasında da zayıf kalmaktadır. Bunun nedeni, pek çok mesleki gelişim çalıştayında öğretmenlerin yalnızca pasif dinleyiciler olarak bulunmalarıdır. Yine, öğrencilerde olduğu gibi, öğretmenler de aktif katılabildikleri ve sunulan bilgiyi anlamlandırabildikleri hallerde daha iyi öğrenmektedir.
* Öğretmenlerin bir kavram hakkında bilgi sahibi olmalarını amaçlayan Mesleki Gelişim seanslarının, öğretmenlerin kavramları çeşitli ve aktif biçimlerde öğrenmeleri sağlandığında daha başarılı olduğu görülmüştür.

 

Görsel kaynağı: http://www.oswego.edu/Images/graduate/images/programs/gs_program_curriculum.jpg

* Bu etkinlikler şunlar olabilmektedir: okuma, rol yapma teknikleri, sunulan konunun açık-uçlu şekilde tartışılması, flipping PD, öğretim metodolojisini gözlemleme ve tartışma amaçlı sınıf ziyaretleri gibi.
* 21. Yüzyılda eğitimin karşısındaki güçlük, uygulanabilir, uyarlanabilir ve gençlerin sınıf dışındaki yaşamları ile gelecekteki meslek edinimleri ile uyumlu bir yaklaşımın geliştirilmesidir. Bunun yanıtı yenilikte yatmaktadır; ancak, asıl soru ne tür bir yenilik olacağı ve bunun nasıl uygulanacağıdır.
* Bunun çözümü, teknolojinin pedagojik hedefleri destekleyecek şekilde entegre edildiği iyi düşünülmüş bir yaklaşım gerektirmektedir.
* Bunun çözümü karmaşıktır ve tek çözüm yolu olarak teknolojinin kullanılması, bu güçlüklerin üstesinden gelinmesini sağlamayacaktır.

Kaynaklar:
1) CPE
2) Innovation Framework Overview by Microsoft